hissedersiniz ile cümle

hissedersiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bir gecelik uykudan sonra daha iyi hissedersiniz.You will feel better after a night's sleep.
İlaç alırsanız, daha iyi hissedersiniz.If you take medicine, you will feel better.
Erken kalkarsanız, çok daha iyi hissedersiniz.If you get up early, you will feel so much the better.
Her gece yeterince dinlenirseniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz.If you get enough rest every night, you'll feel much better.
Eşiniz sizi terk etse nasıl hissedersiniz?How would you feel if your wife left you?
İnşallah yarın daha iyi hissedersiniz.I hope you feel better tomorrow.
Birisi e-posta hesabınıza saldırırsa nasıl hissedersiniz?How would you feel if someone hacked into your email account?
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Suddenly, she falls.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.And especially when you take a tracking position, you have the feeling that you are flying.
İkiniz de iyi hissedersiniz.You both feel you've won.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Control is also a good place to be, because there you feel comfortable, but not very excited.
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.Relaxation is fine -- you still feel OK.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.You feel kind of sleepy afterwards.
Gerçi, çok yerseniz iğrenç hissedersiniz.If you eat too much, though, you just feel gross.
Burada, bu anda gerçekten canlı hissedersiniz.You really are alive right here in this moment.
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?How does it feel -- emotionally -- how does it feel to be wrong?
Yanıldığınızı farkettiğinizde nasıl hissedersiniz?How does it feel to realize you're wrong?
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.It's called breakbone fever, because that's how you can feel.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.It's culture!" And then you feel even worse.
Ve bunlar cep telefonlarinizdaki uygulamalar gibi. cok basit gorunurler boyle hissedersiniz.And they're kind of like the apps on your phone, in the sense that they look quite simple.
Derin suçluluk hissedersiniz.You feel deep, deep guilt.
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Just take a moment and take a breath and think, what do you feel at this point?
Sağlık vergisi olarak 20.000 pound öderseniz bunun hırsızlık olduğunu hissedersiniz.You know, pay 20,000 pounds in tax toward health and you're merely feeling a mug.
Dünyada biraz daha yalnız hissedersiniz, ki bu da harikadır.You feel a little less alone in the world, which is great.
Bunlar gerçekleştiğinde harika hissedersiniz.Boy, as a startup you feel great when those happen.
1. basamakta, göz hareketi başlar ve eğer uyandırılırsanız genellikle uyumamış gibi hissedersiniz.In stage 1, slow eye movement begins and if woken you often feel as though you didn't even sleep.
Yoldaşlarım, umarım bunu hissedersiniz.May you feel it, comrade!
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Pleasure has raw feels: you know it's happening.
Oyunun en tepesinde gibi hissedersiniz, ve istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz.You feel like you're on top of your game and you can do anything you want.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Plötzlich fällt er in Ohnmacht.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Mais elle se met soudain à convulser.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.De repente caíste de arriba.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Lei improvvisamente scompare.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Неожиданно она срывается.
Pixies hatta Black Sabbath'tan "war pigs"i dinlediğinizde hemen o güçlü dinamik yapıyı hissedersiniz.Или даже „War Pigs“ Black Sabbath — там тоже это есть: сила динамики.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Het houdt plotseling op.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Nagle odetchnąłem.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Plötsligt blir det åska.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Deodată se sperie.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Pludselig falder de ud.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Anh đột nhiên từ đâu rơi xuống.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.突然倒れての急逝であった。
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.갑자기 밖에서 소동이 일어난다.
Aniden alçaldığınızı hissedersiniz.Odjednom se Razumihin lecne..
Pixies hatta Black Sabbath'tan "war pigs"i dinlediğinizde hemen o güçlü dinamik yapıyı hissedersiniz.Či dokonca „War Pigs“ od Black Sabbath –to je tam tiež: sila dynamiky.
1. basamakta, göz hareketi başlar ve eğer uyandırılırsanız genellikle uyumamış gibi hissedersiniz.În prima fază, începe somnul lent iar dacă ești trezit ai impresia că nici măcar nu ai dormit.
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersi이해가 되나요? 50은 20보다 큰 숫자라고 생각할 수 있지만 -50은 50의 반대 숫자예요
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersi50 は 20 より大きい数ですが、 しかし、-50 は 50 とは反対で、-20より小さいです。 それではいくつかの問題を解いてみましょう。
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiMan kunne måske tænke, at 50 altid er større end 20, men her er der altså tale om minus 50.
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiMenjünk -3-hoz és adjunk hozzá 5-öt. Tehát jobbra fogunk menni 5-öt. Egy, kettő, három, négy, öt.
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiNiekedy, keď si pomyslíte, že oh, 50 je väčšie číslo ako 20 ale je to -50 a to je opakom 50
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiSă încep cu -10, -9, -8 -- Cred că voi rămâne fără spaţiu -- -7, -6, -5
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiTwee keer min wordt plus het resultaat is 6 Wat is 3-3? Deze is eenvoudig
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiלפעמים כשאתה מתחיל להרגיש "הממ, 50 הוא מספר גדול מ- 20" אבל 50- הוא הפוך ל- 50
Bazen, başlangıçta şöyle hissedersiniz oh, 50, 20 den daha büyük ama -50, +50 nin tam tersiلأنه أحيانا عندما تبدأ تشعر أوه، خمسين رقم أكبر من عشرين لكن هذه سالب خمسين فهي عكس الخمسين الموجبة
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Aspettate un attimo, fate un respiro e pensate, cosa provate adesso?
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Gândiţi-vă un moment, trageţi aer în piept şi gândiţi-vă, ce simţiţi în acest moment?
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Gondoja csak meg, vegyen egy mély lélegzetet és kérdezze meg magától, hogy mit érez ebben a pillanatban?
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Hãy dành một khoảnh khắc lấy một hơi thật sâu và nghĩ, bạn cảm thấy gì vào thời điểm này?
Bir an durun ve bir nefes alın ve düşünün, o anda nasıl hissedersiniz?Hetken ajan, hengittäkää sisään, ja ajatelkaa, mitä tunnette tällä hetkellä?

İlgili Sayfalar