hissettin ile cümle
hissettin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
KB: Ne hissettin?Wat voelde je?
KB: Ne hissettin?מה הרגשת?
KB: Ne hissettin?كيث بارى: بماذا شعرت؟
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Alcuni di voi l'hanno provata in laboratorio, altri l'hanno provata mentre erano al banco di lavoro.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Algunos lo han sentido en laboratorios; algunos lo han sentido en el banco de trabajo.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Certains d'entre vous l'avez ressentie dans des laboratoires, d'autres l'ont ressentie sur leur établi.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.여러분들 몇몇은 실험실에게 느꼈을 거고; 여러분들 몇분은 작업장에서 느꼈습니다.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Manche von Ihnen haben es in Laboratorien gespürt, manche von Ihnen am Arbeitstisch.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Một số các bạn cảm nhận được trong phòng thí nghiệm; một số thì cảm nhận ở bàn làm việc.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Niektórzy z was poczuli ją w laboratorium; niektórzy w warsztacie.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Sommigen hebben het gevoeld in laboratoria, sommigen aan de werkbank.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Unii din voi au simţit asta în laboratoare: alţii din voi au simţit asta în timp ce munceaţi.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Дехто з вас відчував її, проводячи експерименти в лабораторіях; дехто -- працюючи за робочим місцем.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.Някои от вас са я усещали в лаборатории; някои от вас - на работната маса.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.כמה מכם חשו זאת במעבדה; כמה מכם חשו זאת ליד שולחן העבודה.
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.او داخل مختبرات الابحاث او في ورشات العمل
Kiminiz bunu laboratuvarlarda, kiminiz iş tezgahlarında hissettiniz.作業台で感じたことが ある人もいるでしょう コンサートでも感じますね
Ne hissettin?Bạn cảm thấy gì?
Ne hissettin?Ce ai simtit?
Ne hissettin?Ce ai simţit?
Ne hissettin?Che cosa ha sentito?
Ne hissettin?Co czułaś?
Ne hissettin?Co poczułaś?
Ne hissettin?Cosa ha sentito?
Ne hissettin?Érezte?
Ne hissettin?Kaj si občutila?
Ne hissettin?Mit érzett?
Ne hissettin?O que sentiu?
Ne hissettin?Qu'avez-vous senti?
Ne hissettin?¿Qué has sentido?
Ne hissettin?¿Qué sentiste?
Ne hissettin?Qu'est-ce que tu ressens?
Ne hissettin?Tu cosa hai percepito?
Ne hissettin?Was haben sie gespürt?
Ne hissettin?Wat voelde je?
Ne hissettin?Τι αισθάνθηκες;
Ne hissettin?Τι ένιωσες;
Ne hissettin?Какво точно?
Ne hissettin?Какво усети?
Ne hissettin?Что?
Ne hissettin?Что ты чувствуешь?
Ne hissettin?Что это было?
Ne hissettin?بماذا شعرت ؟
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Aké to bolo, keď ste do tej budovy prvýkrát vkročili a videli tak veľa tučniakov pokrytých ropou?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Che sensazione hai avuto appena sei entrata in quel locale e hai visto tutti quei pinguini incatramati?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."¿Cómo se sintió cuando entró en el edificio por primera vez y vio tantos pingüinos cubiertos de petróleo?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Jaké to bylo, když jste poprvé vešla do té budovy a spatřila tolik tučňáků znečištěných ropou?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Kako si se počutila, ko si prvič stopila v tisto stavbo in videla toliko z nafto prekritih pingvinov?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."그 구조센터에 처음 도착해서 그렇게 수많은 펭귄들이 기름에 범벅이된 것을 봤을 때 어떤 기분을 느끼셨어요?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Milyen érzés volt, amikor először belépett abba az épületbe és olyan sok olajos pingvint látott?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Wat voelde je toen je voor het eerst dat gebouw met zoveel besmeurde pinguïns binnenliep?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Что Вы почувствовали, когда Вы впервые вошли в это здание и увидели так много облитых нефтью пингвинов?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."Що ви відчули, коли уперше зайшли в той будинок і побачили стільки забруднених нафтою пінгвінів?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."איך הרגשת כשנכנסת לראשונה לבניין הזה וראית כל כך הרבה פינגווינים מכוסי נפט?"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu."بمَ شعرتي عند دخولك إلى المبنى ورؤية هذا العدد من البطاريق المغطاة بالنفط؟"
"O binanın içine girip o kadar çok petrole bulanmış pengueni gördüğünde ne hissettin?" diye sordu.汚れたペンギンたちを見たとき どんな感じだった?」 その質問を受けたとき
Orada herhangi bir şey hissettin mi?Ai simtit ceva?
Orada herhangi bir şey hissettin mi?Bạn có cảm thấy gì không?
Orada herhangi bir şey hissettin mi?Érzett bármit is itt?
Orada herhangi bir şey hissettin mi?Haben sie da etwa gespürt?
İlgili Sayfalar