Bu aşk, bu sevgi hissediyorum, hissediyorum.Αυτή η αγάπη νιώθω, ότι δεν αισθάνονται την αγάπη σε αυτό.
Bu aşk, bu sevgi hissediyorum, hissediyorum.Тази любов се чувствам, че не чувстват любовта в този.
Bu aşk, bu sevgi hissediyorum, hissediyorum.Эта любовь я чувствую, что не чувствуют любви в этом.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.Det er hårdt, jeg føler skyld til tider.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.힘든 순간입니다. 어쩔때는 죄책감마저 들지요.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.זה קשה. אני מרגישה אשמה לפעמים.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.هذا صعب. أشعر بالذنب احيانا.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.私の知る限り、
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da저는 깊은 부끄러움을 느낍니다. 이것이 1991년 탄자니아에서
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daÉn szégyellem magam emiatt és ezért indítottam 1991-ben
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daJe ressens cette profonde honte. C'est pourquoi en 1991, en Tanzanie,
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da Roots and Shoots adındaki programı başlattım.Czuję głęboki wstyd i dlatego w Tanzani w 1991 roku założyłam program Korzenie i Pędy (Roots and Shoots).
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da Roots and Shoots adındaki programı başlattım.Tunnen syvää häpeää, ja siksi 1991 Tansaniassa aloitin ohjelman nimeltä Roots and Shoots.
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'da Roots and Shoots adındaki programı başlattım.Чувствам този дълбок срам и затова през 1991 в Танзания започнах една програма наречена "Корени и филизи".
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daאני מרגישה את הבושה העמוקה הזאת, וזאת הסיבה שב 1991 בטנזניה,
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daأشعر بهذا الخجل الشديد، وهذا هو السبب في 1991م في تنزانيا،
Bu derin utancı hissediyorum, ve bu yüzden 1991'de Tanzanya'daルーツ&シューツという活動を始めました
- Bu doğru değil. - Ama ben böyle hissediyorum.- Não é verdade.
- Bu doğru değil. - Ama ben böyle hissediyorum.هذا غير صحيح- هكذا أشعر-
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Beberapa hari ini rasanya tidak lebih baik dari kematian.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Ces jours-ci sentent comme la mort réchauffée.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.In aceste zile simt ca moartea s-a supraincalzit .
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.In diesen Tagen fühle ich mich richtig übel...
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Mấy ngày gần đây có cảm giác như là cái chết đang gần kề vậy.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Näinä päivinä tuntuu kuin kuolema on lämmennyt yli.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Ostatnie dni wydają się być jak w czasie wojny.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Questi giorni si sente come se la morte si sia riscaldata.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Αυτές τις μέρες νιώθω σαν<br /> να πλησιάζει ο θάνατος.
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.Все эти дни словно смерть дышит в затылок
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.هذه الأيام تبدو و كأن الموت تحيط بنا
Bugünlerde ölü gibi hissediyorum.イジョンは辛そうだし
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumAinda sinto um laço de amor muito forte por todas essas pessoas e pela minha terra.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumCítím stále velmi silnou lásku ke všem těmto lidem a také k té zemi.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumIch bin diesen Menschen und diesem Land noch immer sehr stark verbunden.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumIk voel, nog steeds, een sterke band van liefde voor al deze mensen en voor het land.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumÎncă simt o legătură foarte puternică de dragoste pentru toţi aceşti oameni şi pentru ţară.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumJe ressens toujours une très forte connection d'amour avec toutes ces personnes et avec mon pays.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorum저는 아직도 강한 사랑의 교감을 느끼고 있습니다. 그분들 모두를 향해서, 그리고 나라를 향해서 말이죠.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumMég mindig nagyon szoros kapocs fűz hozzájuk és az otthonomhoz.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumOdczuwam wciąż bardzo silny związek z wszystkimi tamtymi ludźmi i z tamtą ziemią.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumSento, ancora, un fortissimo legame d'amore per tutte queste persone e per la patria.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumŠe vedno čutim zelo močno povezanost v ljubezni s temi ljudmi in s to deželo.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumTodavía siento una conexión muy fuerte de amor con todas estas personas y con la tierra.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumTôi vẫn cảm thấy một sự kết nối tình cảm rất mạnh mẽ với họ và mảnh đất quê hương của mình.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumΕξακολουθώ να αισθάνομαι δυνατό δεσμό αγάπης για όλους αυτούς τους ανθρώπους και τον τόπο μου.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumВсе още чувствам много силна връзка на любов към всички тези хора и към земята.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumЯ все еще чувствую очень сильную любовь ко всем этим людям и к той земле.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumЯ й досі відчуваю сильний зв'язок любові зі всіма цими людьми і з країною.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumאני עדיין מרגיש קשר חזק מאוד של אהבה כלפי כל האנשים הללו וכלפי הארץ.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumشعرت بأنه ما زال هناك رابط حب قوي لكل هؤلاء الناس وللوطن.
Bu insanlara ve yurduma karşı halen çok güçlü bir sevgi iletişimi hissediyorumとても強いつながりを 感じています
Bu kadar dürüst olmana gerek yoktu. Bunların hepsini her gün kemiklerimde hissediyorum, seni ahmak.Dokonce i bez toho, abys na to ukazoval, to cejtím v kostech, každý den.Ty hajzle!
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Ich sehe dieses Wort, höre dieses Wort, fühle dieses Wort überall.
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Ik zie dit woord, hoor dit woord, voel dit woord overal.
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.저는 어느 곳에서나 이 단어를 보고 듣고 느낍니다
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Látom, hallom, érzem ezt a szót mindenütt.
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Partout je vois ce mot, j'entends ce mot, je ressens ce mot.
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Saya melihat, mendengar, dan merasakan kata ini di mana-mana.
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Tôi nhìn, nghe cảm nhận thấy từ này ở mọi nơi.
Bu kelimeyi heryerde görüyor ve okuyorum, heryerde hissediyorum.Văd acest cuvânt, aud acest cuvânt, simt acest cuvânt pretutindeni.