hikâyeleri ile cümle

hikâyeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Geleneksel liderlik hikayeleriyle yetiştirilmiştim:فانا قد تربيت على اساليب القيادة التقليدية
Geleneksel liderlik hikayeleriyle yetiştirilmiştim:ゲティスバーグの戦いでのリー将軍や ジョン・ビュフォードの話を聞かされました
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi? Johnson biraderlerin cesaret dolu maceralarını?Ați auzit poveştile spuse cu bucurie de tineri şi bătrâni despre faptele de vitejie ale fraţilor Johnson?
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi? Johnson biraderlerin cesaret dolu maceralarını?Bạn đã bao giờ nghe già trẻ kể chuyện đầy vui thú chưa? về những thử thách của các chàng trai Johnson?
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi? Johnson biraderlerin cesaret dolu maceralarını?Вы много слышали историй, с удовольствием рассказанных молодыми и старыми, об отважных делах ребят Джонсонов?
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi?존슨씨네 아들의 영웅적 모험담에 대해 젊은이와 노인들이
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi?נו, שמעתם סיפורים רבים שסיפרו זקנים וצעירים בשמחה
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi?حسناً .. هل إستمعتم قديما إلى عدة قصص قديمة مروية بروح الشباب والمتعة
Genç yaşlı herkesin neşeyle anlattığı hikâyeleri bildin mi?ジョンソン兄弟の武勇伝
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chceme jít za starými lidmi, být s nimi a zaznamenat jejich životní příběhy.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Chcemy spędzać czas ze starszymi osobami, słuchać i nagrywać ich opowieści.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Haluamme viettää aikaa vanhusten kanssa ja kuunnella heidän tarinoitaan ja nauhoittaa ne.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.우리는 노인들과 함께 시간을 보내며 그들의 이야기를 듣고 구전 역사를 기록하고 싶어요.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Nous voulons passer du temps avec les personnes âgées pour écouter leurs histoires voire les enregistrer."
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Queremos pasar tiempo con las personas mayores y escuchar y grabar sus historias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz."Queremos passar tempo com os idosos, "ouvir e gravar as suas histórias.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vill spendera lite tid med gamla människor och lyssna till deras historier och spela in deras berättelser.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vi vil ud og tilbringe tid med de gamle mennesker og høre deres historier og optage deres mundtlige historier.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vogliamo passare del tempo con gli anziani, sentire i loro racconti e registrare le loro storie.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Vrem să mergem la bătrîni, să stăm cu ei, să le ascultăm poveștile și să înregistrăm tradiția orală.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Wir wollen Zeit mit alten Menschen verbringen und uns ihre Geschichten anhören und aufschreiben.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Искаме да прекараме известно време с по-възрастните и да чуем и запишем техните истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Ми хочемо проводити час із старшими людьми, слухати їх розповіді і записувати історію з їх вуст.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.Мы хотим провести время со стариками, послушать и записать их истории.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.אנחנו רוצים ללכת ולהשקיע זמן עם האנשים הזקנים ולשמוע את הסיפורים שלהם ולהקליט את ההיסטוריה שיספרו בעל פה.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.نريد أن نذهب ونقضي وقتا مع كبار السن ونسمع قصصهم ونقوم بتسجيل تاريخهم الشفهي.
Gidip yaşlı insanlarla zaman geçirmek ve onların hikayelerini dinleyip sözlü geçmişlerini kaydetmek istiyoruz.歴史を記録に残したい ドッグシェルターでボランティア
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.A história dos alimentos, água, solo, clima é praticamente igual.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Az étellel, a vízzel, a földdel vagy a klímával, szinte ugyanez a helyzet.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.De situatie voor voedsel, water, bodem en klimaat is min of meer hetzelfde.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.En materia de alimentos, agua, suelo y clima la historia se repite.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Kisah tentang makanan, air, tanah, dan iklim semuanya masih sama.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.음식, 물, 토지, 기후에 관한 이야기는 모두 거의 같습니다.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.La storia del cibo, dell'acqua, del suolo, del clima è più o meno la stessa.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Những câu chuyện về thức ăn, nước uống, đất đai, khí hậu thì vẫn thế.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Pour ce qui est des denrées alimentaires, de l'eau, du sol, du climat c'est totalement la même chose.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Povestea în privinţa apei, solului, climei este destul de asemănătoare.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Ruoan, veden, maaperän ja ilmaston suhteen tarina on melko samanlainen.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Was Essen, Wasser, Boden, Klima betrifft, so gleichen sich die Geschichten sehr.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.W kwestii żywności, wody, ziemi i klimatu jest bardzo podobnie.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Η κατάσταση στο φαγητό, νερό, έδαφος και κλίμα είναι ακριβώς οι ίδιες.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Историята с храната, водата, почвата, климата е почти същата.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Та же история с едой, водой и климатом.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.הסיפור של האוכל, המים, האדמה, האקלים כולם דומים.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.قصة الغذاء والماء والتربة والمناخ هي نفسها تماما.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.大同小異の状況です 実はあきらめて言ったのではありません
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?A teraz wyobraźcie sobie, że wiecie o mnie tylko tyle. Co byście czuli, patrząc na mnie?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?자, 지금까지 들려드린 이야기가 제 삶의 전부이며, 이것이 저에 대해 아는 모든 것이라고 가정해보세요. 제가 어떻게 보이나요?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?Şi imaginaţi-vă dacă, aş putea continua, imaginaţi-vă dacă asta e tot ce ştiţi despre mine. Cum m-aţi privi?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?עכשיו תדמיינו מה אם, ואני יכולה להמשיך עוד הרבה, דמיינו שזה כל מה שאתם יודעים עלי. איך היתם מסתכלים עלי?
Gördünüz mü, böyle devam etsem hakkımda sadece bu hikayeleri bilseniz bana hangi gözle bakardınız?これを聞いて 皆さんは 私のことを見ながら かわいそうだと同情するでしょう
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.제가 여러분께 말한 것 처럼 우리가 볼 수 있는 극히 적은 수의 사람들만이 사람들에 의해 둘러싸여 있다는 것을 인지하는 것입니다.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.los pocos de nosotros que podemos ver, estamos rodeados de personas como las que les he contado.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.את המעטים שיכולים לראות, המוקפים באנשים כמו אלו שעליהם סיפרתי לכם.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.القليلون منا الذين يقدرون على الرؤية، فإننا محاطون بناس كالذين أخبرتكم عنهم.
Görebilenlerden bazıları, az önce hikayelerini anlattığım kişiler ile çevrili.私があなたに話したような人々に取り囲まれています この部屋に居る 何人かの 素晴らしい人々は
Gunun sonunda tek bir ogretmenin hukuk sistemiyle ilgili hikayeleriyle bir kitap doldurabilirdim.Aan het eind van deze dag kon ik een boek vullen met verhalen over het recht van deze ene leraar.
Gunun sonunda tek bir ogretmenin hukuk sistemiyle ilgili hikayeleriyle bir kitap doldurabilirdim.A fine giornata, avrei potuto scrivere un libro con le storie legali raccontante solo da questa insegnante.
Gunun sonunda tek bir ogretmenin hukuk sistemiyle ilgili hikayeleriyle bir kitap doldurabilirdim.Do konca dňa by som mohol zapísať celú knihu právnymi historkami len od tohto jedného učiteľa.
Gunun sonunda tek bir ogretmenin hukuk sistemiyle ilgili hikayeleriyle bir kitap doldurabilirdim.Hacia el final del día podría haber llenado un libro con historias sobre leyes solamente de esta profesora.

İlgili Sayfalar