Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetmem ile cümle

hissetmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Nie powinniśmy czuć się winni.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.No deberíamos sentirnos culpables.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Nous ne devrions pas nous sentir coupables.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Nu ar trebui să ne simțim vinovați.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.We moeten ons niet schuldig voelen.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Wir sollen uns nicht gültig fühlen.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Δεν πρέπει να αισθανόμαστε ενοχές.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Ми не повинні почувати вину.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Мы не должны чувствовать вину.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.Не трябва да се чувстваме виновни.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.אנחנו לא צריכים להרגיש רגשות אשמה.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.لا يجدر بنا أن نشعر بالذنب.
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.我哋唔應該覺得丑。
Kendimizi suçlu hissetmemeliyiz.私たちは遊びを歓迎すべきです
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.Egipcjanie czuli się gorzej niż kiedykolwiek wcześniej.
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.Egypťané zažívali nejhorší období svého života.
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.그 어느때 보다도 살기 힘들다고 느꼈답니다.
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.les Egyptiens ne s'étaient jamais sentis aussi mal de toute leur vie.
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.los egipcios nunca habían estado peor.
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.מצרים מעולם לא הרגישו רע כל כך לגבי חייהם
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.لم يشعر المصريون بأسوء من ذلك فيما يتعلق بحياتهم.
Mısırlılar hayatları konusunda kendilerini daha kötü hissetmemişlerdi.これはとても奇妙なことです
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Dar oricum, aceste rasete ma fac sa ma simt un pic mai bine.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Gracias, sus risas me hacen sentir un poco mejor.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.아무튼, 웃으시니 조금 마음이 놓입니다.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.La risata mi fa sentire meglio.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Maar goed, het gelach zorgt dat ik me alweer wat beter voel.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Mais de toute façon, les rires me mettent un peu plus à l'aise.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Nhưng dù sao thì, tiếng cười khiến tôi cảm thấy tốt hơn một chút.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Śmiech trochę poprawia sytuację.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Но в любом случае, от смеха я чувствую себя лучше.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.Но както и да е, смехът ме кара да се почувствам малко по-добре.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.בכל אופן, הצחוק גורם לי להרגיש קצת יותר טוב.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.لكن على أى حال, الضحك يجعلنى أشعر بأننى أفضل قليلاً.
Neyse ki bu gülme sesleri biraz daha iyi hissetmemi sağladı.これは倫理面で大きな問題があります
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.la Natura ha dotato questi meravigliosi animali delle fonti del sentimento perché non sentano?
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.Εν τέλει, προίκισε η φύση αυτά τα υπέροχα ζώα με πηγές συναισθημάτων ώστε να μη νιώθουν;
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.אחרי הכל, האם הטבע העניק לחיות הנפלאות הללו מעיינות בלתי נדלים של חישה ?בכדי שהם לא יוכלו להרגיש
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Al final, na naturaleza les dió una fuente de sentimientos, ¿Para que no sientan nada?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Dopotutto la Natura ha dotato questi meravigliosi animali delle fonti del sentimento perché non sentano?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Konec koncev, ali je narava dala tem čudovitim živalim izvire čustev, zato da naj ne bi čutile?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Proč by jinak příroda obdařila tyto nádherné tvory smysly? Proto, aby necítili?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Setelah semua, telah dianugerahi alam ini hewan indah dengan udara baik-mata sentimen
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Εν τέλει, προίκισε η φύση αυτά τα υπέροχα ζώα με πηγές συναισθημάτων ώστε να μη νιώθουν;
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...אחרי הכל, האם הטבע העניק לחיות הנפלאות הללו מעיינות בלתי נדלים של חישה בכדי שהם לא יוכלו להרגיש?
Oranın ne kadar sessiz olduğunu tarif bile edemiyorum. O zaman hiçbir şey hissetmemiştim.Ik kan niet beschrijven hoe stil die plaats was... dus op het moment zelf, voelde ik het niet.
Rumi'nin hikayesindeki kişi gibi hissetmemizi sağlayan bir hediye, "Ah!Em vez disso, como a pessoa na história de Rumi, dizemos:
Rumi'nin hikayesindeki kişi gibi hissetmemizi sağlayan bir hediye, "Ah!Zamiast tego, podobnie jak bohater historii Rumiego, mówimy:
Rumi'nin hikayesindeki kişi gibi hissetmemizi sağlayan bir hediye,루미의 일화의 주인공처럼
Rumi'nin hikayesindeki kişi gibi hissetmemizi sağlayan bir hediye,ובמקום זה, כמו האדם בסיפורו של רומי,
Rumi'nin hikayesindeki kişi gibi hissetmemizi sağlayan bir hediye,وبدلا من ذلك ، مثل هذا الشخص في قصة جلال الدين الرومي ،
Rumi'nin hikayesindeki kişi gibi hissetmemizi sağlayan bir hediye,「それはすべてあなたです」と言えるのです
Senin için aşka düşüyorum. Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim,ハニー このなの初めて
Şeyden beri bu kadar önemli olduğumu hissetmemiştim1997年のゲイ・カレンダー12月にのった時以来よ
Şeyden beri bu kadar önemli olduğumu hissetmemiştimIch habe mich nicht so wichtig gefühlt, seit dem ich
Şeyden beri bu kadar önemli olduğumu hissetmemiştimIk heb met niet meer zo belangrijk gevoeld sinds ik
Şeyden beri bu kadar önemli olduğumu hissetmemiştimΔεν είχα νιώσει τόσο σημαντικός από τότε που ήμουν
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.C'est pour ça que j'ai pensé qu'il fallait vous montrer cette copie du programme gay.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.Daarom voelde ik het absoluut noodzakelijk dat ik jullie dit exemplaar van de homoagenda toonde.
Size gay ajandasını sunmamın gerekli olduğunu hissetmemin sebebi bu.De aceea am simțit că trebuie să vă prezint o copie a agendei gay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod