hissetmiyor ile cümle

hissetmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Gerçekten o şekilde hissetmiyorum.I don't really feel that way.
Artık bir erkek gibi hissetmiyorum.I don't feel like a man anymore.
Kendimi iyi hissetmiyorum, sanırım ateşim olabilir.I don't feel so good, I think I might have a fever.
Onunla ilgili kendimi rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable with it.
Ben hiç yaşlı gibi hissetmiyorum.I don't feel like I'm old at all.
Sen hissetmiyorsun.You don't feel.
Açlık hissetmiyor musun?Don't you feel hungry?
Şu anda hiç utanma hissetmiyorum.I don't feel any shame right now.
Henüz çok rahat hissetmiyorum.I don't quite feel at ease yet.
Bu konuda iyi hissetmiyorum.I don't feel good about this.
O konuda kendimi kötü hissetmiyorum.I don't feel bad about that.
Tom kendini pek iyi hissetmiyordu.Tom wasn't feeling too good.
Daha güvenli hissetmiyoruz.We don't feel safer.
Ben normal hissetmiyorum.I don't feel normal.
Genelde kayıtsız hissetmiyorum, fakat bugün farklıdır.I don't usually feel indifferent, but today is different.
Ben hiç acı hissetmiyorum.I don't feel any pain.
Bu gece kendimi pek iyi hissetmiyorum.I'm not feeling very well tonight.
Kendimi hiç o şekilde hissetmiyorum.I don't feel that way at all.
Fadıl kendini güvende hissetmiyordu.Fadil wasn't feeling secure.
Kendimi şu anda şarkı söyleyecek gibi hissetmiyorum.I don't feel like singing right now.
Kendimi hiç yorgun hissetmiyorum.I don't feel tired at all.
Kendimi hiç ümitleri suya düşmüş hissetmiyorum.I don't feel frustrated at all.
Kendimi zerre kadar üzgün hissetmiyorum.I don't feel the least bit sad.
Tom pek iyi hissetmiyor.Tom isn't feeling very well.
Kiliselerde kendimi iyi hissetmiyorum.I don't feel well in churches.
Kendini çok iyi hissetmiyormuşsun gibi görünüyorsun.You look like you're not feeling very well.
Sen iyi hissetmiyorsun gibi görünüyorsun.You look like you're not feeling well.
Daha önce aç hissediyordum ama artık aç hissetmiyorum.I was feeling hungry earlier, but I don't feel hungry anymore.
Bir süre uyuduğun için şimdi kendinizi daha iyi hissetmiyor musunuz?Don't you feel better now that you've slept a while?
Kendimi çok aç hissetmiyorum.I don't feel very hungry.
Leyla kendini seks için hazır hissetmiyordu.Layla didn't feel ready for sex.
Şimdi daha güvende hissetmiyor musun?Don't you feel safer now?
Tom herhangi bir acı hissetmiyormuş gibi davranıyordu.Tom pretended not to feel any pain.
Tom onu yapmaya hazır olduğunu hissetmiyordu.Tom didn't feel he was ready to do that.
Yorgun hissetmiyor musun?Aren't you feeling tired?
Bugün daha iyi hissetmiyor musun?Aren't you feeling any better today?
Kendimi çok şanslı hissetmiyorum.I don't feel very lucky.
Çok şanslı hissetmiyorum.I don't feel very lucky.
Daha iyi hissetmiyor musun?Aren't you feeling any better?
Kendimi çok yorgun hissetmiyorum.I don't feel very tired.
Kendimi çok uykulu hissetmiyorum.I don't feel very sleepy.
İyi hissetmiyordum, ama yine de işe gittim.I didn't feel well, but I went to work anyway.
Evinde kendini güvende hissetmiyor musun?Don't you feel safe in your house?
Ben gerekli hissetmiyorum.I didn't feel wanted.
Kendimi yaşlı hissetmiyorum.I don't feel old.
İyi hissetmiyorumI am not feeling well.
Hem Tom hem de Mary iyi hissetmiyorlardı, bu yüzden eve gittiler.Both Tom and Mary weren't feeling well, so they went home.
Tom bunu yapmak için motive olmuş hissetmiyor.Tom doesn't feel motivated to do that.
Tom bugün iyi hissetmiyor.Tom isn't feeling well today.
Bugün pek iyi hissetmiyorum.I don't feel very well today.
Tom yorgun hissetmiyor.Tom doesn't feel tired.
Sami takdir edilmiş hissetmiyor.Sami doesn't feel appreciated.
Bugün kendimi hiç farklı hissetmiyorum.I don't feel any different today.
Çok harika hissetmiyorum.I'm not feeling too great.
Sami kendini artık orada güvende hissetmiyordu.Sami didn't feel safe there anymore.
Sami kendini güvende hissetmiyor.Sami doesn't feel safe.
Sami kendini emin hissetmiyor.Sami doesn't feel safe.
Sami kendini o adımı atmaya hazır hissetmiyordu.Sami didn't feel ready to take that step.
Sami aynısını hissetmiyor.Sami doesn't feel the same.
Pek açlık hissetmiyorum.I'm not feeling very hungry.

İlgili Sayfalar