hergün ile cümle

hergün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Merkez açılır mı diye hergün geliyorlar" dedi."يأتون كل يوم ليروا إذا كان المركز سيفتح."
"Merkez açılır mı diye hergün geliyorlar" dedi.「だめだ 帰ってくれ ここにいてはならない」
Okul çantasını açtı ve içinden hergün yediği çikolatayı çıkardı.A pak vytáhla něco ze své aktovky. Řekla: "Každý den si s sebou beru čokoládu.
Okul çantasını açtı ve içinden hergün yediği çikolatayı çıkardı.И затем из своего рукзака... Она сказала: "Я получаю шоколад каждый день.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Acum ca asta s-a intamplat, nu ai alta alegere decat sa te duci si tu in fiecare zi.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Maintenant que c'est arrivé, tu n'as pas d'autre choix que de venir tous les jours également.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Nachdem das passiert ist,hast du keine andere Wahl als jeden Tag dort auch hin zu gehen.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Nu dat dit gebeurd is, heb je geen andere keus om ook elke dag te komen.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Nu när det här har hänt, så har du inget val men måste gå varje dag.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Ora che questo è accaduto, non hai altra scelta che andare là tutti i giorni anche tu.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Sekarang hal ini telah terjadi, kamu tidak punya pilihan selain pergi ke sana setiap hari.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Teraz nie masz wyboru, też musisz przychodzić tam codziennie.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Thế này nhé, không còn cách nào khác, cậu phải tới đó mỗi ngày.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Τώρα που συνέβη αυτό, δεν έχεις άλλη επιλογή από το να πηγαίνεις εκεί κάθε μέρα.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Раз такое случилось, у тебя не остается выбора, кроме как ходить туда каждый день.
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.الان بما ان ذلك حدث..ليس لديك خيار سوى ان تذهبي كل يوم
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.スンジョに嫌われちゃわないかな?
Önce vermelisin." Kız da, Okul çantasını açtı ve içinden hergün yediği çikolatayı çıkardı.Was hast du ihm zu geben?" Und dann nahm sie etwas aus ihrer Schultasche.
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Con phải gặp nó hàng ngày. Dính chặt lấy nó như keo dán vậy.
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Du måste se honom varje dag. Bli fast som lim.
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Du musst ihn jeden Tag treffen und wie eine Klette an ihn hängen!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Je moet hem elke dag zien. Blijf aan hem plakken zoals lijm!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Kamu harus bertemu dengannya setiap hari. Menempel seperti lem!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Lo devi incontrare tutti i giorni. Stagli addosso come la colla!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Mówisz widywać go codziennie. Przylgnij do niego jak klej!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Trebuie sa te intalnesti cu el in fiecare zi. Sa te lipesti de el ca lipiciul!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Tu dois le rencontrer tous les jours. Te coller à lui comme une colle !
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Πρέπει να τον συναντάς κάθε μέρα. Να κολλήσεις σε αυτόν σαν κόλλα.
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.Ты должна встречать его каждый день. Прилипни к нему как клей!
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.عليك ان تقابليه كل يوم..ألتصقي به كالـ غراء
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.毎日ここに来なくちゃ 分かった?
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.C'est le temps c'est MAINTENANT!
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.El tiempo es ahora
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Hard to find what's true, that is no life.
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Len ty to dokážeš urobiť
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Nur du kannst es tun
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Only you can do it
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Only you can do it
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Solo tu puoi farlo
Pratik ve Kendine Güven'dir. İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.Berlatih dan percaya diri
Pratik ve Kendine Güven'dir. İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.'연습' 과 '자신감'입니다.
Pratik ve Kendine Güven'dir. İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.Pratica e Fiducia.
Pratik ve Kendine Güven'dir. İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.Übung und Zuversicht.
Pratik ve Kendine Güven'dir. İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.Практика и Уверенность.
Pratik ve Kendine Güven'dir. İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.Практика та Впевненість.
Sagol Seninle hergünKiitos. ♫ ♪ Joka päivä sinun kanssa,
Sanki hergün Disneyland'e gitmek için ücret ödenmesi gibiydi.Era como recibir dinero por ir a Disneylandia todos los días.
Sanki hergün Disneyland'e gitmek için ücret ödenmesi gibiydi.Это было как получать зарплату за ежедневные поездки в Диснейленд.
Sanki hergün Disneyland'e gitmek için ücret ödenmesi gibiydi.すばらしい時期でした
Seninle hergün<i>매일 그대 와
Seninle hergün<I>.כל יום איתך
Seninle hergün<i>夜の胸に抱かれて
Seninle hergünكل يوم معك
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Było w tym coś przerażającego, kiedy myślałem, że oni chodzą tędy codziennie.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Digo-vos, era algo tão sinistro que eu ficava espantado como ele conseguia atravessá-lo todos os dias.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Elmondom önöknek, az valami olyan vészjósló, hogy levagyok nyűgözve, hogy ő minden nap meg tudta tenni.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Era algo siniestro que me asombraba que ellos pudieran hacerlo todos los días.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Era ceva atât de sinistru, încât eram surprins că pot să o facă zilnic.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Het was zo beklemmend dat ik verbaasd was dat hij het elke dag kon doen.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.Ich sage Ihnen, es war so unheimlich, dass ich erstaunt war, wie er das jeden Tag schaffte.
İlgili Sayfalar