Ama bu burada, High Line'da, oluyor.لكنك ترى ذلك يحصل في الهايلاين،
Ama bu burada, High Line'da, oluyor.つまり公共空間には
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Ale co doopravdy, si myslím, dělá High Line výjimečnou, jsou lidé.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Dar ceea ce face cu adevărat High Line un proiect special sunt oamenii.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.De ami igazán, szerintem, különlegessé teszi a Magasvasutat, az az emberek.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Jednak, co moim zdaniem czyni High Line tak wyjątkową, są ludzie.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.그러나 제가 생각하기에 하이라인을 특별하게 만드는 것은 사람들입니다.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Maar wat de High Line voor mij echt heel speciaal maakt, zijn de mensen.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Ma credo che quello che rende veramente speciale la High Line sia la gente.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Mais selon moi ce qui rend vraiment la Highline spéciale ce sont les gens.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Mas o que me parece que torna o High Line especial são as pessoas.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Men det som verkligen, tycker jag, gör High Line:en speciell är personerna.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Men hvad der faktisk gør 'High Line' speciel er menneskene.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Mutta mielestäni High Lines -radasta erityisen tekevät ihmiset.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Namun saya pikir apa yang membuat High Line benar-benar spesial adalah orang-orangnya.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Nhưng tôi nghĩ điều mà thật sự khiến công viên High Line trở nên đặc biệt đó là con người tới đây.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Pero lo que realmente, creo, hace a la High Line especial es la gente.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.To, čo však podľa môjho názoru robí park High Line výnimočným, sú ľudia.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Was aber letztlich die Hochtrasse zu etwas Besonderem macht, sind die Leute, glaube ich.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Αλλά αυτό που νομίζω ότι κάνει το Χάι Λάιν ξεχωριστό είναι οι άνθρωποι.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Але те, що насправді, на мою думку, робить Хай Лайн особливим - це люди.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Но това, което наистина прави Хай Лайн специална са хората.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.Но что действительно делает Хай Лайн особенным - это люди.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.אבל מה שבאמת, אני חושב, הופך את הקו הגבוה לכל כך מיוחד זה האנשים.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.لكن أظن أن الذي يجعل الهايلاين حقا فريدا هو الناس.
Ama High Line'ı gerçekten özel kılan şey bence insanlar.そこにいる人々だと思います 私たちのデザインは好きなんですが 実は
And the tire marks show us the car didn't have high speed.Şi mărcile de anvelope ne arată masina nu avea viteza mare.
And the tire marks show us the car didn't have high speed.Y las marcas de neumáticos mostrarnos el coche no tenía gran velocidad.
And the tire marks show us the car didn't have high speed.- Καθαρίστε και καλοσχηματισμένα σήματα ελαστικών -. Έχετε ακούσει αυτό;
And the tire marks show us the car didn't have high speed.סימני הצמיגים. תראה לנו שהרכב לא היה במהירות גבוהה.
Atlanta'daki High Müzesi,애틀란타의 High Museum으로
Atlanta'daki High Müzesi, İtalya'dan Renzo Piano tarafından yapılmış, Arup Işıklandırma ile beraber,Atlantan High Museumissa, jonka on luonut italialainen Renzo Piano yhdessä Arup Lightingin kanssa,
Atlanta'daki High Müzesi,"מוזיאון היי", באטלנטה,
Atlanta'daki High Müzesi,المتحف الرفيع في اتلانتا ،
Atlanta'daki High Müzesi,イタリア人のレンゾ・ピアノと
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.그리고 도시는 계획했습니다 -- 좋은것인지 나쁜것인지 -- 12만 평방피트의 개발과 하이라인이 그것을 둘러 가도록 말이죠.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.Die Stadt plant - auf Gedeih und Verderb - einen Quadratkilometer zu erschließen, den die Hochtrasse umringt.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.Mesto plánovalo za všetkých okolností vytvoriť na 1 km2 zástavbu, okolo ktorej by sa tiahol park High Line.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.Miasto zaplanowało -- na dobre i złe -- 110ha na rozwój przestrzeni, którą High Line będzie otaczać.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.והעיר תכננה -- לטוב או לרע -- 12 מיליון רגל רבועים של פיתוח שהקו הגבוה יביא סביבו.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.والمدينة قد خططت -- للأفضل أو للأسوء -- 12 مليون قدم مربع من التنمية سيلتف حولها الهايلاين.
Belediye, sonuçta, High Line'nın çevreleyeceği 12 milyon fit karelik bir alan planladı.ハイライン周辺の114万km2の 開発を計画しています しかしハイラインを特別にしているのは
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priority지정하지 않음@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityikke angivet@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritymäärittelemätön@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynão indicada@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynedoločena
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityneurčené
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynezadaná@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynicht festgelegt@action:inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynieokreślony@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityniet gedefiniëerd@action:inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynincs megadva@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityno especificada@action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest prioritynon specificata@action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityNon spécifiée@action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityospecificerad@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityVacanţă
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityμη ορισμένο@ action: inmenu highest priority
belirtilmemiş@ action: inmenu highest priorityне вказано@ action: inmenu highest priority