Ana içeriğe geç
Sözlük

hisseler ile cümle

hisseler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nathan bir yandan da bu hisseleri toplattı.מאוחר יותר רכש אניילי בחזרה מניות אלה.
Şirketin hisseleri Londra ve New York borsası'da işlem görmektedir.מניות החברה נסחרות בבורסות של לונדון וניו יורק.
Altera hisseleri NASDAQ-100 ve S&P 500 endekslerinde işlem görmektedir.מניית אקסנצ'ר נסחרת בNYSE, ומשתייכת למדד S&P 500.
Bütün hisseleri T.C. Hazinesine aittir.סין מחזיקה בכל המניות של חברת הטלקום הלאומית לסוטו טלקום.
2006 Ekim'de Google şirketi YouTube'u 1.65 milyar dolara hisseleri arasına kazandırdığını duyurdu.באוקטובר 2006 רכשה חברת גוגל את אתר YouTube בעסקת חילופי מניות תמורת 1.65 מיליארד דולר.
1929 yılında, Beiersdorf hisseleri Hamburg Borsası'nda ilk kez ele alındı.1929 г. – Акциите на Байерсдорф са пуснати за първи път на стоковата борса в Хамбург.
2006 Ekim'de Google şirketi YouTube'u 1.65 milyar dolara hisseleri arasına kazandırdığını duyurdu.През октомври 2006 година той и съдружниците му продават YouTube за 1.65 милиарда щатски долара на Google.
İlk satın aldığı hisseleri, değer kazandıklarında sattı.Sve što je vrijedilo je rasprodao.
Siemens AG hisseleri Frankfurt ve 2001 yılından beri New York borsalarında işlem görmektedir.Akcie Siemens AG sa obchodujú na frankfurtskej burze a od 12. marca 2001 aj na newyorskej burze.
BASF hisseleri Frankfurt (DAX), Londra (FTSE) ve Zürih (SIX) borsalarında işlem görmektedir.Akcie spoločnosti BASF sú obchodované na akciových trhoch vo Frankfurte (BAS), Londýne (BFA) i Zürichu (BAS).
Hisseleri New York Borsası'nda işlem görmektedir.S akciami spoločnosti sa obchoduje aj na newyorskej burze.
İki yıl sonra şirket hisseleri borsada işlem görmeye başladı.O dva roky neskôr začali stroje lietať v komerčnej prevádzke.
Nathan bir yandan da bu hisseleri toplattı.Bernini do prác na tejto fontáne zapojil viacero svojich spolupracovníkov.
Bir yıl sonra ise Lamborghini hisselerini Rossetti'ye satmış emekli olmuştur.O rok neskôr Lamborghini predal svoju časť René Leimerovi.
Formula 1 grup şirketlerinin bir üst şirketi olan Alpha Prema’da kendi hisselerine sahiptir.S komercialnimi pravicami Formule 1 upravlja družba Formula One Group, ki jo ima v lasti Alpha Prema.
(IHH) şirketi şirket hisselerinin büyük çoğunluğunu elinde bulundurmaktadır.Poleg tega ima v lasti večino delnic nekaterih podjetij.
26 Aralık 2011'de Samsung Electronics, Sony'nin tüm hisselerini satın alacağını açıkladı.26. decembra 2011 je bilo napovedano, da je Samsung pridobil lastniški delež Sonya v tem skupnem podjetju.
Hisselerinin %55,03'ü Galatasaray Spor Kulübü Derneği'ne aittir, %44,96'sı Borsa İstanbul'da halka açıktır.Večina delnic, točneje 53,3 %, kotira na Frankfurtski borzi.
Her iki takımın hisselerinin yarısına sahiptir.Prvotno sta imela oba polovični delež družbe.
Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.Jie bendrai valdo 72 % įmonės akcijų.
Geçen yıllar içinde Walkerların hisselerini ufak ufak aldılar.Tais pačiais metais iš smulkiųjų akcininkų akcijas įsigijo Hubertas Grušnys.
1999 yılından itibaren Helsinki Borsası'nda hisseleri gösterilmektedir.Nuo 1995 metų jos akcijomis prekiaujama Vilniaus vertybinių popierių biržoje.
Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.Ta omab ettevõttes 24-protsendilist osalust.
Ayrıca şirketin Dow Jones ve S&P 500 borsalarında hisseleri var.Teised olulisemad USA börsiindeksid on Dow Jones Industrial Average ja S&P 500.
1999 yılından itibaren Helsinki Borsası'nda hisseleri gösterilmektedir.Aastal 1999 noteeriti ettevõtte aktsiad uuesti Helsingi börsil.
Ayrıca çok kârlı olan Kanal Şirketi hisselerini Mısır'a devretmek istemiyorlardı.Siis ei häbenenud enam ka põrandaalused miljonärid oma rikkust näidata.
Açığa sattınız, hisseleri başkasından ödünç aldınız ve 50 $'a sattınız ve hissenin fiyatı gerçekten düştü.A pak akcie klesnou až na 20, tolik si myslíte, že mohou klesnout. Potom ty akcie koupíte zpátky.
Açığa sattınız, hisseleri başkasından ödünç aldınız ve 50 $'a sattınız ve hissenin fiyatı gerçekten düştü.実際に株価が下がった場合、例えば、かなり極端なケースですが、$20まで下がったとしましょう。
Alptuğ'un hisselerinin kapanış fiyatı hisse başına 12 liraydı.Poslední konečná cena za Jasonovu akcii byla 12 dolarů za akcii.
Alptuğ'un hisselerinin kapanış fiyatı hisse başına 12 liraydı.このビデオと、
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Höghuslägenheter och radhuslägenheter är bostadsaktier.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Kerrostaloasunnot ja rivitaloasunnot ovat asunto-osakkeita.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Les appartements en immeuble et les maisons en bande sont des biens en copropriété.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Los bloques de pisos o las casas adosadas son parte de una comunidad de vecinos.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Oma asunto on usein pitkällä aikavälillä edullisempi kuin vuokra-asunto.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Vanhuksilla, jotka tarvitsevat päivittäistä ulkopuolista tukea ja apua, on oikeus palveluasumiseen.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Квартиры в многоэтажных домах и секционных домах являются жилищными акциями.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.购买单体别墅就意味着购买了地产房屋。地产房屋通常是指单体别墅及其地皮。
Birden IBM'in hisseleri artsın ve bu noktaya kadar yükselsin -Takže akcie IBM vyletí nahoru a dostanou se na tuhle úroveň.
Birden IBM'in hisseleri artsın ve bu noktaya kadar yükselsinここのレベルまで達します。
- Biri bu hisseleri önceden adeti 1 liraya satın almışken, şimdi değerleri 20 liraya yükseldi. -Mohli je předtím získat za 1 dolar za akcii, nyní mají hodnotu 20 dolarů za akcii.
Biri bu hisseleri önceden adeti 1 liraya satın almışken, şimdi değerleri 20 liraya yükseldi. -その価値は一株あたり20ドルになったのでしょうか。 しかし、このケースでは違います。
B şirketi bu hisseleri satın alacak, ve bir anda B şirketi A şirketinin sahibi olacak.Tyhle akcie jdou společnosti B. Najednou bude společnost B vlastnit společnost A.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Diese 52 Wochen ist der Bereich der Preise, die die Aktien verkauft.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Este rango de 52 semanas es el rango de precios en el que las acciones han sido vendidas.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Okres 52 tygodni określa zakres cen jakie osiągnęły akcje.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Questo lasso a 52 settimane, è l'intervallo di prezzi a cui le azioni sono state vendute.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -Tämä alue on alue, 52 viikon hinta alue , joita osakkeet on myyty.
Bu 52 haftalık zaman aralığı bu zaman içerisinde hisselerin satıldığı fiyat aralığını gösterir. -範囲です。 だから、この1年間で、 この株は1.20ドルの低い価格になりましたが、
Bu da genelde satış hisselerin halka sunulmasıyla yapılır.A to se často dělá první veřejnou nabídkou akcií.
Bu da genelde satış hisselerin halka sunulmasıyla yapılır.Y eso pasa normalmente en una oferta pública.
Bu da genelde satış hisselerin halka sunulmasıyla yapılır.وهذا يحدث غالباً بعرضها على العامة في البداية.
Bu da genelde satış hisselerin halka sunulmasıyla yapılır.彼らは直接市場にいくつかの株式を売却します。
Bu demek oluyor ki, ikisinin de hisseleri borsalarda alınıp satılıyor .Což znamená, že jejich akcie jsou obchodované na burzách.
Bu demek oluyor ki, ikisinin de hisseleri borsalarda alınıp satılıyor .To znaczy, że akcje obu firm są przedmiotem handlu na giełdzie
Bu demek oluyor ki, ikisinin de hisseleri borsalarda alınıp satılıyor .両社の株式は取引されています。 ナスダック、ニューヨーク証券取引所 または他の取引市場で上場されています。
Bu esasen piyasanın şirketin hisselerinin gerçek değeri hakkındaki fikridir. -Das ist im Wesentlichen der Markt das Gefühl, was dieser Zahl wirklich ist.
Bu esasen piyasanın şirketin hisselerinin gerçek değeri hakkındaki fikridir. -Eso es básicamente en sentimiento del mercado acerca de lo que éste numero es en realidad.
Bu esasen piyasanın şirketin hisselerinin gerçek değeri hakkındaki fikridir. -Jotka on pääasiassa markkinoiden mielessä mitä tämän numero todella on.
Bu esasen piyasanın şirketin hisselerinin gerçek değeri hakkındaki fikridir. -Można powiedzieć, iż jest to wartość firmy w ocenie rynku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod