hissettiriyor ile cümle
hissettiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi? - Evet.يجعلك تشعر بالارتياح أليس كذلك؟ نعم
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?Känns tryggt, va? Ja...
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?Megnyugtató, igaz?
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?-Nghĩ tới cũng vui quá hả?
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?Pokrzepiająca myśl, co? Tak.
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?Rar fornemmelse, ikke? Jo!
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?Rassicurante, vero? Giā...
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?- Te face să te simţi bine, nu?
- Bu sana iyi hissettiriyor, değil mi?Успокояващо, а?
Bu ve bunun gibi arak şekilleri, yetkin ve serbest kalmış hissettiriyor. "Birşey düşürdünüz."「これ落としましたよ」
Bu ve bunun gibi arak şekilleri, yetkin ve serbest kalmış hissettiriyor.Disse og tusind andre måder at stjæle på gør, at jeg føler mig frigjort og myndiggjort.
Bu ve bunun gibi arak şekilleri, yetkin ve serbest kalmış hissettiriyor.Door deze en andere manieren van winkeldiefstal voel ik me bevrijd.
Bu ve bunun gibi arak şekilleri, yetkin ve serbest kalmış hissettiriyor.Esta e outras formas de roubar em lojas fazem-me sentir livre e empoderada.
Bu ve bunun gibi arak şekilleri, yetkin ve serbest kalmış hissettiriyor.V tomto a v ďalšej tisícke prípadov ma shoplifting robí slobodnou a splnomocnenou.
Bu ve bunun gibi binlerce şekilde, alışveriş hırsızlığı beni özgürleşmiş ve güçlü hissettiriyor.Esta e outras formas de roubar em lojas fazem-me sentir livre e com poderes. "Deixou cair algo."
Bu ve bunun gibi binlerce şekilde, alışveriş hırsızlığı beni özgürleşmiş ve güçlü hissettiriyor.Este y miles de otras maneras de hurtar me hace sentir liberado y empoderado. "Se te cayó algo."
Bu ve bunun gibi binlerce şekilde, alışveriş hırsızlığı beni özgürleşmiş ve güçlü hissettiriyor.V tomto a v ďalej tisícke prípadov ma kradnutie oslobodzuje a posilňuje. "Spadlo vám niečo."
Bu ve bunun gibi binlerce şekilde, alışveriş hırsızlığı beni özgürleşmiş ve güçlü hissettiriyor.تلك و ألف طريقة أخرى تجعلني أشعر بالتحرر و بالقوة. "لقد أوقعت شيئا."
Bu ve bunun gibi binlerce şekilde, alışveriş hırsızlığı beni özgürleşmiş ve güçlü hissettiriyor.「何か落としましたよ。」
Evet bu güzel hissettiriyorAlso es fühlt sich großartig.
Evet bu güzel hissettiriyorAsi que, se siente muy bien.
Evet bu güzel hissettiriyor행복해 진 것입니다.
Evet bu güzel hissettiriyorPor isso, se sente muito bem.
Evet bu güzel hissettiriyorSå det føles fantastisk.
Evet bu güzel hissettiriyorTakže jsou všichni spokojení.
Evet bu güzel hissettiriyorWszyscy mają się świetnie.
Evet bu güzel hissettiriyorОтож, все чудово.
Evet. İyi hissettiriyor. Danny ve Sarah ayrıldıklarında aralarındaki iletişimi 11 yıllığına kaybettiler.Když se Danny a Sarah naposledy viděli, ztratili kontakt na 11 let, ale nyní mají přímou možnost komunikace.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Aber ich mags wirklich, es fühlt sich richtig an.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Ale podoba mi się. Wydaje mi się, że to może być niezłe.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Ci sto lavorando un pò su, e cambierà man mano che la attraverso, ma davvero mi piace.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Dar îmi place mult, îl simt potrivit.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.하지만 전 정말 좋습니다, 제대로 가는거 같아요
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Mais j'aime vraiment beaucoup, ça me plait.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Pero en verdad me gusta, siento que está bien.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.И мне нравится это, я чувствую, что всё верно.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.Но наистина ми харесва, усещам го, че е добре.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.אבל זה ממש מוצא חן בעיניי, זה מרגיש נכון.
Gerçekten seviyorum, doğru hissettiriyor.ولكني فعلا أحبه, يبدو صحيحا.
Gördüğümüz bu sahne bize zamanın akıp gitmekte olduğunu ve insanoğlunun faniliğini hissettiriyor.И тотчас же мы ощущаем течение времени, недолговечность человеческого бытия.
Gördüğümüz bu sahne bize zamanın akıp gitmekte olduğunu ve insanoğlunun faniliğini hissettiriyor.І, таким чином, миттєво з'являється відчуття плину часу, швидкоплинності люського існування...
Gördüğümüz bu sahne bize zamanın akıp gitmekte olduğunu ve insanoğlunun faniliğini hissettiriyor.و بشكل مباشر ندرك حقيقة انقضاء العمر و زوال الوجود الإنساني...
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.De altfel, este si foarte bine balansat se tine si se simte bine.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Deuxièmement, c'est vraiment bien équilibré On peut le saisir -- c'est agréable à saisir.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Em segundo lugar, está muito bem balanceada segura-se — faz sentir bem.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.In secondo luogo, è molto ben bilanciato è piacevole tenerlo in mano.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Kedua, keseimbangan yang indah pegangannya - terasa nyaman.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.다음으로, 아름답게 균형이 잡힌 모습을 보세요. 손에 쥐었을때.. 좋은 느낌을 주죠.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Másodszor, az igazi szépsége az egyensúlyában rejlik -- jól érezhető.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Po drugie, jest naprawdę pięknie wyważony. trzyma się go - i czuje, świetnie.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Segundo, tiene un balance perfecto y al tomarlo se siente bien.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Ten tweede is het perfect gebalanceerd en ligt het goed in de hand.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Thứ hai, nó rất cân bằng trên tay. cầm nó rất tuyệt.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Za druhé: je i dobře vyvážený a drží se moc příjemně.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Zweitens ist es wirklich sehr ausbalanciert. Es liegt gut in der Hand und fühlt sich gut an.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Δεύτερον, είναι υπέροχα ισορροπημένο: έχει καλή λαβή, καλή αίσθηση.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Во-вторых, он прекрасно сбалансирован — его приятно держать в руке.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.Второ - наистина е красиво балансиран, приятно е да го държиш.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.По-друге, він дійсно чудово зроблений: його зручно і приємно тримати.
İkinci olarak, gerçekten güzel bir şekilde dengeli duruyor -- iyi hissettiriyor.שנית, יש לו שיווי משקל נפלא הוא מחזיק -- מרגיש טוב.