Ana içeriğe geç
Sözlük

hisset ile cümle

hisset kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O seni daha iyi hissettirir mi?Would that make you feel any better?
Leyla, Sami'nin parmak uçlarının, omzunun arkasına dokunduğunu hissetti.Layla felt Sami's fingertips touching the back of her shoulder.
Leyla kendini tekrar özgür hissetmeye başladı.Layla started to feel free again.
O partiden sonra sabahleyin kendini nasıl hissettin?How did you feel the morning after that party?
Şimdi daha güvende hissetmiyor musun?Don't you feel safer now?
Tom herhangi bir acı hissetmiyormuş gibi davranıyordu.Tom pretended not to feel any pain.
Tom kendini onu yapabileceğinden emin hissetti.Tom felt confident that he could do that.
Tom onu yapmaya hazır olduğunu hissetmiyordu.Tom didn't feel he was ready to do that.
Yorgun hissetmiyor musun?Aren't you feeling tired?
Leyla derin bir acı hissetti.Layla felt a profound pain.
Leyla, Jamaika doğumlu bir satıcıya aşık olduğunu hissetti.Layla felt in love with a Jamaican-born dealer.
Bugün daha iyi hissetmiyor musun?Aren't you feeling any better today?
Leyla kendini tamamen güçsüz hissetti.Layla felt completely powerless.
Kendimi çok şanslı hissetmiyorum.I don't feel very lucky.
Çok şanslı hissetmiyorum.I don't feel very lucky.
Daha iyi hissetmiyor musun?Aren't you feeling any better?
Bu beni iyi hissettiriyor ve iş yükümü de azaltıyor.That makes me feel good, and also lessens my workload.
Leyla kendini tamamen tuzağa düşmüş hissetti.Layla felt completely trapped.
Leyla kendini çok yalnız hissetti.Layla felt very lonely.
Leyla, Sami ile kendini oldukça rahat hissetti.Layla felt pretty comfortable with Sami.
Sami çevredeyken Leyla asla kendini güvende hissetmezdi.Layla would never feel secure when Sami is around.
Nasıl hissettiğimi bilmek istemiyor musun?Don't you want to know how I feel?
Tom Mary için gerçekten kötü hissetti.Tom felt really bad for Mary.
Kendimi çok yorgun hissetmiyorum.I don't feel very tired.
Kendimi çok uykulu hissetmiyorum.I don't feel very sleepy.
Sami, Layla'yı etkileyebileceğini hissetti.Sami felt he could impress Layla.
Ben hep Tom bir şey saklıyor gibi hissettim.I always felt like Tom was hiding something.
Nasıl hissettiğimi asla anlayamazsın.You will never understand how I feel.
Nasıl hissettiğimi anlayamazsın.You can't understand how I feel.
Sami kaybı hissetti.Sami felt the loss.
Onun hakkında kötü hissettim.I felt bad about that.
Tom çok baş döndürücü hissetmeye başlamıştı.Tom was starting to feel very dizzy.
Tom hepimize kendimizi özel hissettirdi.Tom made us all feel special.
Tom beni çok özel hissettirdi.Tom made me feel very special.
Tom yorgun hissetmeye başlıyordu.Tom was starting to feel tired.
Tom onun hakkında kötü hissettiğini söyledi.Tom said he felt bad about that.
Tom aç hissetmeye başlıyordu.Tom was starting to feel hungry.
Tom yaptığı şey hakkında kendini gerçekten kötü hissetti.Tom felt really bad about what he had done.
Tom kendini rahatsız hissetti, bu nedenle ayrıldı.Tom felt uncomfortable, so he left.
Uzun bir süredir kendimi bu kadar mutlu hissetmedim.I haven't felt this happy in a long time.
Uzun bir süredir kendimi bu şekilde hissetmedim.I haven't felt like this for a long time.
Çok sersemlemiş hissetmeye başlıyordum.I was starting to feel very dizzy.
Çok sersemlemiş hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel very dizzy.
Ben uykulu hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel sleepy.
Kendimi suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel guilty.
Sersemlemiş hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel dizzy.
Sami kendini Leyla'ya derinden borçlu hissetti.Sami felt deeply indebted to Layla.
Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.Sami felt a little bit superior to his friends.
Sami, Leyla'nın tonunun değiştiğini hissetti.Sami felt that Layla's tone changed.
Sami onu yapabileceğini hissetti.Sami felt like he could do it.
Bayan Mecit olmak nasıl hissettiriyor?How does it feel to be Mrs. Majid?
Arkadaşlarıyla konuştuktan sonra kendisini daha iyi hissetti.After he had a talk with friends, he felt much better.
Bugün tabletlerimi almayı unuttum. Kendimi bu kadar kötü hissettiğime şaşmamalı!I completely forgot to take my tablets today. No wonder I feel so bad!
Dışlandığını hissettin.You felt excluded.
En azından onun nasıl hissettiğini şimdi biliyorsun!At least you know how it feels now!
Tom nasıl hissetti?How did Tom feel?
Tom sinirli hissetti.Tom felt nervous.
Kırgın hissettim.I felt offended.
O hariç tutulduğunu hissetti.He felt excluded.
Kendim gençtim ve aşkın etkisini hissettim.I myself was young and felt Love's influence.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod