hissetmiyor ile cümle

hissetmiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.По крайней мере, ты больше не чувствуешь себя голодным.
Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum.Jag känner inte att detta Universum är hämndlystet,
Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.No siento que este Universo sea vengativo, pienso que es correctivo.
Evet. Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum.Se tarjoaa lukemattomia mahdollisuuksia jollakin tapaa... astua korkeammalle maaperälle.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Aku tidak bisa menenangkan hatiku jika Hae Ra selalu berada di dekatnya.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Ich fühle mich einfach unwohl, wenn Hae Ra immer in der Nähe ist.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Ik kan gewoon niet vertrekken met opgeluchte gevoelens wanneer Hae Ra altijd rond hem is.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Je ne peux pas partir l'esprit tranquille alors que Hae Ra est toujours autour de lui.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.När Hae Ra är runtomkring så kan jag inte känna mig lugn.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Po prostu nie mogę być spokojna, kiedy Hae Ra kręci się w pobliżu.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Proprio non riesco ad andarmene sentendomi tranquilla con Hae Ra sempre intorno.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Pur si simplu nu pot trai cu usurinta cand Hae Ra e tot timpul imprejur.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Απλώς δεν μπορώ να αισθάνομαι άνετα, όταν η Χε Ρα τριγυρνάει γύρω του.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Я не могу оставить все как есть, когда Хе Ра все время крутится рядом.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.أنا فقط لا أستطيع ان اتخلى عن مشاعري عندما تكون هاي را دائماً حوله
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.明日も明後日も来ないと
Hayır. Cennete gittiğimizi hissetmiyor musun?Voel je niet dat we naar de hemel gaan ?
Hayır. Cennete gittiğimizi hissetmiyor musun?Wir steigen doch in den Himmel auf.
Hayır. Cennete gittiğimizi hissetmiyor musun?Όχι δεν νιώθεις πως πηγαίνουμε στον παράδεισο ;
Hazır hissetmiyorum."Albo joga."
Hazır hissetmiyorum."Ich bin nicht bereit."
Hazır hissetmiyorum."Ik ben niet klaar."
Hazır hissetmiyorum."Jag är inte redo."
Hazır hissetmiyorum."Je n'ai pas fait de yoga. Je ne suis pas prêt."
Hazır hissetmiyorum."Não estou preparado."
Hazır hissetmiyorum."Nejsem připravený."
Hazır hissetmiyorum."Nem vagyok kész."
Hazır hissetmiyorum."Nie som pripravený."
Hazır hissetmiyorum."Non sono ancora pronto."
Hazır hissetmiyorum."Nu sunt pregătit."
Hazır hissetmiyorum."Saya belum siap."
Hazır hissetmiyorum."Tôi chưa sẵn sàng."
Hazır hissetmiyorum."Δεν είμαι έτοιμος."
Hazır hissetmiyorum."Не съм готов."
Hazır hissetmiyorum."Я не готов".
Hiçbir şey hissetmiyorum, hiçbir şey hissetmiyorum.No siento nada, no siento nada.
Hırsızlık yapıyor, sebepsiz yere kavga ediyormuşum. Suçluluk ve merhamet hissetmiyormuşum.Ca ºi cum ai fura ºi lupta fãrã motiv... ... ºi n-ai avea nici un simþ al rãspunderii sau compasiune.
Hırsızlık yapıyor, sebepsiz yere kavga ediyormuşum. Suçluluk ve merhamet hissetmiyormuşum.Grundlos stehlen und streiten, kein Schuld- oder Mitgefühl besitzen.
Hırsızlık yapıyor, sebepsiz yere kavga ediyormuşum. Suçluluk ve merhamet hissetmiyormuşum.Un antisocial se bat et vole sans raison, il ne ressent ni compassion ni sentiment de culpabilité.
Hırsızlık yapıyor, sebepsiz yere kavga ediyormuşum. Suçluluk ve merhamet hissetmiyormuşum.Κάτι σαν να κλέβεις και να τσακώνεσαι χωρίς λόγο και να μην έχεις καμία αίσθηση ενοχής ή συμπάθειας
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.A primeira, foi que compreendi: "Meu Deus, já não me sinto assim.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Az egyik az, hogy rájöttem, "Te jó ég, én már nem így érzem magam!" Tudják!
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Et var, at det gik op for mig, åh gud, sådan føler jeg ikke selv mere. I ved.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Goh, ik voel me niet meer zo! Maar zij wel, en ik snapte dat gevoel.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.În primul rând, mi-am dat seama: "Uau, eu nu mai simt aşa."
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.하나는 제가, 오, 이제 더이상 저런 느낌을 받지 않는구나 라는 거였어요.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.La primera fue que me di cuenta, caramba, ya no me siento más así. Ya no siento esos temores.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.L'une était que j'ai réalisé, Oh mon Dieu, je ne me sens comme ça plus. vous voyez.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Một là tôi nhận ra, trời ơi, tôi không cảm thấy như thế nữa. Bạn biết đấy.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Najprej sem spoznala, da tega občutka nimam več.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Po pierwsze zdałam sobie sprawę, że, o mój Boże, ja już tak nie myślę, rozumiecie.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Po prvé som si uvedomila, oh môj bože, už sa tak necítim.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Primo, mi sono resa conto, oh mio Dio, non mi sento più così. Capite?
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Tajusin, että minusta ei tunnu enää samalta.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Yang pertama adalah: saya menjadi sadar, "Ya ampun, saya tidak merasa seperti itu lagi." Begitulah.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Zaprvé jsem si uvědomila, oh můj bože, už se tak vůbec necítím.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Zum einen wurde mir klar, dass ich mich glücklicherweise nicht mehr so fühlte.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Το ένα ήταν πως συνειδητοποίησα, ω Θεέ μου, δεν αισθάνομαι έτσι πλέον. Ξέρετε τι εννοώ.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Во-первых, я поняла: я больше не чувствую себя так.
İlki, anladım ki, aman tanrım, artık o duyguyu hissetmiyorum.Едното беше, че осъзнах: "Боже, вече не се чувствам така".

İlgili Sayfalar