hikayeler ile cümle

hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Dù có y chang nhau, nhưng lịch sử tạo ra chúng hoàn toàn khác biệt.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Eles podem parecer iguais, mas eles têm uma história diferente.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Gambar ini kelihatan sama, tetapi punya sejarah yang berbeda.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Ils peuvent paraître identiques, mais ils ont une histoire différente.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.그것들은 비슷해 보일 수 있습니다. 그러나 각가 다른 역사를 지니고 있습니다
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Lahko sta podobna, vendar z različno zgodovino.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Lehet, hogy hasonlóak, de különböző a történetük.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Mogą wyglądać tak samo, ale mają różne historie.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Možno vyzerajú rovnako, ale každý má inú históriu.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Můžou vypadat stejně, ale mají jinou historii.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Ne saattavat näyttää samalta, mutta niillä on eri historia.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Puede que se parezcan pero tienen historias diferentes.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Sie mögen gleich aussehen, aber sie haben verschiedene Geschichten.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Ze mogen op elkaar lijken, maar ze hebben een andere geschiedenis.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Μπορεί να μοιάζουν αλλά έχουν μία διαφορετική ιστορία.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Вони можуть виглядати однаково, але в них різна історія.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Они могут быть одинаковы, но у них разная история.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.Те може да изглеждат подобни, но имат различна история.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.הן יכולות להראות זהות, אך יש להן היסטוריה שונה.
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.صحيح ان الصورة متطابقة .. ولكن كل لوحة تحمل تاريخاً مختلفاً
Birbirlerine benzeyebilirler ancak hikayeleri farklıdır.通常本物は創作の結果である一方
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriA když zbytek týmu postoupil až k němu, mnoho toho po něm nenašli.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriKiedy pozostali członkowie zespołu podeszli, niewiele z niego zostało.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleri다른 대원들이 그에게 다가갔을때는
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleri"não temos que escrever uma carta para a mãe dele".
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriOch han bad om ursäkt för att han inte kunde ta med dem hem.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleri Pentagon gibi yerlerde konuşulmaya başlanacaktır.Când restul echipei a avansat nu au găsit prea multe rămășițe.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleri Pentagon gibi yerlerde konuşulmaya başlanacaktır.Und als der Rest des Teams nachrückte, war nicht mehr viel übrig.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriΈτσι, όταν πλησίασε η υπόλοιπη ομάδα, βρήκαν ελάχιστα.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriКогда товарищи подбежали, они почти ничего не нашли.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriТож коли підійшла решта групи, вони майже нічого не знайшли.
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriוכאשר יתר הקבוצה התקדמה
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleriوهكذا عندما تقدمت بقية الفريق
Bir çizgi roman fuarı) konuştuğu güç tapınakları hikayeleri身体は殆ど残っておらず
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Alguns sentiram-se tocados pela minha história pessoal, e partilharam as suas histórias comigo.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Banyak yang tersentuh oleh cerita pribadi saya, dan mereka menceritakan cerita mereka sebagai balasannya.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Beaucoup ont été touchés par mon histoire personnelle, et en échange, ils m'ont raconté leur histoire.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.In molti si sono commossi sentendo la mia storia, e hanno condiviso le loro storie in cambio.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.많은 사람들이 제 이야기에 감동 받았고, 거꾸로 그들이 이야기를 들려주기도 했습니다.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Många berördes av min egen historia och de delade sina historier i utbyte.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mange var berørte af min personlige historie, og de delte deres historier til gengæld.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mijn verhaal raakte vele harten, en mensen vertelden mij hun eigen verhaal.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mnoho z nich bylo mým příběhem pohnuto a na oplátku se podělili o své příběhy.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Muchos se emocionaron por mi historia personal, y compartieron sus historias a cambio.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Mulţi au fost afectaţi de povestea mea personală şi mi-au împărtăşit poveştile lor.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Sokakat megérintett a személyes történetem, és ők is megosztották velem a sajátjukat.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Viele waren von meiner Geschichte gerührt und haben im Gegenzug ihre eigenen Geschichten erzählt.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Wielu poruszyła moja historia i opowiedzieli mi własną.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Πολλοί συγκινήθηκαν από την προσωπική μου ιστορία, και μοιράστηκαν, επίσης, τις δικές τους.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Багатьох зачепила моя особиста історія, натомість вони ділилися своїми.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.Многих тронула моя история, и они стали делиться своими.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.רבים התרגשו מהסיפור האישי שלי, ושיתפו בסיפור שלהם.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.الكثير تأثروا بقصتي الشخصية، و قاموا بمشاركتي بقصصهم بالمقابل.
Birçoğu kişisel hikayemden çok etkilenmişti ve karşılığında kendi hikayelerini anlattılar.多くの人が私の話に感動し それぞれの話をしてくれました
Birçok hikayemizi anlatmaya gönüllü olan insanlar için. Hikayeler önemlidir.Les histoires sont importantes.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Az egyik női szerkesztő azt mondta, nem érdeklik az úgy nevezett "kézimunka történetek".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Dan seorang editor mengatakan bahwa dia tidak tertarik pada sesuatu yang disebutnya "kisah pekerjaan tangan."
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Eén redacteur vertelde me dat zij niet geïnteresseerd was in wat ze noemde "verhalen over arbeiders".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Eine Herausgeberin sagte mir, dass sie keine Interesse an "Handarbeitsgeschichten", wie sie es nannte, hat.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.그리고 한 편집자가 저에게 자신은 "육체노동 이야기"라고 부르는 것에는 관심이 없다고 했습니다.
İlgili Sayfalar