Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitAj keď je to len niečo malé. Naše myšlienky a pocity v nás utvárajú svet.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitAnche se in misura minore. I nostri pensieri e le nostre sensazioni formano il nostro mondo interiore.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitDù chỉ là một chút. Suy nghĩ và cảm xúc... Hình thành nên thế giới nội tâm của ta.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya ait아주 조금이라도 말입니다. 우리의 생각과 감정은 우리 내면의 세계를 만듭니다.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitMasze mysli i uczucia ksztaltuja swiat wkol nas.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitNos pensées et nos sentiments façonne le monde en nous
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitSekecil apa pun. Pikiran dan perasaan kita membentuk dunia kita.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitSi tan sólo un poquito. Nuestros pensamientos y sentimientos forman nuestro mundo interno.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitVaikka ihan pikkuruisen verran. Meidän ajatuksemme ja tunteemme muodostavat maailmamme.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitΑκόμα κι αν είναι κάτι ελάχιστο. Οι σκέψεις και τα αισθήματά μας από τον κόσμο μέσα μας.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitДаже пусть самое ничтожное. Наши мысли и чувства образуют мир внутри нас.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitНавіть якщо це якась дрібничка. Наші думки та відчуття творять світ всередині нас.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitגם אם במידה קטנה מאד. מחשבותינו ורגשותינו יוצרות את העולם שבתוכנו.
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya aitولو كان متناهيا في الصغر أفكارنا و مشاعرنا تصنع العالم داخلنا
Ne kadar küçük olursa olsun, düşüncelerimiz ve hislerimiz içimizdeki dünyaya ait私たちの考え、感情は 私たちの内なる世界を形作っていく。 私たちの言葉や行動が
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.또 2.9배 더 따듯하다고 느끼고 있기도 합니다.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Estão a sentir-se aquecidos 2,9 vezes mais que o normal, etc.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Jest serdeczny 2,9 razy częściej niż zwykle i tak dalej.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.La sensation de chaleur est à 2,9 fois le niveau normal, et ainsi de suite.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Se sienten cariñosos 2.9 veces que el nivel normal, etc.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Se simt călduroși de 2,9 ori mai mult decât în mod normal și tot așa.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Sie fühlt sich 2,9 Mal so "warm" wie normal, und so weiter.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Si sentono caldi 2,9 volte il normale e così via.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Ze hebben het 2,9 keer warmer dan normaal enzoverder.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Αισθάνονται "ζέστη" στις 2,9 φορές στο κανονικό επίπεδο.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Люди ощущают тепло в 2,9 раза выше нормального уровня, и так далее.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.Той са чувства топло 2,9 пъти повече от нормалното ниво, и така нататък.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.הם מרגישים חם פי 2.9 מהרמה הרגילה, וכן הלאה.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.يشعرون بالدفء 2.9 مرة من المستوى العادي ، والخ.
Normal seviyeden 2.9 kat daha yukarıda sıcakkanlı hislerimiz var, vs.他にも表示方法として
Öç alma, şiddet dolu hareketlerimiz, ve saf öfke gibi hislerimizi mi yitirdik?혹을 순수한 분노에 대한 동물적인 충동을 잃은 것일까요?
Öç alma, şiddet dolu hareketlerimiz, ve saf öfke gibi hislerimizi mi yitirdik?החייתיים שלנו לנקמה, למעשים אלימים, לזעם מזוקק?
Öç alma, şiddet dolu hareketlerimiz, ve saf öfke gibi hislerimizi mi yitirdik?ودوافع الانتقام او الطقوس الدموية ؟ او الغضب الشديد ؟
Öç alma, şiddet dolu hareketlerimiz, ve saf öfke gibi hislerimizi mi yitirdik?暴力的な儀礼 怒りの爆発は どこかに行ったのでしょうか あるいは 別の要因が あるのでしょうか
O da, bana şöyle yanıt verdi. " Belki de, artık sen dini hislerini veya ruhunu kaybetmişsindir."그 날, 그의 대답에 게 말했다, "음," 고 말했다 "어쩌면 당신이 잃은 당신의 종교 또는 정신."
O evlilik görüşmesine bile gitti. Hala hislerinden kurtulamıyor musun?On nawet poszedł na spotkanie o małżeństwie, nie możesz jeszcze pozybyć się swoich uczuć?
O evlilik görüşmesine bile gitti. Hala hislerinden kurtulamıyor musun?.הוא אפילו הלך לפגישת נישואים <BR> ?את עדיין לא יכולה לשכוח אותו
O evlilik görüşmesine bile gitti. Hala hislerinden kurtulamıyor musun?، لقد ذهب حتى إلى موعد زواج هل لا تزالين لا تستطيعين التخلص من مشاعركِ نحوه بعد ؟
O evlilik görüşmesine bile gitti. Hala hislerinden kurtulamıyor musun?ううん そんな事より
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.A fost greu cand incercam sa nu fiu controlat de acele sentimente.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Było ciężko kiedy próbowałem nie być kontrolowanym przez te uczucia.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.C'était dur quand j'essayais de ne pas être contrôlé par ces sentiments.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Det var svårt när jag försökte inte bli kontrollerad av dom känslorna.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Era difficile quando stavo provando a non essere dominato da quei sentimenti.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Es war schwer, als ich versuchte, nicht von diesen Gefühlen kontrolliert zu werden.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Het was moeilijk toen ik probeerde om niet door die gevoelens gecontroleerd te worden.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Mình đã cố gắng để không bị những cảm xúc đó chi phối. Nhưng thật là khó.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Sangatlah susah buatku ketika aku mencoba untuk tidak dikontrol oleh perasaan itu.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Težko je bilo, ko sem se trudil, da me ta čustva ne bi obvladala.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Ήταν δύσκολο όταν προσπαθούσα να μην ταρακουνηθώ απ'αυτά τα συναισθήματα.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.Было трудно, когда я пытался не быть зависимым от тех чувств.
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu..זה היה קשה כשניסיתי לא להיות מושפע מרגשות אלה
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu.كان صعباً عندما كنت أحاول ان لا اكون تحت تحكم هذه المشاعر
O hisler tarafından kontrol edilmemeye çalıştığımda zordu." あぁ こいつには完全に降参だ"って認めたから
Oldukça güzel bir kadındı. Ancak, Sangmin'in büyükbabasının ölümüyle birlikte... ...o hisleri gömdüm.Ils... on doit d'abord penser au futur de Boeun.
Öncesinde ikisini de teşvik etti ama sonradan hisleri karman çorman oldu.Antes tinha dado a sua bênção, mas agora estava confusa.
Öncesinde ikisini de teşvik etti ama sonradan hisleri karman çorman oldu.De antemano, les dio su aprobación, pero luego tuvo sentimientos encontrados.
Öncesinde ikisini de teşvik etti ama sonradan hisleri karman çorman oldu.Előzőleg áldását adta rá mindkettőjüknek, de utóbb vegyes érzések töltötték el.
Öncesinde ikisini de teşvik etti ama sonradan hisleri karman çorman oldu.Op voorhand gaf ze haar zegen, maar nu had ze gemengde gevoelens.
Öncesinde ikisini de teşvik etti ama sonradan hisleri karman çorman oldu.قبل ذلك منحتهما مباركتها و لكن بعدها كانت لديها مشاعر مختلطة