hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Stworzyłem własną wersję historii Indii. Zawarłem w niej opowieści mojej babci.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Tôi đã lấy những mẩu chuyện từ bà mình.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Συμπεριέλαβα, μάλιστα, ιστορίες από τη γιαγιά μου.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Включих истории, разказани от баба ми.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Я добавил даже рассказы моей бабушки.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.Я навіть включив історії своєї бабусі.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.למעשה כללתי סיפורים מסבתי.
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.و شمل ذلك في الواقع قصصا روتها لي جدتي
Bu versiyona büyükannemden dinlediğim hikayeleri ekledim.付け加えました 祖母は昔 電話交換手だったので
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.Cette vidéo est fondée sur un chapitre du livre \"Eight Amazing Engineering Stories\".
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.Den här videon är baserad på ett kapitel i boken Åtta Otroliga Ingenjörshistorier
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.Dieses Video basiert auf einem Kapitel des Buches Eight Amazing Engineering Stories
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.הוידאו הזה מבוסס על פרק בספר \"שמונה סיפורי הנדסה מדהימים\"
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.هذا الفيديو مبني على فصل في كتاب ثمان قصص هندسية مدهشة\"Eight Amazing Engineering Stories\"
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.A sabedoria destes anciãos não é uma mera coleção de histórias sobre povos antigos num local remoto.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Ezen idősek bölcsessége nem csupán egy távoli hely idős embereiről szóló történetek gyűjteménye.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Kebijaksanaan para sesepuh ini tidak sekedar sekumpulan kisah tentang orang tua di tempat terpencil.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.이 선배들의 지혜는 어떤 외딴 곳에 사는 나이 든 사람들의 이야기를
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.La sabiduría de estos mayores no es una mera colección de historias de gente mayor de algún lugar remoto.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.La saggezza di questi anziani non è soltanto una raccolta di storie di anziani in qualche posto remoto.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Mądrość tej starszyzny to nic więcej jak zbiór historii o starych ludziach z dalekich miejsc.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Moudrost starších není pouhou sbírkou příběhů o starých lidech na nějakém vzdáleném místě.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Múdrosť týchto starších nieje iba nejaká zbierka príbehov o starých ľuďoch v nejakých vzdialených miestach.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Мудрість цих старійшин це не просто зібрання історій про літніх людей в якомусь віддаленому регіоні
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Мудрость этих стариков - это не просто собрание рассказов о древних людях, живших где-то там, далеко-далеко.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.Мъдростта на тези старейшини е повече от сбор от истории за стари хора в някакво отдалечно място.
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.החוכמה של זקני השבט האלו היא לא סתם אוסף של סיפורים על אנשים זקנים
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.ان حكمة هؤلاء الاجداد ليست مجرد تراكم علم من الاجداد
Bu yaşlı insanların bilgeliği ücra bir yerdeki ihtiyarlar hakkındaki hikayelerin sadece bir derlemesi değil.辺境の地や老人に 関する物語の単なる 寄せ集めではないのです
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Eu caminhava pelas florestas das histórias dos meus avós.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Ich spazierte durch die Wälder der Geschichten meiner Großmutter.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Ik wandelde door de bossen uit de verhalen van mijn grootmoeder.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Jag vandrade i skogen som min mormor berättat om.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Je marchais à travers les forêts des contes de ma grand-mère.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.저는 제 할머니가 저한테 들려주시던 여러 이야기에 나오는 숲속을 걸으며 많은 시간을 보냈지요.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Mă plimbam prin pădurile din basmele bunicii mele.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Nagyanyám meséinek erdőiben sétáltam.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Passeggiavo nelle foreste dei racconti di mia nonna.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Prechádzala som sa morom príbehov mojej starej mamy.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Procházela jsem se lesy příběhů mojí babičky.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Saya berjalan melewati hutan dari dongeng nenek saya.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Szłam przez lasy z opowiadań mojej babci.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Tôi đang đi bộ qua những khu rừng trong những câu chuyện của bà tôi.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Yo caminaba por los bosques de los relatos de mi abuela.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Περπατούσα στα δάση των ιστοριών που μου έλεγε η γιαγιά μου.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Разхождах се през горите, за които баба ми ми беше разказвала.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Я гуляла лісом із казок моєї бабусі.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.Я гуляла по лесам из рассказов моей бабушки.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.ארץ הולדתי, פולין. הלכתי ביערות של סיפורי סבתי.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.كنت اسير عبر الغابات الموجودة في حكايات جدتي.
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.我行過嫲嫲故仔入邊 唧森林。
Büyükannemin hakkında hikayeler anlattığı ormanlardan geçiyordum.森の中を歩いていました どこの土を踏んでもその下には墓があり
Büyük dergilerin büyük hikayeleri nasıl ele aldığını çok merak ediyorum,전 유명한 잡지들이 큰 뉴스를 어떻게 다루는지 관심이 많은데,
Büyük dergilerin büyük hikayeleri nasıl ele aldığını çok merak ediyorum,אני מאוד סקרן כיצד מגזינים גדולים מטפלים בסיפורים גדולים,
Büyük dergilerin büyük hikayeleri nasıl ele aldığını çok merak ediyorum,فأنا فضولي جدا لمعرفة كيف تتعامل المجلات الكبيرة مع القضايا الكبيرة,
Büyük dergilerin büyük hikayeleri nasıl ele aldığını çok merak ediyorum,タイム誌とニューズウィーク誌が どう9・11テロを扱うのか気になりました
Büyürken bana hikayeler anlatırdıKiedy dorastałem, opowiadał mi, jak ciął ludzi bagnetem
Büyürken bana hikayeler anlatırdı제가 커가면서 그 친구는
Büyürken bana hikayeler anlatırdıNun, als ich älter wurde, erzählte er mir
Büyürken bana hikayeler anlatırdıובכן, כשגדלתי, הוא נהג לספר לי
İlgili Sayfalar