hergün ile cümle

hergün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Chodil každý deň, prekračujúc frontovú líniu.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Ele vinha todos os dias, atravessando a linha da frente.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Eljött minden nap, át a frontvonalon.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Er kam jeden Tag, überquerte die Front.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Hij kwam elke dag, dwars door de frontlinie.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Il venait tous les jours, il traversait la ligne de front.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.그는 매일 전투가 가장 치열한 지역을 가로질러 찾아왔습니다.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Přicházel každý den, pokaždé překračující frontovou linii.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Przychodził każdego dnia przechodząc przez linię frontu.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Venea în fiecare zi, trecând linia frontului.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Venía todos los días, cruzando el frente de batalla.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Ερχόταν καθημερινά, περνώντας τη γραμμή του πυρός.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Идваше всеки ден, като пресичаше фронтовата линия.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Он не пропускал ни дня, переходил линию фронта, рискуя жизнью.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.הוא הגיע כל יום, חוצה את קו החזית.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.كان يأتي كل يوم يقطع الخط الأمامي.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.前線をくぐって 私もマフムードと彼の息子が通る
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Codzienny widok umierających ludzi, widok mojej płaczącej matki, to tak jak bym został wychowany w przemocy.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Elke dag mensen zien sterven, mijn moeder zien huilen.. het was alsof ik in geweld werd opgevoed.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.J'ai vu des gens mourir tous les jours, ma mère pleurer. C'est comme si j'avais été élevé dans la violence.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.매일 사람이 죽는 것을 봤고, 어머니는 매일 울었습니다. 저는 폭력 속에서 자라났습니다.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Nhìn thấy người chết mỗi ngày, tiếng mẹ khóc, nó giống như thể tôi lớn lên trong bạo lực.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Să văd oameni murind în fiecare zi, pe mama plângând, este ca şi cum aş fi fost crescut în violenţă.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Sehen wie jeden Tag Menschen sterben, wie meine Mutter weint, es ist als ob ich in Gewalt aufgewachsen bin.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Vedere gente morire ogni giorno, mia madre piangere, è come essere cresciuto nella violenza.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Ver pessoas morrer todos os dias, a minha mãe a chorar, eu fui criado no meio da violência.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Viendo cada día a personas muriendo, a mi madre llorando, es como si hubiera sido criado en la violencia.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Видя, как каждый день умирают люди, как плачет моя мать, я рос в жестокости.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.Виждах хора да умират всеки ден, майка ми да плаче, като че ли бях отгледан сред насилие.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.לראות בני אדם מתים מידי יום, את אמי בוכה, זה כאילו שגדלתי בתוך אלימות.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.رأيت الناس يموتون يومياً، والدتي تبكي، مثل أنني نشأت في دوامة العنف.
Hergün insanların öldüğünü görmek... ...annemin ağlayışı... ...işte ben böyle bir vahşetin içinde büyüdüm.母は泣いていた 僕は「暴力」に育てられたんだ だから「戦争の落とし子」ってわけさ
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.A mai támadók második nagy csoportját nem a pénz motiválja.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Cel de-al doilea mare grup de atacatori pe care îi urmărim astăzi nu sunt motivaţi de bani.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Den andra huvudgruppen av attackerare som vi övervakar idag är inte motiverade av pengar.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.De tweede grote groep aanvallers van vandaag wordt niet gemotiveerd door geld.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Die zweitgrößte Angreifergruppe, die wir heute beobachten können, sind nicht durch Geld motiviert.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Druga grupa napastników którą się zajmiemy, nie interesuje się pieniędzmi.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Druhá hlavná skupina útočníkov ktorú dnes sledujeme nie sú motivovaní peniazmi.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Druhá hlavní skupina útočníků, které dnes sledujeme, nejsou motivováni penězmi.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.El segundo grupo de atacantes en importancia que observamos hoy en día no está motivado por el dinero.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Il secondo maggiore gruppo di attacchi a cui assistiamo oggi non è motivato da denaro.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Kelompok utama kedua dari penyerang yang kita saksikan hari ini tidak termotivasi oleh uang.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.오늘날 볼 수 있는 두 번째 유형의 공격자들은 금전적 이득을 추구하지 않습니다.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Le deuxième groupe principal d'attaquants que nous observons aujourd'hui n'est pas motivé par l'argent.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Loại tấn công mạng thứ hai mà chúng ta thấy hiện nay không đến vì mục đích kiếm tiền.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.O segundo grande grupo de atacantes que observamos hoje não são motivados por dinheiro.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Toinen merkittävä ryhmä hyökkääjiä nykyään ei ole rahan motivoimaa.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Το δεύτερο μεγαλύτερο γκρουπ από επιτιθέμενους που παρακολουθούμε σήμερα δεν ωθούνται από τα λεφτά.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Втората основна група от нападатели, които наблюдаваме днес не са мотивирани от пари.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.Вторая крупная группа взломщиков, деятельность которой мы сегодня наблюдаем, хочет не денег.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.הקבוצה השניה הגדולה של תוקפים שאנחנו רואים כיום אינם תרים אחר הכסף.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.المجموعة الثانية من المهاجمين الذين نراهم اليوم ليس لديهم دوافع مالية
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.主要なグループの2つ目は お金で動機づけられてはいません 彼らは何か別の理由
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Cada día, me decía, por muy difícil que las cosas se pongan tenía que seguir viviendo.
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Elke dag zei ik tegen mezelf: hoe erg het ook wordt, je moet overleven.
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.În fiecare zi îmi spuneam că oricât de greu ar fi, trebuia să trăiesc.
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Jeden Tag sagte ich mir, dass, egal wie schwer es für mich sein würde, ich am Leben bleiben müsste.
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Każdego dnia mówiłem sobie, nieważne, jak jest ciężko, nadal muszę żyć.
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Každý den jsem si říkal, že nezáleží na tom, jak těžké to je, přesto musím žít.
İlgili Sayfalar