hissedeceksin ile cümle
hissedeceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Mademki gerçeği biliyorsun, belki daha iyi hissedeceksin.Now that you know the truth, perhaps you'll feel better.
Bu ilacı al ve çok daha iyi hissedeceksin.Take this medicine, and you'll feel a lot better.
Bu ilacı iç ve kendini daha iyi hissedeceksin.Take this medicine, and you'll feel better.
Sen daha iyi hissedeceksin.You'll feel better.
Buraya otur, daha iyi hissedeceksin.Sit here, you'll feel better.
Banyo yap! Ardından kendini taze ve rahatlamış hissedeceksin.Have a bath! You'll feel fresh and relaxed afterwards.
Bu ilacı alırsanız, çok daha iyi hissedeceksiniz.If you take this medicine, you'll feel a lot better.
Yarın sabah zaten daha iyi hissedeceksin.Tomorrow morning you will already feel better.
Birkaç saat içinde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.You'll feel better in a few hours.
İyi bir gece uykusundan sonra kendini daha iyi hissedeceksin.You'll feel better after a good night's sleep.
Sen bir şey yedikten sonra daha iyi hissedeceksin.You'll feel better after you eat something.
Sıcak bir duştan sonra daha iyi hissedeceksin.You'll feel better after a hot shower.
Sabahleyin daha iyi hissedeceksin.You'll feel better in the morning.
Bir banyodan sonra daha iyi hissedeceksin.You'll feel better after a bath.
Bence burada kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz.I think you'll feel right at home here.
Artık daha iyi hissedeceksin.You'll feel better now.
Yarın daha iyi hissedeceksin.You'll feel better tomorrow.
Sen sadece akşamdan kalmasın. Öğle yemeğinden sonra daha iyi hissedeceksin.You're just hungover. You'll feel better after lunch.
Bu ilacı al. Yakında daha iyi hissedeceksin.Take this medicine. You'll soon feel better.
Bu ilacı al ve yakında iyi hissedeceksin.Take this medicine and you'll feel better soon.
Eğitim olmadan, sen her zaman yoksulluk hissedeceksin.Without education, you will always feel poverty.
Kendini evindeymiş gibi hissedeceksin.You'll feel at home.
Yarın daha iyi hissedeceksin, söz veriyorum.You'll feel better tomorrow, I promise.
Üşümüş hissedeceksin.You'll feel cold.
İç bunu Jamal. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Drink this, Jamal. You'll feel better.
Bunu iç, Tom. Kendini daha iyi hissedeceksin.Drink this, Tom. You'll feel better.
Yakında kendini daha iyi hissedeceksin.You'll feel better soon.
O mavi olduğundan, taze hissedeceksiniz.Since it's blue, it'll feel fresh.
Ve çok daha iyi hissedeceksinizdir.And you'd feel so much better, you know.
Ve umuyoruz ki bundan ötürü daha iyi hissedeceksiniz.These are all cartoons though.
Bunu biraz yapın ve yakın zamanda tam burada hissedeceksiniz. Ertesi gün acıyacaktırYou do that a little bit, soon enough you'll feel it right here and you'll be sore next day.
Ve onu yakaladıysanız büyük ihtimalle onları hissedeceksiniz.And you probably feel them if you grabbed it.
O halde, şimdi iyice garip hissedeceksin.Okay, this is how you'll be weirder.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.After you receive your grandfather's diary, you will feel so fulfilled.
Teninizle hissedeceksiniz.Well, it will be harder, but eventually you'll feel the plastic taste, because you have a tongue.
Evet, doğru. Ve doktorun yanında kaldığın sürece, hep iyi hissedeceksin.That's right, as long as you stay with the doctor, you'll continue to feel good.
Üstelik kendini çok yalnız hissedeceksin.And you'll probably be lonely, too.
Her şeyde büyük bir fark olduğunu hissedeceksiniz.There's a great difference in everything you're feeling.
Ezberden okuyay?. Daha iyi hissedeceksin. Gyeon-woo.You understand now?
Sen daha iyi hissedeceksin.Te sentirás mejor.
Bu ilacı al. Yakında daha iyi hissedeceksin.Tómate esta medicina, pronto te sentirás mejor.
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.O si no, creo que bebimos demasiado... "
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.(Claro, se isso te fazer se sentir melhor.)
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.Ну, та гаразд, пийте вже, коли вам так хочеться».
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.Exemplu: „Bine băi, cum spuneți voi.
Bir gece uykusundan sonra daha iyi hissedeceksin.Kamu akan merasa lebih baik setelah tidur malam.
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.他说:“这并不觉得特别好,但后来你会得到一个很好的感觉”。
Bir banyodan sonra daha iyi hissedeceksin.תרגיש טוב יותר אחרי אמבטיה.
Bir banyodan sonra daha iyi hissedeceksin.תרגישי טוב יותר אחרי אמבטיה.
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.Kasneje je povedal: »Ko zmagaš na tak način je občutek zelo dober.
Örneğin "Eğer bunu içersen, daha iyi hissedeceksin." gibi.Kui sa sellest aru saaksid, võib-olla siis sul hakkaks parem."
Bunu biraz yapın ve yakın zamanda tam burada hissedeceksiniz. Ertesi gün acıyacaktırFaites ça un petit moment, très vite vous le sentirez juste ici et vous aurez des courbatures le lendemain.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.Miután megkapod nagyapád naplóját, sokkal nyugodtabb lehetsz.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.Une fois que tu auras reçu le journal de ton grand-père, tu auras un tel sentiment d'accomplissement.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.Αφού επιστραφούν τα ημερολόγια, θα νιώθεις πιο ήρεμη.
Büyükbabanın günlüğünü aldıktan sonra... ...bittiğini daha iyi hissedeceksin.بعد عودت مذكرات جدك فانت حتما تشعرين بالراحة
Eğer soru seninse, cevabı elde ettiğinde harika hissedeceksin.Als de vraag van jou is, voeld het geweldig wanneer je het antwoord vindt.
Eğer soru seninse, cevabı elde ettiğinde harika hissedeceksin.Matt: Trato de escribir de 2 a 4 horas por día. 1 hora al día está muy mal y 5 o 6 horas es un día excelente.
Eğer soru seninse, cevabı elde ettiğinde harika hissedeceksin.Se a questão é tua, vais sentir-te muito bem quando descobrires a resposta.
Eğer soru seninse, cevabı elde ettiğinde harika hissedeceksin.Αν η ερώτηση είναι δικιά σου, θα νιώσεις υπέροχα μόλις μάθεις την απάντηση.
İlgili Sayfalar