heyecanlandı ile cümle
heyecanlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ister sev ister sevme, durum ve düsünceler seni heyecanlandirir yada tiksindirir.Des situations ou des idées vous excitent ou vous repoussent, que vous l'aimez ou non.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.Estamos satisfeitos, mas ainda há um longo caminho a percorrer, Vou falar mais um pouco sobre isso.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.Jesteśmy zadowoleni z postępów, ale przed nami jeszcze długa droga, i opowiem wam o niej troszeczkę.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.그 진전에 매우 고무되어 있는데, 아직 가야할 길이 많이 남아 있습니다. 그에 관해 조금 말씀드릴까 합니다.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.אנו מאד שמחים על ההתקדמות, אך יש לנו עוד דרך ארוכה, הבה אספר לכם מעט על כך.
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.ونحن متحمسين جدا من التقدم، إلا أنن الطريق أمامنا لا يزال طويلا ودعون أحكي لكم يعض الشيء عن ذلك
Kaydettiğimiz aşama bizi heyecanlandırıyor, ama hala gidecek çok yolumuz var, size bunlardan biraz bahsedeyim.遠い道のりについて少しお話したいと思います これが住宅用取り付けの想像図で
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.De Nieuwe Wereld was vast niet zo spannend voor de mensen die overkwamen op de slavenschepen.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Es löste wohl keine freudige "neuweltliche" Erregung bei den Leuten auf den Sklavenschiffen aus.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Je crois pas que ce nouveau monde ait semblé vraiment excitant aux gens qui y ont été amenés comme esclaves.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.노예선으로 끌려왔던 사람들은 새로운 세상과 같은 흥분을 느끼지 못했을거라 생각해요.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Não acho que o Novo Mundo fosse muito interessante para as pessoas que vinham nos navios de escravatura.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Nu cred ca Lumea Nouă li s-a părut foarte interesantă acelora care au fost aduşi ca sclavi cu navele.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Saya tidak merasa kata-kata Dunia Baru benar-benar menarik bagi orang-orang yang datang bersama kapal budak.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Δεν νομίζω ότι ο Νέος Κόσμος φάνηκε τόσο συναρπαστικά νεοκοσμικός σε όσους περάσαν με τα σκλαβοκάραβα.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Не думаю, что тем рабам этот Новый Свет показался таким уж новым и светлым.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Не мисля, че Новия свят предостави ново значимо преживяване на хората, които бяха докарвани с кораби за роби.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.Я не думаю, що Новий Світ здавався дивовижним і вражаючим тим людям, які припливали на кораблях работорговців.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.אני לא חושבת שהעולם החדש הרגיש יותר מדי מרגש לאנשים שהובאו לפה על ספינות העבדים.
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.لم اتوقع ان (العالم الجديد) يعطي انطباع بالعالم المثير الجديد للناس اللذين اتو على سفينه لنقل العبيد
Kelime olarak Yeni Dünya'nın esir gemilerinde götürülen insanları heyecanlandıracağını sanmıyorum.新世界なんて 輝くものではなかったでしょう でもこの経験から 全世界が見えたのです
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Amint hallgattam, izgalomba jöttem, számos ok miatt.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Cuando lo escuché hablar me resultó fascinante por varias razones.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Ei bine, când l-am auzit vorbind, era entuziasmant din mai multe motive.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Jetzt, da ich ihn reden hörte, war ich aus verschiedenen Gründen aufgeregt.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Když jsem ho tehdy slyšela mluvit, zaujalo mě to hned z několika důvodů.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Keď som ho počula rozprávať, bolo to úžasné z viacerých dôvodov.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Khi tôi nghe ông nói, tôi thấy rất hứng thú với nhiều lý do.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.그의 이야기를 들었을 때에 저는 몇 가지 이유로 흥분이 되었는데요
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Ko sem ga slišala govoriti, je bilo razburljivo zaradi več razlogov.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Kuunnellessani häntä olin innostunut monista syistä.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Ora, quando l'ho sentito parlare, è stato emozionante per diverse ragioni.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Quand je l'ai entendu parlé, j"étais enthousiasmée pour plusieurs raisons.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Quando o ouvi falar, foi emocionante por várias razões.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Sekarang, mendengar ia berbicara, itu sangatlah menyenangkan karena beberapa alasan.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Toen ik hem hoorde spreken, was dat opwindend om een aantal redenen.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Οπότε, όταν τον άκουσα, ήταν συναρπαστικό για διάφορους λόγους.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Коли я почула його промову, вона збентежила мене з багатьох причин.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Сега, когато аз го чух да разказва, беше вълнуващо по няколко причини.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.Этот доклад взволновал меня по нескольким причинам.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.כששמעתי את ההרצאה שלו, התרגשתי מכמה סיבות.
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.عندما استمعت له وهو يتحدث .. شعرت بالحماس لعدة اسباب
Konuşmasının beni heyecanlandırmasının birkaç sebebi vardı.まず何より 世界を変える新しい方法を学んだのです
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Beléptem a laboratóriumába. Rettenetesen izgultam. Leültetett.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Ik kom in zijn lab, helemaal opgewonden en ga zitten, open mijn mond en begin te praten.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.이 박사의 연구실에 들어가서, 신이 난 상태로, 앉아서 입을 떼고 얘기를 시작하려는데,
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Tôi rất phấn khởi và tôi ngồi xuống Tôi bắt đầu mở miệng và nói 5 giây sau ông ta gọi đến một vị tiến sĩ khác.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.Бях много въодушевен и когато седнах, си отворих устата и започнах да говоря.
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.סוף סוף קבעתי דדליין עם האיש הזה, והגעתי למעבדה שלו, התרגשתי מאוד ואז ישבתי,
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.ودخلت معمله، تحمست كثيراً وجلست وفتحت فمي وبدأت بالكلام
lab.a girdim, heyecanlandım, ağzımı açıp konuşmaya başladım, ve 5 saniye sonra doktora öğrencilerini çağırdı.僕は もの凄くウキウキして イスに座り 口火を切って 話し始めると 5秒もしないうちに 別の博士を呼びます
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Ed e' per questo che mi sono emozionato quando ho cominciato ad imparare i limiti.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.E esta é a razão deu ter ficado entusiasmado da primeira vez que eu comecei a aprender limites.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.I dlatego byłem podekscytowany, gdy pierwszy raz uczyłem się o granicach.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Und das fand ich so geil an der Idee als ich das zum ersten mal gelernt habe.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Y es por eso que me emocioné cuando comencé a aprender límites.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.Это то, почему мне так нравилось изучать пределы.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.וזאת הסיבה שאני התלהבתי כשהתחלתי ללמוד על גבולות.
Limiti öğrenmeye başladığım zamanlar bu beni çok heyecanlandırmıştı.هذا يفسر لماذا أتحمس عندما ابدأ تعلم الحدود دائماً.
limitlerini araştırmak. Bunlar beni heyecanlandıran şeyler.바로 이런것들이 저를 흥분시킵니다.