hissediyorsun ile cümle
hissediyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bununla ilgili ne hissediyorsunuz?ولكن كيف تشعرون حيال الامر الآن ؟
Ama bununla ilgili ne hissediyorsunuz?やると素敵な感じがします 楽しみになります
Ama onunla aşktan bahset. Asıl konu, sen iyi hissediyorsun.А с ней вы открыто говорите о любви, и ты счастлива.
Andre Luiz. Sonra bunu açıklarlar. Neden hala böyle acı hissediyorsun?Vậy giải thích xem... ...tại sao tôi vẫn thấy đau khổ?
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Albo macie uczucie - czujecie się bezpieczniejsi niż jesteście.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Así que puedes tener la sensación; sentirte más seguro de lo que estás.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Buď máte pocit -- cítite sa viac v bezpečí ako ste.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Dus ofwel heb je een gevoel -- je voelt je veiliger dan je echt bent.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.E ou têm uma sensação -- sentem-se mais seguros que dantes.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Et vous avez soit une impression -- vous vous sentez plus en sécurité que vous ne l'êtes.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Fie ai o senzație -- te simți mai sigur decât ești în realitate.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Jetzt haben sie entweder ein Gefühl -- Sie fühlen sich sicherer als sie sind.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.그러면 실제로 안전한 것 보다
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Nos, vagy van egy érzésed -- nagyobb biztonságban érzed magad, mint vagy.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Ora, o avete una sensazione, vi sentite più sicuri di quanto lo siate in realtà.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Takže se buď cítíte bezpečněji, než byste měli.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Έτσι, είτε έχετε μια αίσθηση -- νιώθετε ασφαλέστεροι απ' ότι είστε.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.Така или се чувстваш по-сигурен, отколкото си.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.אז או שיש לכם תחושה-- אתם חשים יותר בטוחים מכפי שאתם באמת.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.الآن إما أن يكون لديكم إحساس -- أن تشعروا أنكم أكثر أمانا مما أنتم عليه.
Artık ya hissediyorsunuzdur -- olduğunuzdan daha güvenli hissediyorsunuzdur.偽りの感覚です
Asıl konu, sen iyi hissediyorsun.Lo importante es que tú te sientas bien.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Det tager ikke rigtigt billeder, men det er fandens meget billigere, og du føler det stadig som om du var der.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.En realidad no toma fotos, pero es mucho más barata, y aún así sientes que estuviste ahí.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Hij neemt geen foto's, maar is een stuk voordeliger, en het voelt tóch alsof je er was.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.이게 사진을 찍을 수는 없지만 매우 싸다는 장점이 있죠 그리고 꼭 그 곳에 있는 것처럼 느끼게 해줍니다
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Na verdade não tira fotos, mas sai estupidamente mais barata, e mesmo assim, sentimos que estivemos lá.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Nie robi żadnych zdjęć, ale jest znacznie tańszy, a ty nadal masz wrażenie, jakbyś tam był.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Nó không chụp ảnh được nhưng nó rẻ hơn rất nhiều, và bạn vẫn cảm thấy như bạn đã ở đó.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Non scatta proprio delle foto, ma si risparmia un sacco, e ti dà comunque la sensazione di esserci stato.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Nu poate face poze, dar e al naibii de ieftina, si iti da impresia ca ai fost totusi la fata locului.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Sie macht keine Aufnahmen, aber sie ist verdammt günstig und man hat trotzdem das Gefühl
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.V resnici ne dela fotografij, vendar je prekleto cenejši in še vedno imate občutek, kot da ste bili tam.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.В действителност не прави снимки, но е много по евтина, и въпреки това чувстваш като че ли си там.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.Он не фотографирует, но зато намного дешевле, и даёт вам те же самые ощущения.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.היא לא באמת מצלמת, אבל היא הרבה יותר זולה, ועדיין תרגישו כאילו הייתם שם.
Aslında fotoğraf çekmiyor ama gerçekten çok daha ucuz ve hala oradaymış gibi hissediyorsunuz.انها لا تأخذ صوراً في الواقع، لكنها أرخص بكثير، و لا تزال تحس و كأنك كنت هناك.
["'Avatar' (2009)"] Birinci doktor: Nasıl hissediyorsun, Jake?["' 아바타 ' (2009)"] 의사 1: 어때요, 제이크?
["'Avatar' (2009)"] Birinci doktor: Nasıl hissediyorsun, Jake?["أفاتار (2009)"] الطبيب الأول: كيف تشعر يا جيك؟
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Bạn sẽ cảm thấy mình đang leo lên bức tường gỗ
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Doch dann erreicht man die Baumkrone, als würde man durch eine Wolkendecke stoßen.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Het voelt alsof je een muur van hout beklimt.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.나무벽을 올라가고 있는 것처럼 느껴질 겁니다.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Mais quand on pénètre la canopée, c'est comme si on passait au-dessus des nuages.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Ma się wrażenie wspinania po murze lasu.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Se siente que se está escalando una pared de madera.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Simți că escalezi un perete din lemn.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Ti senti come se scalassi una parete di legno.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Úgy érezzük, mintha egy a fafalon másznánk fel.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Вам кажется, будто вы взбираетесь по древесной стене.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.Чувстваш се, все едно се катериш по стена от дърво.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.אתה מרגיש כאילו אתה מטפס על קיר מעץ.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.تحس وكأنك تتسلق جدارا من الخشب.
Aynı zamanda tahtadan bir duvara tırmanıyormuş gibi hissediyorsunuz.でもセコイアの樹冠に到達すると
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Allora le chiesi, "Come ti senti quando ti senti così?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Alors je lui ai demandé,"Comment vous sentez-vous quand vous êtes comme ça ?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Azt kérdeztem, "Milyen érzés, mikor így érzel?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim."Cum te simți în momentele respective?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim."Hoe voelt het als je je zo voelt?"
Ben de ona, " Endişeye kapılınca nasıl hissediyorsun? " dedim.Ich habe sie dann gefragt: "Wie fühlt es sich an, wenn Du diese Sorgen hast?"
İlgili Sayfalar