hikâyeni ile cümle

hikâyeni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.Spero che voi tutti un giorno avrete l'opportunità di scrivere e condividere la vostra storia duecentennale.
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.Tôi mong tất cả các bạn một ngày nào đó sẽ có cơ hội chia sẻ và viết nên câu chuyện 200 năm của mình.
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.Надявам се, че всички вие един ден ще имате възможност да споделите и напишете собствена 200 годишна история.
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.Я надіюся, кожен з вас одного дня матиме шанс розповісти і написати вашу власну 200-річну історію.
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.ויספרו אותם שוב. אני מקווה שלכולכם תהיה יום אחד ההזדמנות לחלוק ולכתוב את
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.و إعادة روايتها أتمنى لكم جميعا فرصة في يوم ما لمشاركة وكتابة
Umarım hepiniz de bir gün kendi 200 yıllık hikayenizi yazıp paylaşma şansına sahip olursunuz.ご自分の 200ヵ年計画を 公表する機会があることを 望みます
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Dúfam, že je to príbeh, ktorý v našom čase zarezonuje.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Espero que esta historia que tenga cierta repercusión en nuestro tiempo.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Espero que seja uma história que tenha alguma ressonância nos dias de hoje.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Ich hoffe, dass es eine Geschichte ist, die für uns alle etwas bedeutet.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Ik hoop dat dit verhaal wat weerklank krijgt in onze tijd.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.J'espere que cette histoire résonnera dans notre époque.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.저는 이 이야기가 우리의 시대에 공명을 가지는 이야기였으면 하고 바랍니다.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Mam nadzieję, że ta historia ma jakiś oddźwięk dla współczesności.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Remélem, hogy ennek a történetnek van némi kapcsolata a mi időnkkel.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Saya berharap ini adalah sebuah kisah yang memiliki beberapa pengaruh untuk jaman kita.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Spero sia una storia che abbia risonanza anche nel nostro tempo.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Sper să fie o poveste cu rezonanță în timpurile noastre.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Tôi hy vọng câu chuyện này để lại dư âm cho thời đại của chúng ta.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Toivon että tarina resonoi myös omassa ajassamme.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Ελπίζω να είναι μια ιστορία που έχει κάποια απήχηση στην εποχή μας.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Надявам се това да е разказ, който да има резонанс в нашето време.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.Я думаю, эта история важна сейчас.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.אני מקווה שזהו סיפור שתהיה לו תהודה ביחס לזמננו.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.آمل ان تكون هذه القصة لديها بعض الصدى لعصرنا.
Umuyorum ki bu hikayenin şimdiki zamanda da izleri olsun.あなたと私 自然と科学の物語です
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Beh, per farla breve, i nostri sponsor ci hanno scaricati.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Het verhaal is kort. Onze sponsor dacht verdeeld over ons.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Krótko mówiąc, nasz sponsor się ulotnił.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Miért? Nos a támogatónk kihátrált mögülünk.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Nói ngắn gọn là, nhà bảo trợ muốn tách chúng tôi.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.No, krátká verze je, že náš sponzor se na nás vykašlal.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Porquê? Bem, resumindo, o nosso patrocinador deixou-nos.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.¿Por qué? Bueno, la versión corta es que nuestro patrocinador nos dejó.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Pourquoi ? Eh bien, pour faire court, notre parrain nous a laissé tomber.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Povestea pe scurt e că sponsorul nostru s-a despărţit de noi.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Um es kurz zu fassen, unser Sponsor verleumdete uns.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Вкратце, нас предал наш спонсор.
Uzun hikayenin kısası sponsorumuz bizden ayrılmak istedi.Защо? Краткият отговор е, че спонсорът ни изостави.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Creo que quizá la respuesta yace en una historia.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Et je pense que la réponse se trouve peut-être dans une histoire.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Eu cred că răspunsul, probabil, stă într-o istorisire.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.제 생각엔 해답이 이 이야기에 들어있다고 봅니다.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Misschien ligt het antwoord in een verhaal.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Myślę, że odpowiedź znajduje się w pewnej historii.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Och jag tror att svaret, måhända, finns i en berättelse.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Penso che la risposta, forse, si trovi in una storia.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Penso que a resposta talvez esteja numa história.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Und ich glaube, die Antwort liegt vielleicht in einer Geschichte.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Σκέφτομαι ότι η απάντηση είναι σε μια ιστορία.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.И я думаю ответ, наверное, содержится в истории.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.Според мен отговорът е в една история.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde..ואני חושב שהתשובה, אולי, נמצאת בְּסיפור
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.وأعتقد أن الجواب ، ربما ، يكمن في القصة.
Ve bence galiba sorunun cevabı da hikayenin içinde.チャイルドシートが成功している理由です
Ve, benim tanımımca, "tek hikayenin tehlikesi" hakkında size birkaç kişisel hikaye anlatmak istiyorum.A ráda bych vám pověděla několik osobních příběhů o tom, čemu říkám "nebezpečí jediného příběhu."
Ve, benim tanımımca, "tek hikayenin tehlikesi" hakkında size birkaç kişisel hikaye anlatmak istiyorum.Dan saya ingin menceritakan sedikit kisah pribadi mengenai apa yang saya sebut "bahaya dari cerita tunggal."
Ve, benim tanımımca, "tek hikayenin tehlikesi" hakkında size birkaç kişisel hikaye anlatmak istiyorum.Haluaisin kertoa teille muutaman henkilökohtaisen tarinan siitä, mitä kutsun "yhden tarinan vaaraksi".
Ve, benim tanımımca, "tek hikayenin tehlikesi" hakkında size birkaç kişisel hikaye anlatmak istiyorum.Ik vertel jullie graag een paar persoonlijke verhalen over wat ik 'het gevaar van het enkele verhaal' noem.

İlgili Sayfalar