İnekler Hindular için kutsaldır.Cows are sacred to Hindus.
İçki hindistan cevizi kabuklarında servis edildi.The drinks were served in coconut shells.
O, Hindistan'da bulundu.He has been to India.
Biz Hindistan'dan çay ithal ederiz.We import tea from India.
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.Mother Teresa was a Catholic nun who lived and worked in Calcutta, India.
Hindular tapınaklarda ibadet ediyor.The Hindus worship in temples.
Televizyon haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası olmuş.According to TV news, there was a plane crash in India.
TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.According to TV news, there was a plane crash in India.
Tayland'ta insanlar yiyecek içecek ve oyuncaklar için hindistan cevizi kullanırlar.In Thailand, people use coconuts for food, drink and toys.
Kitabı İspanyolcadan Japoncaya çeviren Bay Hino'ydu.It was Mr Hino who translated the book from Spanish into Japanese.
Hediye Hintlileri çok memnun etti.The gift delighted the Indians very much.
Columbus batıya giderek Hindistan'a ulaşabileceğini iddia etti.Columbus argued that he could reach India by going west.
Bu Tokyo'da bir yerde en iyi hint restoranıdır.This is the best Indian restaurant anywhere in Tokyo.
Bu hindinin tadı iyi.This turkey tastes good.
Bu Bayan HintlidirçThis lady is Indian.
Hindistan cevizi sütü almak için öncelikle hindistan cevizini kırarak açmalısın.In order to get the coconut milk, you must first crack the coconut open.
Hindistan'da kaldığım sırada param bitti.I ran out of money during my stay in India.
Hindistan uzun yıllar boyunca Büyük Britanya tarafından yönetildi.India was governed by Great Britain for many years.
Hindistan uzun yıllardır Birleşik Krallık tarafından yönetildi.India was governed by Great Britain for many years.
Hindistan, dünyanın yedinci büyük ülkesidir.India is the seventh largest country in the world.
Hindistan'da şimdi gıda sıkıntısı var.India is now short of food.
Hindistan'ın nüfusu nedir?What is the population of India?
Hindistan İngiltere'den bağımsızlığını 1947 yılında kazandı.India gained independence from Britain in 1947.
Hindistan'ın İngiltere'den farklı bir iklimi var.India has a different climate from England.
İnekler Hindistan'daki birçok insan için kutsaldır.Cows are sacred to many people in India.
Hiç Hindistan'da bulundunuz mu?Have you ever been to India?
Hintliler bu bölgede yaşadılar.Indians inhabited this district.
Bir gün biz Hindistan'a gezi yapacağız.Some day we'll take a trip to India.
İngiltere'den Hindistan'a yapılan yolculuk eskiden 6 ay sürerdi.The voyage from England to India used to take 6 months.
Filmi izlemek Hindistan'a bir yolculuk yapmak gibi bir şeydir.Seeing that movie is something like taking a trip to India.
Hiç hindi yedin mi?Have you ever eaten turkey?
1951'de Rahibe Teresa o zamanlar Hindistan'ın en büyük şehri olan Kalküta'ya gönderildi.In 1951, Sister Teresa was sent to Calcutta, then the largest city in India.
1600'larda , çay Hindistan'dan Avrupa'ya tanıtıldı.In the 1600s, tea was introduced into Europe from India.
Kenji Hindistan yolculuğu hakkında arkadaşlarına bir hikaye anlattı.Kenji told his friends a story about his trip to India.
Hindistan'da dün büyük bir deprem meydana geldi.A big earthquake occurred in India yesterday.
Dün Hindistan'da büyük bir deprem oldu.A big earthquake occurred in India yesterday.
Benim hesaplamama göre, o şimdiye kadar Hindistan'da olmalı.According to my calculation, she should be in India by now.
Benim büyükbabam kısmen Hintliydi.My grandfather was part Indian.
Hindistan'daki bir guruyu ziyaret etmek için bir randevum var.I have an appointment to visit a guru in India.
Hindistan'a bir geziye gittim.I was on a trip to India.
Bir hindi, bir piliçten biraz daha büyüktür.A turkey is a little bigger than a chicken.
Tayvan yemeği, Hint yemeğinden daha hafiftir.Taiwanese food is milder than Indian food.
Çay geniş ölçüde Hindistan'da yetiştirilir.Tea is widely grown in India.
Çin'in nüfusu Hindistan'ınkinden daha büyüktür.The population of China is larger than that of India.
Japonya'nın iklimi Hindistan'ınkinden daha ılımandır.The climate of Japan is milder than that of India.
Bir grup Hintli erkek çocuğuna öğretmenlik yaptı.He taught a group of Indian boys.
Hindistan'da isyanı bastırdı.He put down the rebellion in India.
O bir İngiliz vatandaşı fakat Hindistan'da yaşıyor.He is a British citizen, but lives in India.
Bana Hindistan hakkında hikayeler anlatırdı.He used to tell me stories about India.
O, hayatını Hindistan'daki hastaları tedavi etmeye adamak istiyor.He intends to devote his life to curing the sick in India.
Japonya yoluyla Hindistan'a gitti.He went to India by way of Japan.
Onlar Hindistanlı bir kıza ve İtalyalı bir oğlana bakıyorlardı.They were taking care of a girl from India and a boy from Italy.
O hem Hindistan'da hem de Çin'de iyi tanınmaktadır.She is well known in both India and China.
Hindistan'da bir köyde yaşıyor.She is living in some village in India.
O, zengin Hintli kızlara öğretmenlik yaptı.She taught rich Indian girls.
Hindistan'ın bölgesel lezzet açısından zengin bir mutfağı vardır.India has a cuisine rich in regional flavour.
Ben Hindistan'dan gelmedim.I am not from India.
Ben Hindistan'lı değilim.I am not from India.
Sen Hindistanlı gibi görünüyorsun.It looks like you are from India.
Öyle görünüyorki ki sen Hindistanlısın.It looks like you are from India.