hikayeler ile cümle
hikayeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.אולי לשלב תמונות וציורים ומילים כדי לספר למעשה סיפורים על אדריכלות.
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.ربما يقوم بالجمع بين الصور والرسومات والكلمات ليتمكن من رواية القصص حول الهندسة المعمارية
Belki görüntü, çizim ve kelimeleri hikayeye birleştirip mimari hakkında hikayeler anlatmak mümkün olabilir.建築物の物語を伝えられるように しかしそれは発明する必要がないことが分りました
Bence Popcorn web üzerinde hikayeler anlatma yolumuzu ve yaşadığımız dünyayı anlama yolunu değiştirecek.저는 팝콘이 인터넷에서 우리가 이야기를 하는 방식 그리고 우리가 사는 세상을 이해하는 방식을 바꿀 수 있다고 생각합니다
Bence Popcorn web üzerinde hikayeler anlatma yolumuzu ve yaşadığımız dünyayı anlama yolunu değiştirecek.Popcorn ar putea schimba felul cum istorisim pe net și felul în care înţelegem lumea în care trăim.
Bence Popcorn web üzerinde hikayeler anlatma yolumuzu ve yaşadığımız dünyayı anlama yolunu değiştirecek.Popcorn może zmienić sposób opowiadania historii i sposób zrozumienia otaczającego nas świata.
Bence Popcorn web üzerinde hikayeler anlatma yolumuzu ve yaşadığımız dünyayı anlama yolunu değiştirecek.אני חושב שפופקורן יכול לשנות את הדרך בה אנו מספרים סיפורים ברשת, ואת הדרך בה אנו מבינים את העולם.
Bence Popcorn web üzerinde hikayeler anlatma yolumuzu ve yaşadığımız dünyayı anlama yolunu değiştirecek.自分の住む世界を理解する 方法を 変えられると思います ありがとうございました (拍手)
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Aku tersusun dari kisah, dari impian, dari perjuangan, dari harapan masa depan.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Az én történetekből, vágyakból, törekvésekből és jövőre vonatkozó kívánságokból tevődött össze.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum."Eu" era compus din poveşti, din pofte, din năzuinţe, din dorinţe proiectate în viitor.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.'Ik' bestond uit verhalen, verlangens, inspanningen... ...en wensen voor de toekomst.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Il mio io era fatto di storie, di voglie, di lotte, di desideri per il futuro.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Ja było złożone z opowieści, żądz, dążeń, pragnień przyszłości.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Jag var sammansatt av berättelser, av begär, av strävanden, av önskningar för framtiden.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Já se sestávalo z příběhů, tužeb, snažení a přání.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.저는 이야기들, 갈망, 노력, 미래에 대한 욕구들로 구성되어 있었습니다.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Mein Ich war aus Geschichten zusammengesetzt von Verlangen, von Bestreben, von Wünschen für die Zukunft.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Moje ja tvorili príbehy, vášne, snahy, túžby budúcnosti.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Mon moi était composé d'histoires, d'envies, d'efforts, de désirs d'avenir
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.O meu "eu" era formado por histórias, de aspirações, de lutas, de desejos para o futuro.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Tôi đã là sự tổng hợp của nhiều câu chuyện, của lòng tham, sự nỗ lực,, của khao khát hướng tới tương lai.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum."Yo" estaba formada de historias, de anhelos, de luchas, de deseos de futuro.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Το "εγώ" αποτελούνταν από ιστορίες από διακαείς πόθους, από αγώνες, από ελπίδες για το μέλλον.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Аз бях съставена от истории, от жадувания, стремежи, от желания за бъдещето.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Я була наповнена історіями, прагненнями, потягами, мріями про майбутнє.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.Я была наполнена историями, стремлениями, влечениями, мечтами о будущем.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.עצמי הייתה מורכבת מסיפורים, מהשתוקקויות, משאיפות, מתשוקות לגבי העתיד.
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.(أنا) كانت تتألف من القصص ، من الرغبات الشديدة، والمطامح، رغبات في المستقبل
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum."我"滿腦都系故事, 都系願望和追求 同埋對未來嘅憧憬。
Ben hikayelerden, isteklerden, mücadelelerden, geleceğe dair tutkulardan oluşuyordum.欲求や努力- 将来への希望から できていました 自我は暴力的な過去に
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Aceste bloguri ma intereseaza: oamenii care spun doar povesti.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Ce sont les blogs qui m'intéressent : les gens qui racontent des histoires.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Das sind die Blogs, die mich interessieren: Menschen, die einfach Geschichten erzählen.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Đây là những blog làm tôi quan tâm: những người chỉ đơn giản kể chuyện.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Deze blogs interesseren mij: mensen die gewoon verhalen vertellen.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Estos son los blogs que me interesan: La gente que sólo cuenta historias.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.전 이런 블로그가 더 흥미있어요. 평범한 이야기를 다루는 사람들의 블로그죠
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Sono questi i blog che mi interessano, quelli dove la gente racconta storie.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.To są blogi które mnie interesują: ludzie opowiadający o sobie.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Tyhle blogy zajímají mě: lidé, kteří vyprávějí příběhy.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Вот такие блоги интересуют меня: люди, которые просто рассказывают истории.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.Но това са блоговете, които ме интересуват: хората, които просто разказват истории.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.אלה הבלוגים שמעניינים אותי: האנשים שפשוט מספרים סיפורים.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.هذه المدونات التي تستهويني: أناس يحكون حكايات وحسب.
Beni ilgilendiren bloglar bunlar: sadece hikayeler anlatan insanlar.そして1つの話は
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Caut întotdeauna căi de a povesti, de a împărtăşi şi de a documenta poveşti despre oameni, oameni simpli.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.제 연구는 언제나 사람들의 이야기를 공유하고 기록하는 것입니다. 그저 모든 사람들에 대해 말이죠.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Mijn zoektocht is altijd manieren te vinden om verhalen over alledaagse mensen te documenteren en te delen.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Ricerco sempre un modo per raccontare, condividere e documentare storie di persone, persone comuni.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Zawsze szukam sposobów rejestrowania, rozgłaszania i dokumentowania opowieści o zwyczajnych ludziach.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Я всегда ищу способы вести летопись, делиться и фиксировать истории о людях, самых обычных людях.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.Я завжди шукаю можливість вести хроніку, фіксувати та розповсюджувати історії про людей, простих людей.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.החיפוש התמידי שלי הוא אחר דרכים לרשום, לשתף ולתעד סיפורים על אנשים, אנשים רגילים.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.إنني دائماً أبحث عن طرق أسجل فيها، وأشارك وأوثّق قصص عن ناس، ناس اعتياديين.
Benim arayışım, insanların, sıradan insanların hikayelerini kaydetmek, paylaşmak ve belgelemek.年代順に記録する方法を見つけることにあります 変化を提供し 超越へと身を乗り出す物語
Benim sorum şu: Bu hikayelerden kaçı uzun vadede önemli olacak?Câu hỏi tôi đặt ra là: bao nhiêu câu chuyện thực sự sẽ vẫn quan trọng trong khoảng thời gian dài?
Benim sorum şu: Bu hikayelerden kaçı uzun vadede önemli olacak?Dar câte din acele știri vor conta cu adevărat în viitor?
Benim sorum şu: Bu hikayelerden kaçı uzun vadede önemli olacak?Ile z tych newsów będzie miało znaczenie po upływie czasu?
Benim sorum şu: Bu hikayelerden kaçı uzun vadede önemli olacak?Je me demande donc : combien de ces dépêches auront une importance à long terme ?
İlgili Sayfalar