hissetmiyor ile cümle
hissetmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Üzgün hissetmiyorsun değil mi?Nu eºti tristã, nu?
Üzgün hissetmiyorsun değil mi?Vous n'êtes pas triste, par hasard ?
Üzgün hissetmiyorsun değil mi?Δεν νιώθεις στεναχωρημένη, νιώθεις;
Ve böyle davranırken de vicdan azabı duymuyordum. Suçlu hissetmiyordum.No sentí ninguna culpa por esto... sólo después
Ve böyle davranırken de vicdan azabı duymuyordum. Suçlu hissetmiyordum.И докато го правех, не усещах никакви угризения, никаква вина.
Ve böyle davranırken de vicdan azabı duymuyordum. Suçlu hissetmiyordum.罪悪感は後から来た
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.Şi întâlnesc o mulţime de oameni de succes, care spun, "De ce nu mă simt mai împlinit?
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.Và tôi gặp rất nhiều người thành công, họ nói, "Tại sao tôi không cảm thấy đầy đủ hơn?
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.Και γνωρίζω πολύ κόσμο που είναι πολύ πετυχημένος, που λένε, "Γιατί δεν νιώθω πιο γεμάτος;
Ve çok başarılı insanlarla karşılaşıyorum, "neden daha tatminkar hissetmiyorum? diyorlar.И срещам доста хора, които са много успешни, които казват "Защо не се чувствам по-удовлетворен?
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Als directeur van het bedrijf voelde ik me onbehaaglijk over de plek waar we waren.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.E come presidente del gruppo, non mi sentivo molto a mio agio nel il luogo in cui ci trovavamo.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Et en tant que président de la compagnie, je n'étais pas vraiment à l'aise avec l'endroit où nous étions.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Jako dyrektor tej firmy nie byłem z tego powodu zadowolony.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.회사 사장으로서, 저는 사실 맘이 편하지는 않았습니다.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Și ca președinte al companiei, nu m-am simțit foarte bine în legătură cu locul în care eram.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Und als Präsident des Unternehmens fühlte ich mich an dem Ort nicht so gut.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Và là chủ tịch của công ty, tôi thấy không thoải mái về nơi chúng tôi tới.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Y como presidente de la compañía, no me sentía cómodo dónde estábamos.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Как президент компании я не чувствовал себя очень комфортно там, где мы были.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.Като президент на компанията, не се чувствах много комфортно за това, къде се намираме.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.ובתור נשיא החברה, לא הרגשתי נוח במיוחד באשר להיכן שהיינו.
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.و كرأيس للشركة, لم أشعر بالإرتياح عن المكان
Ve firmanın başkanı, ne yaptığımıza dair gerçekte çok rahat hissetmiyordum.その場に居て、全く落ち着きませんでした。 本当に気が気ではなかったのです。
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.A v skutočnom živote, čeliac neúspechom, tvárou v tvár prekážkam sa tak často necítime.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.A w prawdziwym życiu w obliczu porażki, napotykając przeszkody - często czujemy się inaczej.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.그런데 현실에서 실패에 직면하고, 장애물에 맞설 때는 그렇지 못 하죠.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.Na vida real, perante um fracasso, quando nos deparamos com obstáculos, não costumamos ser assim.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.Og i det virkelige liv, når vi oplever nederlag, når vi støder på forhindringer, føler vi det tit ikke sådan.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.Und in der Realität, wenn wir versagen, wenn wir auf Hindernisse stoßen, fühlen wir uns oft anders.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.Và trong cuộc sống thực, khi đối diện thất bại, khi gặp phải chướng ngại, ta thường không cảm thấy như thế.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.Ve skutečném životě, když nás potká neúspěch, když se střetneme s překážkami, často se tak necítíme.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.Y en la vida real, cuando fallamos, cuando afrontamos obstáculos a menudo no nos sentimos así.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.А в реалния живот, когато преживеем провал, когато се сблъскаме с пречки, често не се чувстваме така.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.А коли ми зазнаємо невдачі чи стикаємося з труднощами в реальному житті, то не завжди так робимо.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.В жизни же, при встрече с неудачей, когда перед нами возникают препятствия, мы часто ведём себя по-иному.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.ובחיים האמיתיים, כשאנחנו חווים כשלון, כשאנו נתקלים במכשולים, אנחנו בדרך כלל לא מרגישים כך.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.وفي الحياة الحقيقية، حين نواجه الفشل، حين نواجه العقبات، في الغالب لا نشعر بتلك الأحاسيس.
Ve gerçek hayatta başarısızlıkla karşılaştığımızda, engellerle karşılaştığımızda, aynı biçimde hissetmiyoruz.なかなかそのようには感じません 圧倒され
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.A necítim sa byť jedinečný.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.A v tom si nepřipadám nijak ojedinělý.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.E não acho que seja o único.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.En ik heb niet het gevoel dat ik uniek ben.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.E sento di non essere l'unico.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.És nem gondolom, hogy egyedül vagyok ezzel.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.전 제가 독특하다고 생각하지 않습니다.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Nie czuję, że jestem wyjątkowy.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Nu simt că sunt unic.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Och jag känner mig inte unik.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Und ich glaube nicht, dass es nur mir so geht.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Và tôi không nghĩ mình là độc nhất.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Y no me siento único.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.Και δεν αισθάνομαι μοναδικός.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.И не се чувствам единствен.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.И я не думаю, что я единственный с кем это произошло.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.І я не відчуваю себе особливим.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.ואני לא מרגיש שאני מיוחד
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.وأنا لا أعتقد أنّ تجربتي فريدة من نوعها.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.私たちはみんな毎日
Ya da onlara karşı derin bir sevgi hissetmiyorsun.o realmente no tienes un amor profundo o afecto hacia ellos.