hikâyesini ile cümle
hikâyesini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Quand elle récupérait les photos auprès de nous, elle nous racontait un peu de son histoire.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Quando ela foi recolher as fotos, partilhou um pouco da sua história connosco.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Quando venne a ritirarle, ci raccontò un po" la propria storia.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Toen ze de foto's kwam ophalen, vertelde ze ons iets van haar verhaal.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Όταν ήρθε να παραλάβει τις φωτογραφίες, μοιράστηκε με εμάς λίγο την ιστορία της.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Когато тя взимаше снимки от нас, тя казваше малко от историята на снимката.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Когда она забирала у нас фотографии, она рассказала нам свою историю.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.Коли вона забрала фото у нас, вона розповіла свою історію.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.כשהיא אספה מאיתנו את התמונות, היא שיתפה אותנו במשהו מסיפורה.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.عندما أخذت الصورة من عندنا، شاركتنا جزء من قصتها.
Fotoğrafları almaya geldiğinde, hikayesinin bir bölümünü bizimle paylaştı.ある物語を語ってくれました この写真はかつて家があった場所から遠く離れた
Hav! David Merrill: kendi hikayesini oluşturdu bile.Bau! ...inventando la propria storia.
Hav! David Merrill: kendi hikayesini oluşturdu bile.Wau!) ...seine eigene Geschichte erfinden.
Hayatımın çok özel bir anını ve Rio şehrinin hikayesini paylaşmak istiyorum.제 인생의 매우 특별한 순간과 리우데자네이루의 역사를 공유하고 싶습니다.
Hayatımın çok özel bir anını ve Rio şehrinin hikayesini paylaşmak istiyorum.רגע מאוד מיוחד מהחיים שלי וההיסטוריה של העיר ריו.
Hayatımın çok özel bir anını ve Rio şehrinin hikayesini paylaşmak istiyorum.لحظة مميزة جداً من حياتي و من تاريخ مدينة ريو
Hayatımın çok özel bir anını ve Rio şehrinin hikayesini paylaşmak istiyorum.お話ししたいと思います
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Apoi, ea a insistat asupra tăcere Hall păstrarea, în timp ce Henfrey ia spus povestea lui.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Aztán ragaszkodott hozzá, csarnok vezetése csend, míg Henfrey elmondta a történetét.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Dann bestand sie darauf Halle zu schweigen, während Henfrey erzählte ihr seine Geschichte.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Então ela insistiu em manter o silêncio Salão, enquanto Henfrey disse-lhe sua história.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Entonces ella insistió en mantener silencio Salón, mientras Henfrey le contó su historia.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Henfrey 그녀에게 자신의 이야기를 얘기하는 동안 다음 그녀는 홀 유지 침묵 주장했다.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Hon insisterade på Hall hålla tyst, medan Henfrey berättade sin historia.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Lalu ia bersikeras menjaga keheningan Aula, sementara Henfrey menceritakan kisahnya.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Pak ona trvala na chodbě zachování mlčení, zatímco Henfrey jí svůj příběh.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Poi ha insistito per mantenere il silenzio Sala, mentre il suo Henfrey raccontato la sua storia.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Potem je vztrajala Hall vodenje tišina, medtem ko Henfrey povedal svojo zgodbo.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Potem nalegali na utrzymanie Hall ciszy, podczas gdy Henfrey powiedział jej swoją historię.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Potom ona trvala na chodbe zachovanie mlčania, kým Henfrey jej svoj príbeh.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Puis elle a insisté sur le silence Salle garder, tandis que Henfrey lui raconta son histoire.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Sau đó, cô khẳng định trên Hội trường giữ im lặng, trong khi Henfrey nói với cô ấy câu chuyện của mình.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Sitten hän vaati Hall pitää hiljaisuudesta, kun Henfrey kertoi hänen tarinansa.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Ze drong aan op het houden van Hall stilte, terwijl Henfrey vertelde haar zijn verhaal.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Στη συνέχεια, επέμενε στην αίθουσα κρατώντας σιωπή, ενώ Henfrey της είπε την ιστορία του.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Потім вона наполягла на зал мовчить, а Henfrey розповів їй свою історію.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.Потом она настояла на зал молчит, а Henfrey рассказал ей свою историю.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.След това тя настоява за запазване зала мълчание, докато Henfrey я разказвал за него.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.ثم أنها أصرت على الصمت قاعة حفظ ، في حين قال لها Henfrey قصته.
Henfrey onun hikayesini anlattı Sonra Salonu tutmak sessizlik konusunda ısrar etti.彼女は全体のビジネスのナンセンスを考えるように傾いた - 多分彼らはちょうどでした
Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur.Anda sudah dengar cerita Frank Lloyd Wright,
Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiWszyscy słyszeliście historię Frank'a Lloyd'a Wright'a, kiedy jakaś pani do niego zadzwoniła i powiedziała:
Hepiniz Frank Lloyd Wright hikayesini duymuşsunuzdur. Kadın aramış ve demiş kiВсички сте чували историята за Франк Лойд Райт, когато се обадила жената и казала:
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.매일 아침 일어나 더 나은 인생을 만들기 위해 정말 정말 열심히 일하는 사람으로부터 당신이 예상하지 못한 이야기를 듣는다고 상상해보세요.
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.דמיינו שאתם שומעים סיפור מפתיע על אדם שקם כל בוקר ועובד קשה מאוד כדי לשפר את חייו.
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.تصور انه يمكنك الاستماع لقصة لا تتوقعها عن شخص يستيقظ كل يوم ويعمل بكل كد وتعب .. لكي يحسن من وضعه المعيشي
Her sabah kalkıp hayatını yaşanabilir kılmak için çok fazla çalışan birinin hikayesini dinlemeyi hayal edin.より良い生活のために懸命に働く人たちは 予想もつかない話をしてくれます お互いの思い込みを砕くストーリーです
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.È iniziato tutto quando ho letto la storia di Sahir Abu Namous, su Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Het begon allemaal toen ik het verhaal van Sahir Abu Namous las in een nieuwstweet op Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Todo comenzó cuando leí la historia de Sahir Abu Namous, en un tuit noticioso en Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Tout a commencé lorsque j'ai lu l'histoire de Sahir Abu Namous dans une nouvelle publiée sur Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Όλα ξεκίνησαν όταν διάβασα την ιστορία του Sahir Abu Namous σε ανάρτηση στο Twitter.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.Я думаю, что я не одинока, когда говорю, что чувствую себя бессильной.
Her şey Twitter'da bir haber tweetinde Sahir Abu Namous'un hikâyesini okurken başladı.لقد بدأ كلّ ذلك عندما قرأت قصّة ساهر أبو ناموس في خبر نُشر على تويتر.
Hikayesini anlatmaya basladi.Alla fine la storia è venuta fuori.
Hikayesini anlatmaya basladi.Câu chuyện bắt đầu tuôn trào.
Hikayesini anlatmaya basladi.Csak úgy dőltek belőle a történetek.
Hikayesini anlatmaya basladi.De verhalen bleven maar komen.
Hikayesini anlatmaya basladi.Die Geschichte sprudelte nur so aus ihr heraus:
Hikayesini anlatmaya basladi.Elle a fini par nous raconter son histoire.