hikâyemiz ile cümle
hikâyemiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Son hikayemiz:L'ultima storia:
Son hikayemiz:Otra historia para terminar.
Son hikayemiz:Une dernière histore :
Son hikayemiz:סיפור אחד אחרון: זאת היא קליי יאנג,
Son hikayemiz:قصة واحدة أخيرة : هذا هو كيلي يونغ ،
Son hikayemiz:フロリダ在住の
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler."Bene, allora abbiamo una storia da raccontarti."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler."Dobře, pak máme příběh, který bychom vám rádi řekli."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.E eles: "Bem, então temos uma história para lhe contar."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.En zij zeiden, "Wel, dan hebben we je een verhaal te vertellen."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Joten he sanoivat, "No, siinä tapauksessa meillä on tarina kerrottavana."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.그 둘이 말했습니다 "그럼, 당신께 들려주고 싶은 이야기가 있습니다"
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Lalu mereka berkata, "Begini, kami ingin menceritakan sesuatu."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Mire azt mondták: "Nos, akkor szeretnénk elmondani egy történetet."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Powiedzieli: "W takim razie mamy dla ciebie opowieść."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Puis ils ont dit "Et bien, nous avons une histoire à vous conter".
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Și ei au zis "Păi, atunci avem să vă povestim o istorie."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Und darauf sagten sie: "Dann haben wir Ihnen eine Geschichte zu erzählen."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Và họ nói, " Chà, vậy chúng tôi có một câu chuyện muốn kể cho chị."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Y luego dijeron, "bueno, entonces te contaremos una historia."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Και συνέχισαν, "Τότε, έχουμε μια ιστορία να σου πούμε."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Вони продовжили: "В такому разі, ми розповімо тобі історію".
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.И они сказали: "Ну, что ж, тогда у нас есть для вас рассказ."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.Те казаха: "Е, тогава ще ви разкажем една история."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.והם אמרו, "אז יש לנו סיפור בשבילך."
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.وقالوا : "حسنا ، لدينا قصة نريد ان نخبرك بها".
Sonra bana "O zaman senin için bir hikayemiz var." dediler.彼らは紀元前600年にエルサレムにいたという-
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.소셜 네트워킹의 이런 도구들은 사람들이 모여 앉아서 서로의 이야기를 나누는 우리의
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.Narzędzia komunikacji, są jak cyfrowe ogniska wokół których zbierają się ludzie, aby usłyszeć naszą opowieść.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.Sociale netwerken zijn de digitale kampvuren waarrond het publiek verzamelt om ons verhaal te horen.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.- це цифрові багаття, навколо яких збирається публіка, щоб почути нашу історію.
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.הכלים של רשתות חברתיות, הם מדורות שבט דיגיטליות מסביבן הקהל מתאסף
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.أدوات التواصل الأجتماعي، إنها نيران المخيم الرقمية حيث يتجمع حولها الجمهور
Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.デジタルのキャンプファイアであり そのまわりに人々が集まって ストーリーに耳を傾けるのです
"Tamam, bitti, bu bizim hikâyemizdi.'Oké, klaar, dat was ons verhaal.
"Tamam, bitti, bu bizim hikâyemizdi.Ok, fatto, questa è stata la nostra storia.
"Tamam, bitti, bu bizim hikâyemizdi."Ok, feito, esta foi a nossa história.
"Tamam, bitti, bu bizim hikâyemizdi.OK, fertig, das war unsere Geschichte.
"Tamam, bitti, bu bizim hikâyemizdi.OK, gata, aceasta a fost povestea noastră.
"Tamam, bitti, bu bizim hikâyemizdi."Все. Це була наша історія. Це закінчилось."
TED.com'da. Sosyal ağ araçları, hikâyemizi duymak için seyircinin etrafında toplandığı dijital kamp ateşleri.Soziale Netzwerke sind magische Lagerfeuer, umgeben von Zuhörern, welche unsere
Terk edildiğimi ailelere söyleyeyim mi? O zaman hikayemiz bu olsun.Haruskah kuberitahu bahwa keluarga ku di campakkan ? kalau begitu kita buat jadi cerita kita.
Tünellerin potansiyel hikayemiz olduğunu ilk duyduğumda... ...Pete ile beraber Çin'e gitmeye hazırlanıyorduk.Először akkor hallottunk erről az alagutas dologról... amikor arra készültünk, hogy Pete-etel Kínába utazzunk.
Tünellerin potansiyel hikayemiz olduğunu ilk duyduğumda... ...Pete ile beraber Çin'e gitmeye hazırlanıyorduk.Poprvé jsem slyšel, že naším tématem budou tunely. Protože jsme se právě chystali s Petem do Číny.
Tünellerin potansiyel hikayemiz olduğunu ilk duyduğumda... ...Pete ile beraber Çin'e gitmeye hazırlanıyorduk.Tunele jako potencjalny artykuł wyszły dopiero wtedy, gdy przygotowywaliśmy się na wyjazd do Chin.
Tünellerin potansiyel hikayemiz olduğunu ilk duyduğumda... ...Pete ile beraber Çin'e gitmeye hazırlanıyorduk.Στην αρχή άκουσα ότι ήταν μια εναλλακτική δουλειά μόνο και μόνο για να ζεσταθούμε πριν την Κίνα, με τον Pete.
Ve bizim hikayemizi oluşturan bu anlardır.A jsou to právě tyto okamžiky, které se stanou historií.
Ve bizim hikayemizi oluşturan bu anlardır.En het zijn deze momenten die onze geschiedenis vormen.
Ve bizim hikayemizi oluşturan bu anlardır.E são esses momentos que fazem a a nossa história.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.A takto to prebiehalo v každej jednej miestnosti v každom meste, kde sme rozprávali náš príbeh.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Ed è stato lo stesso in tutte le sale, in tutte le città in cui abbiamo raccontato la nostra storia.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Ha ocurrido lo mismo en cada sala, en cada pueblo en el que contamos la historia.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Het gaat zo in elke zaal, in elke stad waar we ons verhaal vertellen.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.In enako je bilo v vsaki dvorani in vsaki sobi in v vsakem kraju, kjer smo predstavili svojo zgodbo.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.우리가 이야기해온 모든 도시와 장소에서는 똑같이 발생한 일들입니다.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Och det har varit samma sak i varje rum, i varje stad som vi varit till och berättat vår historia.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Opakuje se to v každém městě, kde vyprávíme náš příběh.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Şi a fost la fel în fiecare loc, în fiecare oraş în care ne-am spus povestea.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Tem sido a mesma coisa, em todas as salas, em todas as cidades em que contámos a nossa história.
Ve hikâyemizi anlattığımız her bir odada, her bir kasabada aynı durum oldu.Ugyanígy történt minden teremben, minden városban, bárhol mondtuk el a történetünket.