hikayeler ile cümle

hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.여러가지 이유와 스토리들이 있는데
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Mají k tomu několik důvodů a příběhů s tím spojených.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Na mármost, sok oka van ennek és történetek is szólnak róla, hogy miért.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Sunt multe motive şi poveşti în jurul acestui obicei.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Υπάρχουν ένα σωρό λόγοι και ιστορίες γι' αυτό.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Для цього є купа причин, і з цим пов'язано декілька історій.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Има различни причини за това и истории за обичая.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.Этому есть немало объяснений, есть истории об этой традиции.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.אבל אחת הסיבות היא שזה מסמן שינוי, מלפני לאחרי.
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.وهناك أسباب عديدة لذلك وقصص كثيرة حول هذا التقليد
Bunun bazı nedenleri var ve hatta bu konuda anlatılan hikayeler var.そのうちの一つは「変化を示す」ことです
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Abbiamo visto questa storia per tutto il Paese e anche in luoghi che si trovano oltre i confini statunitensi.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Am văzut această poveste în toată ţara şi chiar şi în locuri dincolo de graniţele americane.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Chúng ta đã nhìn thấy những chuyện này trên khắp đất nươc ngay cả những nơi ngoài biên giới Hoa Kỳ.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Csak 27 ember négyzetmérföldenként, ami nagyjából 10 ember négyzetkilométerenként.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Já vimos esta história um pouco por todo o país, mesmo em lugares para lá das fronteiras americanas.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Jsme toho svědky po celé zemi, ale i za hranicemi Spojených států.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Kita banyak melihat kisah seperti ini di berbagai wilayah dan bahkan di daerah di luar Amerika Serikat.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.시골지역 붕괴 현상은 미국 전역 뿐만이 아니라 세계의 다른 곳에서도 있어 왔습니다.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.On a vu cette histoire dans tout le pays et même dans les endroits au-delà des frontières américaines.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.S touto situáciou sme sa stretli naprieč celou krajinou a dokonca na miestach za americkými hranicami.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Vi har sett samma sak hända över hela landet och även på platser utanför USAs gränser.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.We hebben dit gezien in het hele land en zelfs buiten de Amerikaanse grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Widzieliśmy to już w całym kraju a nawet w innych miejscach poza Ameryką.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Wir haben diese Geschichte im ganzen Land gesehen und auch außerhalb der amerikanischen Grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Το φαινόμενο το έχουμε δει να συμβαίνει σε όλη τη χώρα ακόμα και σε μέρη πέραν των αμερικανικών συνόρων.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Похожую ситуацию мы уже видели по всей стране и за её пределами.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Примери за това има из цялата страна и дори извън американските граници.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.אנחנו רואים סיפורים כאלו בכל המדינה ואפילו במקומות מעבר לגבולות אמריקה.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.رأينا نفس القصة في جميع أنحاء البلاد و حتى في أماكن خارج الحدود الأمريكية.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.また国外にも見受けられます 症状としては...
Bunun bileşimi, bunun güzelliği, şekli, ve buna dahil olmuş hikayeler, aynı zamanda içindekini korumuş olması.이 저글링은 그에 얽힌 이야기, 모양, 아름다움들의 조합입니다 그것은 안의 내용물을 보호하기도 하죠
Bunun bileşimi, bunun güzelliği, şekli, ve buna dahil olmuş hikayeler, aynı zamanda içindekini korumuş olması.זה השילוב של זה, היופי של זה, הצורה, והסיפורים שהיו מעורבים בזה, כמו גם העובדה שהם הגנו על התכולה,
Bunun bileşimi, bunun güzelliği, şekli, ve buna dahil olmuş hikayeler, aynı zamanda içindekini korumuş olması.انها مزيح من ذلك في جمالها وشكلها وبكل القصص المرتبطة بها فضلاَ عن حقيقة انها تحمي محتوياتها
Bunun teknoloji ile bir ilgisi yok. Bu, insanlar ve hikayeler ile ilgili.Nie chodzi tu o technologię, ale o ludzi i ich losy.
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.저는 이것을 너무 잘 알고 있습니다. 제가 전 세계를 여행할 때 이런 이야기들을 듣고
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.To znám velmi zblízka, protože i když cestuji po celém světě, naslouchám příběhům a zachycuji je, trpím.
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.В цьому я точно впевнена тому що подорожуючи світом слухаючи та записуючи історії я веду боротьбу
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.זאת אני יודעת באופן אינטימי, מפני שאפילו כשאני נוסעת בעולם
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.انا اعلم هذا جيداً .. لانه وعلى مدى سفري حول العالم
Bunu yakından biliyorum çünkü bu hikayeleri dinlemek ve kaydetmek için dünyayı gezeken bile mücadele ediyorum.私は世界中を旅して このような物語を聞いて 記録していたからです
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Chứa đựng cả ngàn năm lịch sử bên trong, và những sự kiện của con người và thiên nhiên.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.수천년 동안의 오랜 역사와 자연과 인류에게 있었던 재해들에 대한 기록을 자기 몸 안에 담고 있는 것이죠.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Sie enthalten Jahrtausende ihrer eigenen Geschichte und auch Hinweise auf Geschehnisse von Natur und Menschen.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Több ezer év történetét őrzik magukban, természeti és emberi események emlékeit.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.Они содержат тысячи лет историй внутри себя, а также записи природных и человеческих событий.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.הם אוצרים בתוכם את אלפי שנות עברם, ומכילים גם רישומים של אירועי טבע ואדם.
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.فهي تحمل في طياتها آلاف السنين من تاريخها الذاتي كما انها تحتفظ بسجلات الأحداث الطبيعية و الإنسانية
Bünyelerinde binlerce yıllık kendi hikayelerini barındırıyorlar, ve tabii ki doğal ve insani olayları da.刻み込んでいますし 自然界や人間界の出来事も記録しています バオバブを見ると
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri.Así que esa es una de las historias del petróleo.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Đấy chỉ là một câu chuyện về dầu mỏ; còn nhiều chuyện khác nữa.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.많은 기름 이야기중 하나인데요, 정말 많습니다.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Reasumując informacje o ropie - jest jej bardzo dużo.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Så det är en aspekt på olja, det finns enorma mängder av den.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Takže to je jeden příběh ropy -- je jí hodně.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Voilà une façon de raconter le pétrole : il y en a beaucoup, tout simplement.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Итак, одна сторона вопроса в том, что объёмов нефти предостаточно.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.Тож це один факт про нафту; її дуже багато.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.זה אחד הסיפורים על הנפט. יש פשוט המון נפט.
Bu petrolle ilgili hikayelerden biri. Dahası da var.إذاً تلك أحد القصص عن النفط. هناك الكثير منها.
İlgili Sayfalar