Her ne kadar bazı büyük organik moleküllerin hem hidrofilik hem de hidrofobik kısımları bulunabilir.However, some larger organic molecules can have both hydrophobic and hydrophilic portions.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.And those bumps are hydrophilic; they attract water.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Put it on your shirt, it ruins the shirt. That's what a hydrophilic surface does.
Hem yüksek iyot içeriğine hem de birkaç hidrofilik gruba sahiptir.It features both a high iodine content as well as several hydrophilic groups.
Kimyasal sinyaller hidrofobik veya hidrofilik olabilir.Chemical signals can be hydrophobic or hydrophillic.
Fosfolipitler, bir ucunda hidrofilik bir baş ve diğer ucunda hidrofobik bir kuyruktan oluşur.Phospholipids are composed of a hydrophilic head on one end, and a hydrophobic tail on the other.
Biyolojik kökenli birçok katı içeren hidrofilik katılar, suyu kolayca emebilir.Hydrophilic solids, which include many solids of biological origin, can readily absorb water.
Bir ucu hidrofilik, öbür ucu hidrofobik moleküllere amfifilik veya amfipatik denir.Een molecuul dat uit een hydrofiel en een hydrofoob deel bestaat heet een amfifiel molecuul.
Özellikle radyolog, hava yolu içeren hidrofobik ve hidrofilik yüzeyleri ayırt eder.Eriti kasutatakse seda eristamaks õhuteid sisaldavaid hüdrofoobseid ja hüdrofiilseid pindasid.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Aceste umflături sunt hidrofile: atrag apa.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Dessa bulor är hydrofiliska, de attraherar vatten.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Deze bulten zijn hydrofiel: ze trekken water aan.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Esses altos são hidrofílicos: atraem água.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Et ces petites bosses sont hydrophiles : elles attirent l'eau.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Ezek a dudorok hidrofilek: vonzzák a vizet.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Guzki te są hydrofilowe, to znaczy, że przyciągają wodę.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.그 돌기들은 물을 잘 흡수합니다. 물을 끌어 당기죠.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Queste buchette sono idrofile: attirano l'acqua.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Tonjolan-tonjolan bersifat hidrofil: menarik air.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Und diese Beulen sind hydrophil: sie ziehen Wasser an.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Và những cái bướu đó có thể thấm nước: chúng thu hút nước.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Y esas bolitas son hidrofílicas: atraen el agua.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.Αυτά είναι υδρόφιλα, δηλαδή έλκουν το νερό.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.А тези издатини са хидрофилни: те привличат водата.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.И все эти бугорки гидрофильны: они притягивают воду.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.והגבשושיות האלה הם הִידְרוֹפִילִיות, הם מושכות אליהם מים.
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.ان هذه الدوائر تحتجز الماء .. وتجتذبه ..
Bu kabartılar hidrofildir: suyu çekerler.突起物の間はワックス状で水をはじきます
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Asta face o suprafaţă hidrofilă.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.C'est ce qu'une surface hydrophile fait.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Eso es lo que hace una superficie hidrofílica.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Mors hem op je shirt en het is naar de vaantjes. Dat is wat een hydrofiel oppervlak doet.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Questo è quello che fa una superficie idrofila.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.So wirkt eine hydrophile Oberfläche.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Tak dzieje się na powierzchniach hydrofilowych.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Ето какво прави една хидрофилна повърхност.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.Таков эффект влагопоглощающей поверхности.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.זה מה שמשטח הידרופילי עושה.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.هذا ما يفعله مسطح مائي.
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.つまりこの器具の場合は
Hidrofilik -su seven- yüzey böyledir.이것이 바로 "친수성"(親水性) 표면의 특징입니다.