hergün ile cümle
hergün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
MHP'nin resmi günlük gazetesi Hergün gazetesiydi.For years, The Daily Herald was an afternoon paper.
Bunu hergün yapıyorum.I do it all day long,
Duyduğuma göre hergün oraya gidiyormuşsun.I heard that you went there everyday.
Ama hergün bir ders niteliğindeydi.But everyday was a lesson.
İşte bu bana hergün hizmet ediyor.So, that serves me every day.
Çünkü oralarda biyerde hergün karnaval'Cause over there it's carnival everyday
Böyle kazançlarla hergün karşılaşamazsınız.You don't see returns like that every day.
Hepimiz hergün aynaya bakarız.This right here is a a virtual image We are going to compare it with a real image in the next video
Böylece hergün 1 milyon kadar insan orada bulunuyor.So there are up to a million people there everyday.
Evet, bence de. 4 numaralı kedi Hergün eve bu kediye geldiğinizi düşünebiliyor musunuz?Number four, it's like, can you imagine coming home to that cat everyday?
Birazdan başına gelecek olan şey, dünyanın her köşesinde, ofislerde, evlerde hergün tekrarlanıyor.What is about to happen to him occurs daily in offices and homes all over the world
Ve hergünAnd every day
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-You can't seriously think that you can stop our world-
Bundan dolayı, Parusharam hergün ofisime geliyor.So, Parusharam comes to my office every day.
Ve hergün daha fazla göndermeye devam ediyoruz.And we keep sending more every day.
Biz hergün 400 insana öğle yemeği veriyoruz. Ve bu normal bir yemek değil.We feed 400 people lunch every day and it's not a normal lunch.
Charles Taylor'un konvoyunun hergün geçtiği yolun kenarında durdular.They stood on the side of the road on which Charles Taylor's motorcade passed every day.
Önce vermelisin." Kız da, Okul çantasını açtı ve içinden hergün yediği çikolatayı çıkardı.But you have got to give and then out of her school bag, she said, I take chocolate everyday.
Hergün izlediğimiz ikinci büyük saldırgan grubunu suça iten neden para değil.The second major group of attackers that we are watching today are not motivated by money.
"Merkez açılır mı diye hergün geliyorlar" dedi."They come everyday to see if the center will open."
Çalışıyordum, hergün evsizler için işe gidiyordum.I was working, I was going everyday to work for the homeless.
Ve Mahmut hergün geliyordu.And Mahmoud was coming every day.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.He was coming every day, crossing the front line.
Söyleyeyim, bunu hergün yapabildiğine hayret etmem çok kötü birşeydi.I tell you, it was something so sinister that I was astonished he could do it every day.
Ondan ayrılma yapış, hergün onunla görüşmek zorundasın.You have to meet him everyday. Stick to him like glue!
Hergün buraya gel tamam mı?Come here every day, alright?
Olan olmuş artık, bunu değiştirme şansın yok ama hergün oraya git.Now that this has happened, you have no choice but to go every day as well.
Birkaç kez onu nerdeyse kaybediyorduk ve ben hergün ağabeyimle oradaydım.We almost lost her a couple of times, and I was there with my brother every day.
Bence herkes, hergün hatırlayacak o bir saniyeye sahip olmaktan. faydalanırdıI think everyone would benefit from just having that one second to remember every day.
Hergün şok halindesin, her gece yalnız olduğun için şok halindesin.Every day you're shocked, every night you're shocked that you're alone.
Hergün şok halinde! (Every day I shock!)Every day I shock!
Hergün şok halinde! (Everyday I shock!)Everyday I shock!
"Beni hergünkü dünyamdan çıkar" ve "Kendimi daha iyi hissetmemi sağla." diye de tanımlayabiliriz."takes me out of my everyday realm" and "makes me feel better."
"Hergün baktık." dediler.They said, "We look at it every day."
Ben de "İki aydır hergün bakıyorsunuz ve hiçbirşey anlamıyorsunuz, öyle mi?" dedim.So I said, "For two months, you were looking at stuff you didn't understand?"
Bu yöntemleri bulursanız -- elbette anlıyorum-- hergün bir sürü insan görüyoruz, bizeIf you find out -- now I understand.
"Hergün aldın mı?", "Evet""Have you taken it every day?" "Yes."
Dünyadaki yaşamın hergün yapılan en büyük göçünün bir parçasıydım.I was part of the largest daily migration of life on Earth.
25,000 kere 400 -- dışarda bir sürü çocuk kendini hergün Mark Zuckerberg gibi hissediyor.25,000 times 400 -- quite a few kids out there feel like Mark Zuckerberg every day. (Laughter)
Hayır, ben de bilmiyorum, ama imkansızı hergün görüyorum.Well, neither do I, but I see the impossible every day.
Sanki hergün Disneyland'e gitmek için ücret ödenmesi gibiydi.It was like basically being paid to go to Disneyland everyday.
Hergün,diğer çocuklar oyun oynarken ben günde 4 saat pratik yaptım.I practiced 4 hours each day, while the other children were playing.
İngilizce'yi hergün pratik yapın ve kendinize güvenin.Make it a rule to tell yourself I can do it!
Hergün, bir kanadın nasıl kaldırdığını bilmek istedim.It can be something that you can really develop a strong passion for. Peter:
Suç dünyasına geçişi hergün artarak ilerliyordu.His slide into criminality was incremental.
Hergün birbirimizi izliyoruz.We all follow each other every day.
Ve Yeeyan grubunda 150,000 gönüllü hergün online olur.And Yeeyan is a group of 150,000 volunteers who get online every day.
Ancak bunu hergün kullanmak güvenli mi?But is it safe to use everyday?
İşte burada, 20 yıl sonra, hâlâ hergün o masada çalışıyorum.Here I am, 20 years later, and I still work on this table every day.
Hergun sadece bir rezervasyon alabilecegim...I can only take 1 reservation per day...
Bu hergün oluyor. Yaşlandıkça, siz yaşlanırken.As you age, as you get older.
Jason'ı hemen hergün görüyordum, bazen günde iki kere görüyordum.I saw Jason nearly every day, sometimes twice a day.
Anlaşıldı ki dünyanın her yerinde insanlar hergün yaklaşık 200 milyon CAPTCHA yazıyor.It turns out that approximately 200 million CAPTCHAs are typed everyday by people around the world.
Yani hergün solcu ve sağcıları aşağılamaya devam ediyoruz.So we keep on insulting people left and right everyday.
Bunu hergün yapıyoruz, roman okurken, televizyon seyrederken veya bir filme gittiğimizde.We do it every day, while reading novels, watching television or going to the movies.
Çünkü öğrenciler o gün puf böreği yaptılar ve okuldakiler hergün bunları yiyorlar.Because the students made puff pastry and that's what the school ate every day.
O yok olana dek, hergün ţiddetli bir gündür.Only you can do it
Hergün kendime şunu söyledim, ne kadar zor olursa olsun yaşamalıyım.Every day, I told myself, no matter how hard things got, still I must live.
Hergün başlama saati: @ info: whatsthisDaily start time:
Hergün bitiş saati: @ info: whatsthisDaily end time:
İlgili Sayfalar