Tom dışlanmış gibi hissetmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to feel left out.
Genel olarak Lopez tekrar dans etmek ve yenilenmeyi hissetmeyi iletmeyi hedeflemiştir.Generally, Lopez aimed to convey a message about dancing again and feeling innovated.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Maybe that's what adversity gives us: a sense of self, a sense of our own power.
Farklı hissetmeyi sevmişindirYour lovers felt the difference?
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Don't feel too sad while we're gone, and be happy until we meet again.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinDon't feel cold and alone in the universe.
Oyunların herşeyi başaramadığımız zaman hissetmeyi imkansızlaştırmasına ne dersiniz?What about games makes it impossible to feel that we can't achieve everything?
Eğer cevabı bilmiyorsanız kötü hissetmeyin.Don't get disturbed if you don't know the answer.
Mikropları hissetmeyiz.There's no feeling about germs.
Genel olarak Lopez tekrar dans etmek ve yenilenmeyi hissetmeyi iletmeyi hedeflemiştir.Μέσω των μέσων ενημέρωσης, προσπαθεί να θίξει τον Μπαλμπόα πείθοντας τον να επανέλθει και να αγωνιστεί ξανά.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Có lẽ đó là những gì nghịch cảnh mang lại cho chúng ta một cảm giác của cái tôi, một cảm giác của sức mạnh.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Forse è questo ciò che ci dà l'avversità, Un senso di possesso, un senso di propria forza.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.역경이야말로 우리들로 하여금 우리의 자아와 능력을 일깨우도록 하고
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Może to dają nam przeciwności, poczucie siebie, poczucie własnej mocy.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možná to je to, co nám neštěstí dává, pocit toho, že jsme, a pocit naši vlastní síly.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možno to je to čo nám dáva nepriazeň osudu, vedomie seba samých, vedomie našej vlastnej sily.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Peut-être que c'est ce que l'adversité nous offre, un sens de nous-même, un sens de notre propre puissance.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Poate că asta ne dă adversitatea: un simț al sinelui, cunoașterea propriei noastre puteri.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Quizás esto es lo que la adversidad nos da, un sentido de "sí mismo", un sentido de nuestro propio poder.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talán ez az, amit a hátrányos helyzet nyújt számunkra, a magunkról alkotott képünket, a saját erőnk tudatát.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talvez seja isso que a adversidade nos dá, um sentido de nós próprios, um sentido do nosso potencial.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Wellicht is dat hetgene dat tegenslag ons biedt: zelfbewustzijn, een besef van onze eigen kracht.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Ίσως αυτό είναι που μας δίνουν οι αντιξοότητες, αίσθηση του εαυτού μας, αίσθηση της προσωπικής μας δύναμης.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Може би това ни дава бедата, усет за самоличност, усет за собствената ни мощ.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Может, именно это и дают нам неблагоприятные обстоятельства: чувство самого себя, чувство собственной силы.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Можливо це те, що нам дають труднощі - розуміння самих себе, усвідомлення власних сил.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.אולי זה מה שמעניקה לנו המצוקה, תחושה של עצמיות, ותחושה של הכוח שבנו.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.فهذا ما قد تعطينا المحن الشعور بالذات والقوة
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.自我や自己能力を教えてくれるのではないでしょうか 自分自身へ贈るプレゼントです
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Asi si myslíte, no, já nevím přesně, co si myslíte, ale já si myslím, že je to o tom krásu cítit.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Jeg ved jo ikke, hvilken af de to, I mener, det er, men jeg tror, at skønhed føles.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.음...제가 여러분이 어떻게 생각하는지 알 수 없지만 저는 아름다움은 느끼는 것이라고 생각합니다.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Mogę tylko zgadywać, którą odpowiedź wolicie, ale ja sądzę, że piękno odczuwamy.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Mungkin Anda berpikir, saya tidak tahu yang mana jawabannya rasanya ini adalah tentang merasakan keindahan.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Probablemente piensen, bien, no sé cual creas que sea pero creo que tiene que ver con la percepción.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Вы, наверное, думаете: "Ну я не знаю какой вариант ближе вам, но мне кажется, что дело в ощущении красоты".
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.Мабуть ви думаєте... добре, я не знаю що ви гадаєте це є, але я вважаю - йдеться про відчуття краси.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.ואני מניח שאתם חושבים שהתשובה היא שאנחנו מרגישים יופי.
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.ربما تظنون .. أتعلمون لا أعلم حقاً ما تظنون أنه الجواب ولكن اعتقد ان الجمال شيء نشعر به
Düşünüyorsunuz ki, bilmiyorum hangisini, ama inanıyorum ki güzelliği hissetmeyi.私は感じる方だと思います デザイナーとしてキャリアを重ねていき
Eğer cevabı bilmiyorsanız kötü hissetmeyin.Maak je geen zorgen als je 't niet weet.
Eğer cevabı bilmiyorsanız kötü hissetmeyin.Non scoraggiarti se non sai la risposta.
Eğer cevabı bilmiyorsanız kötü hissetmeyin.No te asustes si no sabes la respuesta.
Eğer cevabı bilmiyorsanız kötü hissetmeyin.אל תדאגו אם אתם לא יודעים את התשובה
Eğer cevabı bilmiyorsanız kötü hissetmeyin.これから勉強していくことですから
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinÄlä ole kylmissäsi ja yksin maailmassa.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin'Di La Misma Cosa', un juego que puedes utilizar en tu teléfono.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinFühl dich nicht mehr kalt und allein im Universum - stattdessen:
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinJangan merasa dingin dan sendiri di dunia ini.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinKänn dig inte kall och ensam i universum.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinNão se sinta sozinho no universo.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinNe érezd magad elhagyatva a világegyetemben.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinNe te sens plus froid et seul dans l'univers...
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinNie czuj się zimno i samotnie we wszechświecie.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinNon sentirti freddo e solo nell'universo.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinNu rămîne rece și nu te simți singur în univers.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyin"Sig det samme", et spil, du vil spille på din telefon.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinZeg hetzelfde Een spel dat je speelt op je telefoon
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinНе чувствуйте холод и одиночество во Вселенной.
Evrende üşümüş ve yalnız hissetmeyinそのかわり, say the same thing(同じ言葉をみつけよう)、そうすれば仲間と楽しい言葉遊びの時間を過ごせます