Ana içeriğe geç
Sözlük

hitler ile cümle

hitler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Blondi, Adolf Hitler'in dişi Alman çoban köpeğinin adı.Blondi - De herdershond van Adolf Hitler.
İki haftaya kalmadan Hitler intihar etti ve Avrupa'da savaş sona erdi.W ciągu dwóch tygodni Hitler popełnił samobójstwo i wojna w Europie zakończyła się.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.W 1935 poprosił o zwolnienie go z urzędów, jednak Hitler odmówił mu.
Hitler'in son istekleri doğrultusunda Dönitz, Almanya'nın yeni devlet başkanı olarak atandı (Reichspräsident).Zgodnie z ostatnim życzeniem Hitlera, Dönitz został mianowany nowym prezydentem Niemiec (Reichspräsident).
Bomba patladı fakat Hitler hâlâ yaşıyordu.Ładunek eksplodował, jednak Hitler przeżył.
1943'te "Adolph Hitler'in Kişiliğinin Analizi" olarak adlandırdı.W roku 1943 zatwierdził „Analizę Osobowości Adolfa Hitlera”.
Hitler, Hanfstaengl'in oğlu Egon'un vaftiz babası oldu.Hitler został ojcem chrzestnym Egona, syna Hanfstaengla.
1932 - Adolf Hitler, Alman vatandaşlığına kabul edildi.1932 – Adolf Hitler otrzymał obywatelstwo niemieckie.
Blondi (1941 - 29 Nisan 1945), Adolf Hitler'in dişi Alman çoban köpeği.Blondi (1941 lub 1942 - 29 kwietnia 1945) – suka rasy owczarek niemiecki należąca do Adolfa Hitlera.
22 Nisan 1945'te Adolf Hitler Weidling'in idam mangası tarafından idam edilmesini emretti.22 kwietnia Adolf Hitler nakazał rozstrzelanie Weidlinga przez pluton egzekucyjny.
Alois Hitler, Adolf Hitler'in babası.Alois Hitler – ojciec Adolfa Hitlera.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler zaaprobował taki plan.
Klara Hitler, Adolf Hitler'in annesi.Klara Hitler – matka Adolfa Hitlera.
1933'te Adolf Hitler'in ilk kabinesinin bir üyesiydi.Był członkiem pierwszego gabinetu Adolfa Hitlera, powołanego w roku 1933.
Adolf Hitler'e benzemektedir.Z wyglądu przypomina nieco Adolfa Hitlera.
Bu yüzden Hitler'e hizmet ettim, şimdi olsa yine yaparım diye konuşmuştu.Hitlera widziałam tak blisko jak panią teraz widzę
SS'e katılarak, SS-Sturmbannführer (Binbaşı) rütbesi aldı ve Adolf Hitler'e kişisel bağlılık yemini etti.Uzyskał on stopień SS-Sturmbannführera i złożył osobistą przysięgę na wierność Adolfowi Hitlerowi.
Hitler bu emri geri çevirdi.Hitler odrzucił tę propozycję.
Polonyalı liderler Hitler'e hiç güvenmiyorlardı.Oddziały polskie nie mogły sprostać hitlerowcom.
Temmuz 1944 yılında Hitler tarafından görevinden alındı ve Mareşal Walther Model ile görevi değiştirildi.W lipcu 1944 roku został odwołany i zastąpiony przez feldmarszałka Modela.
Emir subayı olarak Hitler'in günlük programlarından mesuldüm.Generalna Gubernia w planach hitlerowskich.
Ancak Hitler Berlin'i terk etme tekliflerini reddetti.W południe Hitler zgodził się na opuszczenie Berlina.
İkinci Dünya Savaşı çıktıktan sonra, Hassell Hitler'i devirme planlarında yer aldı.Po wybuchu II wojny światowej Hassell brał udział w spisku mającym na celu obalenie Hitlera.
Bunun üzerine Hitler Polonya'ya askerî müdahalede bulundu.Estonia nawiązała współpracę wojskową z Polską.
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.Uczestniczył w spaleniu zwłok Hitlera.
Misch'e göre Hitler, Fegelein'in idam emrini vermedi.Clair nie zamierzał podważać rozkazów Schuylera.
Fahri SS-Gruppenführer rütbesi aldı ve Mayıs 1939 yılında Hitler'in kabinesine Reich Bakanı olarak atandı.Otrzymał też stopień Gruppenführera SS, a w maju 1939 został ministrem bez teki rządu Rzeszy.
Hitler, Yakov'u Sovyetlere karşı propaganda amacıyla kullanmak istedi.Prawdopodobnie Niemcy próbowali wykorzystać sowiecką zbrodnię do celów propagandowych.
Hitler Münih Devrimi’ne katılmış ve bir ara sosyalist bir aktivist olmuştur.Rewolucja demokratyczna przekształca się bezpośrednio w socjalistyczną i tym samym staje się permanentna.
Hitler, 1944 Ağustos'unda Breslau kentini bir "festung" (müstahkem mevki) olarak ilan etmişti.W sierpniu 1944 miasto zostało ogłoszone twierdzą (niem. Festung Breslau).
1940 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini, Kuzey İtalya'daki Brenner Geçidi'nde buluştular.1940 – Na granicznej przełęczy Brenner w Alpach spotkali się Adolf Hitler i Benito Mussolini.
Fakat Hitler hâlâ yaşıyordu.Ale Hitler był na to przygotowany.
1933'te Adolf Hitler'in iktidara gelmesinden sonra SS'e 262992 üye numarası ile katıldı.W 1933 roku wstąpił do SS (numer legitymacji 262992).
Reichsjugendführer Hitler Gençliği'nin en yüksek paramiliter rütbesiydi.Reichsjungendführer - najwyższy stopień w hitlerowskiej organizacji młodzieżowej Hitlerjugend.
Hitler Gençliği üyeleri.Hitlerjunge: członek młodzieżówki.
Hitler, Polonya sorununu halletmişti ve şimdi Fransa’nın üzerine yürümek niyetindedir.My dalej walczyć będziemy za Polskę, wy walczycie za Ukrainę.
Hitler, Norveç’in istilası konusunda artık kararsız değildir.Już nie w pełni wierzę w Hitlera.
Hitler bunun vatan hainliğini olduğunu düşündü.Hitler uznał jego postępowanie za zdradę.
Hitler'in ...Zabijmy Hitlera.
Hitler 1921'de partinin lideri olur.W 1921 Hitler stanął na czele partii.
Hitler intihar ettiğinde bitişik Parti Başbakanlığı'ndaydım.Była obecna w bunkrze Hitlera, gdy popełnił samobójstwo.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Huber Hitler ve onun iktidarının kaldırılmasına karar verdi.Schmidt postanowił obalić Hitlera i przejąć władzę na świecie.
İlk kez 1936 yılında Adolf Hitler ile bir araya geldi.W 1936 Lubiąż odwiedził Adolf Hitler.
Daha sonra Hitler ve Eva Braun evlendiler.Po południu Hitler i Eva Braun popełnili samobójstwo.
Hitler, tüm generallerine karşı çıktı ve emrini verdi.Wszyscy zaś panowie poddali się jego rozkazom".
Sürekli olarak oraya giderek Hitler'in dikkatini çekti.Zawsze wpadał w panikę, gdy był wzywany do Hitlera.
Sonradan Hitler ile anlaşmazlığa düştü.Negocjował go z Hitlerem.
Ohnesorge 1920 yılında bazen Adolf Hitler ile bir araya geldi ve iyi arkadaş oldu.Ohnesorge po raz pierwszy spotkał Hitlera około roku 1920, i zostali dobrymi przyjaciółmi.
Hitler yönünden de kişisel bir şok oldu.Przed Hitlerem stanęły także krajowe problemy natury politycznej.
Fakat Hitler hiç beklenmedik bir emir verdi.Ostatecznie jednak Hitler nie zdecydował podpisać rozkazu.
Hitler Gençliği rolüyle barışa karşı suç işlemekle suçlandı fakat bu suçtan beraat etti.Wojtyła chronił go przed wymiarem sprawiedliwości do końca życia, mimo że wiedział o jego przestępstwach.
Adolf Ziegler, Hitler’in favori ressamıdır.Gable był ulubionym aktorem Adolfa Hitlera.
Hitler hayatı boyunca belirli satırları alıntı yapmaktan hoşlanmıştır.Być może właśnie dlatego kameralistyka przez całe życie obchodziła mnie szczególnie.
Ancak Hitler bunu da yasakladı.Jednak Hitler nie przyjmował tego do wiadomości.
Adolf Hitler iktidara gelene kadar, birkaç ay içerisinde kitap çok ilgi gördü.Kilkakrotnie na wizytację ich budowy przyjeżdżał Adolf Hitler.
Hitler, uzun süredir istediği doğunun istilası konusunda artık acele ediyordu.Po okresie okupacji hitlerowskiej starano się o przywrócenie świątyni jej dawnego blasku.
Hitler son kez Paulus'tan bir yarma harekatına girişmesini istedi.Hitler zabronił Paulusowi prób wyrwania się z okrążenia.
Planck Adolf Hitler ile konuyu görüşmek için çalıştı ama başarısız oldu.Usiłowała tam namówić Adolfa Hitlera do ucieczki, ale odmówił.
Chamberlain Südet Almanlarının taleplerinin makul ve Hitler'in isteklerinin sınırlı olduğunu düşünüyordu.Powiedział także Wisemanowi, że morale narodu niemieckiego i wsparcie dla Hitlera są niskie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod