Biraz dinlenirsek kesinlikle çok fazla ferahlamış hissederiz.If we would rest a little we would feel surely very much refreshed.
Sanırım biraz uyur uymaz hepimiz daha iyi hissederiz.I think we'll all feel better once we get a little sleep.
Biz çok kendinden emin hissederiz.We feel very confident.
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."We all go through break ups and we all get very depressed and desperate."
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Within that context, we feel it's okay.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.We want high arousal. We feel excited then.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.We feel good if we give.
Eğer bu konuşma için paket servis varsa, umarım öyledir kabullenmek konusunda daha rahat hissederizIf there's a takeaway to this talk,
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.So we feel sometimes that the brain is deterministic, the brain determines who we're going to be.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.And many of us feel it in love when lovers feel fused.
Böylece kendimizi çok iyi hissederiz.We feel so good about ourselves.
Eğer ben utanç içinde kalsam ve Chris utanç içinde kalsa aynı şeyi hissederiz.If shame washes over me and washes over Chris, it's going to feel the same.
Müziği bu şekilde hissederiz.This is how we experience music.
Gök gürültüsünü hissederiz--- gök gürültüsü, gök gürültüsü.We experience thunder -- thunder, thunder.
Sonra olan şu ki, şöyle hissederiz; öleceğiz, yok olacağız.Then what happens is that we feel that, we are going to pass away; we are going to disappear.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.Or at least, safer than what lies on the other side of that door.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.On an elemental level, we have all felt that spirituality at the time of childbirth.
Bunu konserlerde hissederiz.We feel it at concerts.
Biz de otomatik olarak "birlikte" hissederiz.We feel "with" automatically.
İngiltere'de " Nee!Üç tane daha mı! " şeklinde hissederiz.In Britain we tend to feel, "Whoa! Got another three!"
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Because it's tiring and we feel fatigue.
Biz, gerçek yaşamda oyunlardaki kadar iyi olmadığımızı hissederiz.We feel that we are not as good in reality as we are in games.
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Why do we feel that this is more true than this?
Onları anlatmak zorunda hissederiz.We feel compelled to tell them.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Or when we are happy, we feel it in the entire body, while sad feelings are here, in the heart.
Eda’yı ise gözlerimiz göremese bile hep aramızda hissederiz.Die ins Innere zu schauen Immer uns zur Seite weisen?
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."Podrían hacer lo que quieran, todos somos títeres".
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."فأنا مع التوليد ومع اسيعاب كل مختلف ومتنوع ومتلون."
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."Todos ficam divididos e infelizes, e acabam se acomodando com seus grilhões".
Eda’yı ise gözlerimiz göremese bile hep aramızda hissederiz.オデットにしか見えず、共に過ごすうち、互いに思いやるようになる。
Hepimiz ayrılıklar yaşarız ve hepimiz bunalmış, umutsuz hissederiz."我们都经历过分手,而對此我们都感到十分沮丧與絕望。
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.A veces sentimos que el cerebro es determinista, que define quiénes seremos.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Czasem wydaje się, że mózg jest deterministyczny, że decyduje o tym, kim będziemy.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Então, por vezes sentimos que o cérebro é determinista, o cérebro determina quem nos iremos tornar.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.우리는 종종 뇌가 결정론적이라고 생각합니다. 즉, 뇌가 우리가 어떻게 될지를 결정한다는거죠.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Manchmal scheint es uns, als sei das Gehirn deterministisch, das Gehirn bestimmt, wer wir sein werden.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Niekedy je mozog deterministický, určuje, kým budeme.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Olykor feltételezzük, hogy az agy determinisztikus, hogy az agy határozza meg, hogy mi lesz belőlünk.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.On sent parfois que le cerveau est déterministe, le cerveau détermine qui l'on sera.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Perciò delle volte noi sentiamo che il cervello è deterministico, il cervello determina chi saremo.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Uneori avem impresia că creierul e determinist, determină ceea ce vom fi.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Vaak denken we dat onze hersenen bepalen wie we gaan worden.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Vậy nên đôi lúc ta cảm thấy bộ não là tất định bộ não quyết định con người chúng ta trở thành
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Понякога чувстваме, че мозъкът е точно определен, но мозъкът определя какви ще бъдем.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.Так нам порой кажется, что мозг детерминирован, мозг определяет, кем мы будем.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.שנתיב הלימוד שלה סוטה יותר ויותר והיא מבודדת את עצמה עוד ועוד.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.لذلك نشعر أحيانا أن المخ حاسم, أن المخ يحدد من سنكون في المستقبل.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.その脳がどんな人になるか決めると思いがちです 実は脳も私達自身になる
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.2つのグループに100ドルずつあげるという
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Ak pomáhame mame z toho dobrý pocit.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Chúng ta cảm thấy vui khi chúng ta cho đi.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Ci sentiamo bene se doniamo.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Cítíme se dobře, když dáváme.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Czujemy się dobrze gdy dajemy.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Jól érezzünk magunkat ha adunk.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Kita merasa senang jika memberi.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.우리는 줄 때 기분이 좋아집니다.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Ne simțim bine când dăruim.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Nos sentimos bien si damos.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Nous nous sentons bien quand nous donnons.