hint ile cümle

hint kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.인도에서 기차를 타시면 심심찮게 사람들이 라디오를 듣는 걸 보실 수 있어요. 핸드폰으로 듣기도 하죠.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.látni, ahogy az emberek hallgatják a rádiót, de akár a mobiltelefonon is.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Nếu bạn đi trên tàu ở Ấn Độ, bạn có thể thấy mọi người nghe radio và thậm chí là từ điện thoại của họ.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Podróżując kolejami indyjskimi widzi się ludzi, którzy słuchają radia, niektórzy nawet z telefonów.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Se viaggiate sui treni indiani, potete vedere gente che ascolta la radio anche dai telefonini.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Se viajarem em comboios indianos, veem as pessoas a ouvir rádio mesmo através dos telemóveis.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Wenn Sie nämlich in Indien Zug fahren, sehen Sie Menschen, die Radio hören, sogar auf ihren Handys.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.Ако патувате в Индийски влакове, ще видите хора които слушат радио дори и на мобилните си апарати.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.В поездах Индии люди часто слушают радио даже из мобильных телефонов.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.כאשר נוסעים ברכבות בהודו, ניתן לראות אנשים מאזינים לרדיו, אפילו מתוך הניידים שלהם.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.إذا سافرتم في القطارات في الهند, يمكنكم رؤية الناس يستمعون إلى الراديو و تعلمون, حتى من هواتفهم المحمولة.
Eğer Hint trenlerinde seyahat ettiyseniz insanların radyo dinlediklerini görürsünüz, cep telefonlarından bile.車内でラジオを聴く人をよく見かけます 携帯電話で聴く人もいます 当時私は13歳でした
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Als je je nationaliteit niet kunt kiezen, dan wou je toch nog een liever een Indiase man zijn.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Če ne bi mogli izbirati narodnosti, bi v Indiji raje bili moški.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Ha nem választhatjuk meg az állampolgárságunkat, akkor indiai férfinek akarnánk lenni.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Jeżeli nie możesz zdecydować się na swoja narodowość, że chcesz zostać Hindusem,
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Jika Anda tidak dapat memilih kewarganegaraan, Anda akan ingin menjadi seorang laki-laki India.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Kdybyste si nemohli vybrat národnost, chtěli byste se stát indickým mužem.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.만약에 여러분이 국가를 선택할 수 없다면, 인도 남자가 되길 원하실 겁니다
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Nếu bạn không thể chọn đất nước mình, vậy bạn sẽ muốn trở thành người đàn ông Ấn Độ.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Om du inte kan välja din nationalitet så vill du vara en indisk man.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Se não pudessem escolher a vossa nacionalidade, então iam querer ser um homem indiano.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Se non aveste potuto scegliere la nazionalità, allora avreste voluto essere un uomo indiano.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Si uno no puede elegir la nacionalidad, entonces querrá ser un hombre indio.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Si vous ne pouvez pas choisir votre nationalité, alors vous voulez devenir un homme indien.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Wenn Sie Ihre Nationalität nicht aussuchen können, dann möchten Sie zumindest ein indischer Mann sein.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Εάν δε μπορείτε να επιλέξετε την εθνικότητά σας, τότε θα θέλατε να είστε Ινδός.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.В случай, че не може да избирате националността си, бихте предпочели да сте индийски мъж.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.Если бы вы не могли выбирать национальность, в Индии вы бы предпочли стать мужчиной.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.אם לא ניתן לבחור לאומיות, היית רוצה להיות גבר הודי.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.فاذا كان ليس بوسعك أن تختار قوميتك, ستختار في حينها أن تكون رجلاً هندياً.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.インド人男性を希望することでしょう なぜならインド人男性は
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.A kéz jönnek be főtt só marha-és almabor és az indiai kenyeret.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.As mãos estão chegando à carne sal cozido e maçã e pão indiano.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Các tay vào thịt bò muối, đun sôi và rượu táo và bánh mì Ấn Độ.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.De handen komen in om gekookt zout vlees en cider en Indiase brood.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Die Hände werden in zu gekochtem Pökelfleisch und Apfelwein und indisches Brot kommen.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Hænderne kommer ind på kogt salt oksekød og cider og indisk brød.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Händerna kommer in till kokt salt kött och cider och indiska bröd.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Kädet ovat tulossa sisään keitettyä suolaa naudanlihan ja siideri ja Intian leipää.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.바늘이 삶은 소금 쇠고기와 음료수 인도 빵에오고있다.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Las manos están llegando a la carne salada hierve y la sidra y el pan indio.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Le mani sono in arrivo alla carne di manzo salata e lessate sidro e il pane indiano.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Les mains sont à venir pour le boeuf salé cuit et le cidre et le pain indien.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Mâinile sunt vin pentru carnea de vită fiartă şi sare cidru de mere şi pâine indiană.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ręce idą w celu gotowana wołowina soli i cydr i indyjski chleb.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Roke prihajajo se v kuhana govedina sol in jabolčnik in indijski kruh.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ruce jsou na cestě do soli vařené hovězí maso a jablečného moštu a indický chléb.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ruky sú na ceste do soli varené hovädzie mäso a jablčného muštu a indický chlieb.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Tangan yang datang untuk daging sapi rebus garam dan sari dan roti India.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Τα χέρια έρχονται για να βραστό βοδινό κρέας αλάτι και μηλίτη και της Ινδίας ψωμί.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Руки, поступающими в вареной говядины соль и сидра и индийского хлеба.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Руки, які надходять в вареної яловичини сіль і сидру та індійського хліба.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.Ръцете са в варено говеждо месо, сол и сайдер и индийски хляб.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.הידיים באים כדי לבשר מלח מבושלים סיידר לחם הודי.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.يد تأتي في لحوم البقر الملح المغلي وعصير التفاح والخبز الهندي.
Eller, haşlanmış tuz sığır eti ve elma şarabı ve Hint ekmek geliyor.なぜ男性はそう自分自身を心配するのだろうか?食べていない彼は仕事する必要はありません。
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Ano, všechny tyto statečné domy a květinové zahrady přišel z Atlantiku, Pacifiku, a Indický oceán.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Áno, všetky tieto statočné domy a kvetinové záhrady prišiel z Atlantiku, Pacifiku, a Indický oceán.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Có, tất cả những nhà dũng cảm và vườn hoa đến từ Đại Tây Dương, Thái Bình Dương, đại dương và Ấn Độ.

İlgili Sayfalar