Bu tartışmalar sırasında kendimi çok yalnız hissederim.Чувствах се много изолиран по време на тези дискусии.
Bu tartışmalar sırasında kendimi çok yalnız hissederim.הייתי מרגיש מבודד מאד במהלך דיונים כאלו.
Bu tartışmalar sırasında kendimi çok yalnız hissederim.أشعر بأننى معزول جداً خلال هذة المناقشات.
Bu tartışmalar sırasında kendimi çok yalnız hissederim.しかし同時に 私自身の一貫性や
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Als ik mooie kleren maak en ze kan verkopen,
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Jos teen kauniita vaatteita ja voin myydä niitä, niin minusta tuntuu hyvältä,
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Riuscire a fare dei bei vestiti, e poterli vendere, mi fa sentire bene.
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.Я шью прекрасные вещи, могу продавать их, и мне нравится это.
O zaman kendimi ona karşı daha az suçlu hissederim.Akkor mostantól én sem fogom rosszul érezni magam vele szemben.
O zaman kendimi ona karşı daha az suçlu hissederim.Comme ça, je n'aurai plus à me sentir coupable envers elle.
O zaman kendimi ona karşı daha az suçlu hissederim.Τότε θα μπορέσω να νοιώθω λιγότερες ενοχές απέναντι της.
O zaman kendimi ona karşı daha az suçlu hissederim.بهذه الطريقة لن اشعر بالكثير من الاسى عليها
Sonra Senin nurunu hissederimحينها أحس بنور ضيـــــائك
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Ak spravím niečo, čo vám ublíži, cítim tú bolesť.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Als ik iets doe dat jou pijn doet, voel ik die pijn.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Así, si hago algo que te hace daño, siento dolor.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Ha tehát olyasvalamit csinálok, amivel megbántalak, akkor az nekem is fáj.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Jadi jika saya melukai Anda, saya merasakannya.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Joten jos teen jotain, joka satuttaa henkilöä, tunnen kivun itsekin.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.그래서 만일 제가 여러분에게 상처를 입혔다면, 저는 그 고통을 느낍니다
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Por isso se eu fizer algo que te magoa, sinto essa dor.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Quindi se faccio qualcosa che vi ferisce, sento quel dolore.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Så hvis jeg gør noget der gør ondt på dig, føler jeg smerten.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Si je fais quelque chose qui vous fait mal, je sens votre douleur.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Takže jestli ti někdo ublíží, bolest pocítím také.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Thế nên nếu tôi làm điều gì đó khiến bạn bị tổn thương, tôi cũng cảm thấy sự đau đớn đó.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Wenn ich etwas tue, das dich verletzt, fühle ich den Schmerz.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Έτσι, αν κάνω κάτι που σε πληγώνει, νιώθω τον πόνο σου.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Поэтому если я сделал вам больно, я тоже чувствую боль.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Т.е. ако аз правя нещо, което те наранява, аз чувствам тази болка.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.Тобто, якщо я зроблю вам боляче, я теж відчуватиму біль.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.לכן אם אני עושה משהו שכואב לאחר, אני מרגיש את הכאב.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.فإذا قمت مثلاً بعمل شيء يؤذي مشاعرك، أحس بهذا الألم.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.それを避ける傾向があります