Ana içeriğe geç
Sözlük

hiçbir ile cümle

hiçbir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Burada hiçbir şey bulmayacaksınız.You won't find anything here.
Senin hiçbir sorunun olmamalı.You shouldn't have any problems.
Hiçbir kanıtın yok.You have no evidence.
Bize hiçbir şey anlatmayacaklar.They won't tell us anything.
Onlar bize hiçbir şey söylemeyecekler.They won't tell us anything.
Onun ne kadara mal olacağını bilmenin hiçbir yolu yoktur.There's no way to know how much that will cost.
Onun söylediği hiçbir şeye inanma.Don't believe anything she says.
Bunlardan hiçbiri mantıklı değil.None of this makes any sense.
Hiçbir şey bana daha büyük bir zevk vermezdi.Nothing would give me greater pleasure.
Hiçbir şey onu durduramazdı.Nothing could stop her.
Hiçbir şey onu durduramadı.Nothing could stop him.
Hiçbir şey onu durduramaz.Nothing can stop him.
Hiçbir şey beni durduramaz.Nothing can stop me.
O hiçbir şey hatırlamıyor.She doesn't remember anything.
Artık hiç kimse Tom'un söylediği hiçbir şeye dikkat etmiyor.No one pays attention to anything Tom says anymore.
Bizden hiçbir şey yapmamızı isteyemezsin.You can't ask us to do nothing.
Artık hiçbir şeyden emin olamıyorum.I can't be sure of anything anymore.
Tom'un Mary hakkında söylediklerinin hiçbirine inanamayız.We can't believe anything Tom says about Mary.
Tom'un söylediği hiçbir şeye inanamazsın.You can't believe anything Tom says.
Tom, Mary'nin hiçbir şey yanlış değilmiş gibi davranmasına inanamıyor.Tom can't believe Mary's pretending nothing's wrong.
Tom, Mary'yi durdurmak için hiçbir şey yapamaz.Tom can't do anything to stop Mary.
Tom, Mary'nin yardımı olmadan hiçbir şey yapamaz.Tom can't do anything without Mary's help.
Bunların hiçbirini açıklayamam.I can't explain any of it.
Bunların hiçbirine bir açıklama getiremiyorum.I can't explain any of it.
Hiçbir şey açıklayamam.I can't explain anything.
Gözlüğümü hiçbir yerde bulamıyorum.I can't find my glasses anywhere.
Tom'u hiçbir yerde bulamıyoruz.We can't find Tom anywhere.
Hiçbirinizi affedemem.I can't forgive any of you.
Hiçbir yere gidemiyorum.I can't go anywhere.
Ben hiçbir şey duyamam.I can't hear anything at all.
Tom hiçbir şey duyamıyor.Tom can't hear anything.
Sadece hiçbir şey olmamış gibi hareket edemezsin.We can't just act as if nothing has happened.
Biz sadece bütün gün hiçbir şey yapamayız.We can't just do nothing all day.
Henüz hiçbir şeyi dışlayamayız.We can't rule out anything yet.
Henüz hiçbir şeyi gözardı edemeyiz.We can't rule out anything yet.
Ben hiçbir koku alamıyorum.I can't smell anything.
Söylediğin hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything you're saying.
Yabancının söylediği hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything that foreigner says.
Bu küçük kasabada hiçbir şey ilginç değildir.Nothing interesting happens in this small town.
Sana yalan söylemek için hiçbir nedenim yok.I have no reason to lie to you.
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.The ship was searched thoroughly, but no illegal drugs were found.
Arkadaşlarımdan hiçbiri beni Tom'la görmediği için sadece müteşekkirim.I'm just grateful none of my friends saw me with Tom.
Okumak için hiçbir şeyim yok.I don't have anything to read.
Onun söylediği hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything he said.
"Hayır" demek için hiçbir zaman çok geç değildir.It's never too late to say no.
Hiçbirimiz onu istemiyoruz.None of us want that.
Hiçbir yardım istemiyorum.I don't want any help.
Hiçbir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything.
Hiçbir şey bilmek istemiyorum.I don't want to know anything.
Hiçbir bahane duymak istemiyorum.I don't want to hear any excuses.
Onlardan hiçbiri Mary'nin yerini tutamıyor.None of them can hold a candle to Maria.
Başka hiçbir şey görmek istemiyorum.I don't want to see anything else.
Hiçbirimiz evlenmek istemiyoruz.Neither of us wants to get married.
Bu hikaye açıkça hiçbir türe ait değil.This story belongs clearly to no genre.
Ben hiçbir şeye acele etmek istemedim.I didn't want to rush into anything.
Hiçbir şeyin kırık olmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure nothing's broken.
Tom neredeyse hiçbir şey yemiyor.Tom hardly eats anything.
Tom benimle hiçbir şey yapmak istemez.Tom doesn't want anything to do with me.
Onların hiçbirinin yaptığımız şeyi bilmesini istemiyorum.I don't want them all to know what we did.
Hiçbir şey yemek istemediğine emin misin?Are you sure you don't want anything to eat?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod