hissettirmeye ile cümle
hissettirmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.45
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ben sadece seni daha iyi hissettirmeye çalışıyorum.I'm just trying to make you feel better.
Tom sadece bizi suçlu hissettirmeye çalışıyor.Tom is just trying to make us feel guilty.
Ben seni kötü hissettirmeye çalışmıyorum.I'm not trying to make you feel bad.
Seni suçlu hissettirmeye çalışmıyorum.I'm not trying to make you feel guilty.
Beni suçlu hissettirmeye çalışmayı bırak.Stop trying to make me feel guilty.
Beni suçlu hissettirmeye çalışmayı bırak!Stop trying to make me feel guilty!
Tom, Mary'yi özel hissettirmeye çalıştı.Tom tried to make Mary feel special.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.And pretty early on, those storms started making their presence known.
2010 yılından bu yana Rusya'da gücünü hissettirmeye başladı.Sinds 2010 wordt het Russisch Open hier gespeeld.
Baskın etkisi izleyen günlerde de kendini hissettirmeye devam etmiştir.На деякий час під впливом промови навіть починає йому вірити.
2010 yılından bu yana Rusya'da gücünü hissettirmeye başladı.2010년부터, 그는 포르투갈에서 활약하기 시작하였다.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Ho sempre cercato di far capire ai ragazzi che loro erano lì per ricevere un'educazione, prima cosa.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Ich wollte die Jungs immer spüren lassen, dass sie in erster Linie wegen ihrer Ausbildung hier sind.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Jeg har altid prøvet på at få de unge til at føle at de er der for at få en uddannelse, nummer et.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.저는 항상 젊은이들이 그곳에 최고의 교육을 받기위해 왔다는걸 느끼도록 만들려고 노력했습니다.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Mindig azt akartam éreztetni a fiatalsággal, hogy azért vannak ott, hogy tanuljanak, ez az első.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Sempre tentei fazer-lhes sentir que estavam ali pela instrução, em primeiro lugar.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Tôi luôn cố khiến các em cảm thấy rằng họ đến đó để được học, đó là điều số một.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Totdeauna am încercat să-i fac pe tineri să simtă că sunt aici să dobândească o educaţie, asta e numărul unu.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Vždy som sa v žiakoch snažil vyvolať pocit, že do školy chodia, aby získali predovšetkým vzdelanie.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Zawsze próbowałem sprawić, żeby moi podopieczni czuli, że nauka jest na pierwszym miejscu.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Πάντοτε προπαθούσα να κάνω τα παιδιά να αισθανθούν πως είναι εκεί για να πάρουν μια μόρφωση, πρωτίστως.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Винаги съм се опитвал да накарам младоците да усетят, че са там на първо място за да получат образование.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.Я всегда старался донести до студентов, что они здесь, в первую очередь, для образования.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.תמיד ניסיתי לגרום לצעירים להרגיש שהם שם כדי לזכות בהשכלה, דבר ראשון.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.لقد حاولت دومًا جعل الشباب يشعرون بأنهم هنالك للحصول على التعليم اولاً.
Her zaman gençlere bir numara eğitim almak için orada olduklarını hissettirmeye çalıştım.教育を受けることがまずは第一 バスケは二の次にして 生きる力をつける
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Al heel vroeg begonnen die stormen zich kenbaar te maken.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.A už hezky od začátku o sobě dávaly vědět.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Dan badai itu mulai menunjukkan keberadaannya cukup awal.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.És elég korán jelezték létezésüket ezek a viharok.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Et très vite ces tempêtes se sont faites sentir.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.I praktycznie od początku dobrze dały mi w kość.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.일찌감치 폭풍은 존재감을 드러냈습니다
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Queste tempeste si fecero sentire abbastanza presto.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Și destul de devreme pe parcurs acele furtuni au început să-și facă simțită prezența.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Und ziemlich früh fingen diese Stürme an, sich bemerkbar zu machen.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Và không lâu sau, những cơn bão này bắt đầu hiện diện .
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Y desde el inicio las tormentas amenazaban mi travesía.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Πολύ σύντομα, αυτές οι καταιγίδες έκαναν αισθητή την παρουσία τους.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.И още от началото бурите застрашаваха моето пътуване.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.Я ощутила это практически с самого начала.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.ויחסית מההתחלה התחילו להרגיש בנוכחות הסופות הללו.
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.و مبكراً بدأت تلك العواصف فى إعلان وجودها
Ve daha çok başlardan itibaren bu fırtınalar varlıklarını hissettirmeye başladılar.暴風雨が襲うようになり 大西洋半分も行かないうちに