hissettirdi ile cümle
hissettirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.Pravi, da je to tako intenzivna izkušnja, da se mu skoraj zdi, kot da ne bi obstajal.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.Sekarang ia juga mengatakan bahwa hal ini sangat intens bahwa terasa seperti ia tidak ada.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.Wkracza w inną rzeczywistość. Mówi, że jest to doświadczenie tak intensywne, jakby on sam przestawał istnieć.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.Λέει επίσης ότι η εμπειρία είναι τόσο έντονη που αισθάνεται λες και δεν υπάρχει.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.Он говорит, что это переживание настолько глубокое, что ему даже начинает казаться, будто он не существует.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.Той казва също, че това преживяване е толкова интензивно, че чувството е почти все едно той не съществува.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.עכשיו, הוא אומר שזו חוויה כל כך אינטנסיבית שזה מרגיש כאילו הוא לא קיים כלל.
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.يقول كذلك إن هذه التجربة شديدة للغاية لدرجة أنه يشعر تقريبًا كما لو كان عدما
Şimdi ayrıca bunun çok kuvvetli bir deneyim olduğunu neredeyse kendisini yok hissettirdiğini söylüyor.あたかも自分は存在しないかのように感じます 誇張した絵空事のように聞こえるかもしれません
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Ik wil niet dat mijn mening uitgedaagd wordt. Ik wil niet dat mijn conclusies getest worden."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Jag vill inte få min åsikt utmanad. Jag vill inte få mina slutsatser prövade."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.그러니까 내 의견에 맞서지 말고 내 결론을 의심하지 말라"는 식으로 행동을 한다는것을 알았기 때문이죠.
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Não quero que contestem as minhas opiniões, não quero que testem as minhas conclusões."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Nechcem, aby moje názory boli spochybňované. Nechcem moje závery otestovať."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Nechci, aby mé názory někdo zpochybňoval. Nechci, aby mé závěry někdo ověřoval."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Nie chcę żeby ktoś podważał moje wnioski. Nie chcę by ktoś sprawdzał moje wnioski."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.No me gusta que se cuestionen mis opiniones. No me gusta que se pongan a prueba mis conclusiones".
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Non voglio che le mie opinioni vengano sfidate. Non voglio che le mie conclusioni siano messe alla prova."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Nu vreau sa schimb opiniile mele. Nu vreau sa am concluziile mele testate."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Saya tidak ingin pendapat saya dibantah. Saya tidak ingin kesimpulan saya diuji.
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Tôi không muốn những quan điểm của tôi được thử thách. Tôi không muốn những kết luận của tôi được kiểm tra."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Δεν θέλω να μου αμφισβητούν τις απόψεις. Δεν θέλω να εξετάζουν τα αποτελέσματά μου."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Не искам никой да подлага на съмнение моето мнение. Не искам моите изводи да бъдат проверявани."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Я не хочу менять свое мнение. Я не хочу проверять свои выводы."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.Я не хочу, щоб моя точка зору опинялась під сумнівом, Я не хочу, щоб мої висновки перевірялись."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.אני לא רוצה שיערערו את הדעות שלי. אני לא רוצה שייבדקו את המסקנות שלי."
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.وأن آراءه غير قابلة للدحض ولا حتى تحتاج للتجربة و الإختبار
Vardığım sonuçların test edilmesini istemiyorum.' demenin çok daha iyi hissettirdiğini anlıyordu çünkü.私の結論を実証しなくてよい 単純に頭ごなしに命令する方が
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.E sono stata colpita da quanto questa sensazione fosse fantastica e contagiosa.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Fiquei impressionada por aquele sentimento ser tão maravilhoso e contagioso.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Ik was verrast door hoe heerlijk dit voelde en hoe aanstekelijk dat gevoel was.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.그리고 그 환상적인 느낌과 전염성 있는 감정에 푹 빠져버렸습니다.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Lenyűgözött, hogy mennyire csodás érzés ez, és hogy mennyire ragályos.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Ohromilo mě, jak báječně jsem se při tom cítila, a také, jak nakažlivý ten pocit byl.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Prekvapilo ma, aký nádherný pocit som z toho mala, a aký nákazlivý ten pocit bol.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Saya terkejut, betapa indahnya rasa itu, dan betapa menularnya perasaan itu.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Şi am fost uimită de cât de minunant mă simţeam, şi de cât de contagios era acest sentiment.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.To było cudowne uczucie i bardzo zaraźliwe.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Tôi thực sự cảm kích bởi điều đó quá tuyệt vời, và cảm giác đó thật dễ lây lan.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Und ich war einfach überwältigt davon, wie wundervoll es sich anfühlte und wie ansteckend dieses Gefühl war.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Y me sorprendió lo maravilloso que era sentirse así, y lo contagioso de ese sentimiento.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Και μου έκανε εντύπωση το πόσο όμορφα ένιωσα, και πόσο μεταδοτικό ήταν αυτό το συναίσθημα.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.Бях поразена от това колко чудесно се чувствах и колко заразително беше това чувсто.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.נדהמתי לגלות כמה התחושה נפלאה, וכמה התחושה מידבקת.
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.وشعرت بالذهول من هذا الاحساس الرائع وكيف كانت عدوى ذلك الاحساس .
Ve bunun bana kendimi ne kadar iyi hissettirdiği, ne kadar bulaştırıcı hissettirdiğiyle şaşkına döndüm.その感覚が 伝染することに驚きました そして7歳の時に感染していても良かったのだとも気付きました
İlgili Sayfalar