hissettirir ile cümle
hissettirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O herkesi rahat hissettirir.He makes everybody feel at ease.
Büyük sanat insana bir şey hissettirir.Great art makes people feel something.
Soğuk yağmur soğuğu iliklerime kadar hissettirir.Cold rain makes me chilled to the bone.
O beni rahatsız hissettirir.It makes me feel uncomfortable.
Bu beni çok daha iyi hissettirir.This makes me feel a lot better.
Yardım etmek iyi hissettirir.It feels good to help.
Bu beni biraz daha iyi hissettirir.That makes me feel a bit better.
Yıkanmak her zaman harika hissettirir.It always feels great to wash up.
Katkıda bulunmak iyi hissettirir.It feels good to contribute.
Kendini iyi hissettirir.It makes you feel good.
Bu seni nasıl hissettirirdi?How would that make you feel?
O seni daha iyi hissettirir mi?Would that make you feel any better?
Birinin yardımına gelmek iyi hissettirir.It feels good to come to the aid of somebody.
Bu daha az parlaklık üretir ve kullanıcıyı ekranın kendisine "daha yakın" hissettirir.This produces less glare and makes the user feel "closer" to the display itself.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.The traditional melody that accompanies this poem also conveys a sense of grandeur and triumph.
Oksitosin diğer insanların hissettiklerini bize de hissettirir.Oxytocin makes us feel what other people feel.
Şefkat, hoşgörü, benim kendimi diğer insanlarla bir bütün olduğumu hissettirir.Compassion makes me feel at one with everyone.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.It also, money often makes us feel very selfish and we do things only for ourselves.
Ve bir deGenelde yüz temizleme olayından bahsettiğim zaman,üz sizi iyi hissettirir!And also, just because a clean fresh face feels good!
Kalın ve Mandela yazı tipinde free sizi özgür hissettirir.Free bold feels like Mandela free.
İyi hissettirir.It feels great.
Ama ne kadar zor olursa... ...insana o kadar kendini iyi hissettirir.But the harder it is, the better you feel
Yanılmak aslında bir şey hissettirir; haklıymışız gibi hissettirir.It does feel like something to be wrong; it feels like being right.
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.En un principio no se lo pueden dar, pero le dan pena y al final se los acaba dando.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.Anche la melodia tradizionale che accompagna il poema trasmette un senso di grandezza e trionfo.
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.De övermannas först av sorg och sedan av lycka.
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.Ten je z toho nejdříve zmatený, a potom nešťastný.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.Melodia care însoțește de obicei acest poem are un caracter de grandoare și triumf.
Onun eserlerine baktığınız zaman, tarihin gelecekle buluştuğunu size hissettirir.只要看一眼他的作品,就知道他是真正生活過的人。
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.Iš pradžių ji būna gaubta, vėliau paplokščia.
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.Alguses käitub Vova hästi, kuid siis muutub ta tüütuks.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Außerdem bewirkt Geld oft, dass wir uns egoistisch fühlen und wir Dinge nur für uns tun.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.El dinero, a menudo, nos vuelve muy egoístas y hacemos cosas solo para nosotros mismos.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Geld maakt ons ook vaak egoïstisch. We doen dingen alleen voor onszelf.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.돈은 또한, 우리가 매우 이기적이라고 느끼게하기도 하고 우리가 우리를 위해서만 행동한다고 느끼게 합니다.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Men penge gør os ofte også meget egoistiske og vi gør ting kun for os selv.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Non solo, i soldi spesso ci rendono egoisti e facciamo le cose solo per noi stessi.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Przez pieniądze stajemy się samolubni, zajmujemy się tylko sobą.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Raha tekee meistä usein myös hyvin itsekkäitä ja teemme asioita vain omaksi hyödyksemme.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Še to, zaradi denarja pogosto postanemo zelo sebični in vse delamo le sami zase.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Și adesea banii ne fac să ne simţim foarte egoişti şi facem lucruri doar pentru noi înşine.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Sokszor a pénz önzővé tesz, és csak magunkért teszünk dolgokat.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Uang juga sering membuat kita jadi egois apapun yang kita lakukan hanya untuk kita sendiri.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Và tiền cũng thường làm cho chúng ta trở nên ích kỷ và chúng ta chỉ làm những gì có lợi cho bản thân
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Επίσης, τα χρήματα μας κάνουν να αισθανόμαστε πολύ εγωιστές και κάνουμε πράγματα μόνο για τον εαυτό μας.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Ещё деньги делают нас очень эгоистичными, когда мы начинаем заботиться только о себе.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Също така, парите често ни правят много егоистични и правим неща само за себе си.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.Також гроші змушують нас почуватися егоїстами, ми починаємо робимо усе тільки для себе.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.בנוסף, כסך בדרך כלל גורם לנו להרגיש מאוד אנוכיים ואנו עושים דברים אך ורק למעננו.
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.إضافة إلى ذلك ، فالمال يجعلنا نشعر غالبا بالأنانية و نقوم بالأشياء لأنفسنا و حسب
Ayrıca, para genellikle bencil hissettirir ve sadece kendimiz için bir şeyler yaparız.私たちは自分のためにしか行動しなくなります お金で私たちが幸せを得られないのは
Daha ince yazılmış bir free tıpkı özgürce nefes alabilirim havası uyandırır. İyi hissettirir.Scritto in even light sembra 'ah, posso respirare liberamente'.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.그 옷은 정말 무거워지고, 결국 이음새가 떨어져 헐벗은 것처럼 느껴지게 될 것입니다.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.Oblečení by pořádně ztěžklo a nakonec by se asi rozpadlo -- takže bych byla úplně nahá.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.Stała by się wyjątkowo ciężka, w końcu najprawdopodobniej by się rozpadła -- zostawiając mnie kompletnie nagą.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.Το φόρεμα θα βάραινε πολύ, και τελικά οι ραφές μάλλον θα διαλύονταν -- αφήνοντας με να νιώθω κάπως γυμνή.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.Платье станет очень тяжелым, а швы, скорее всего, лопнут — и я буду почти голая.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.Сукня стала б дуже важкою, і як наслідок шви розійшлись, і я була б майже голою.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.השמלה היתה נעשית ממש כבדה, התפרים היו ודאי מתחילים להתפרק-- והייתי מרגישה די עירומה.
Elbise iyice ağırlaşır ve sonunda, büyük ihtimalle dikişler parçalanır -- beni epeyce çıplak hissettirir.فيصبح اللباس في غاية الثقل، وفي نهاية المطاف قد تتفكك اللحامات -- تاركة إياي عارية في الواقع.
İlgili Sayfalar