Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.The majority of warehouses were located with the factories onsite.
Bilahere o halı ustaları eğitilerek Hereke ipek halı dokumacılığını dönüşmüştür.After weeks of hard training, they become skilled shades.
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor :It's always kind of doing a double take:
Yatağımsa iki parmak hereketi ile duvardan dışarı çıkıyor.My bed just pops out of the wall with two fingers.
Belirli bir amacı var ve ileri doğru hereket ettiğini düşünüyor.He fancies that he's moving forward with a definite purpose.
İki-altı, burası iki-altı, hereketliyiz.Two-Six, this is Two-Six, we're mobile.
Los Angeles'taki herekese MerhabalarHi everybody in L.A.
Sadece ağzınla ders verme, hereketlerini kontrol et.Don't just teach them with your mouth, check their movements.
Çırağan Sarayı'nda on üç oda ve bir sofa Hereke kumaş ve halılarıyla döşendi.Au premier étage il y a treize chambres à coucher cloisonnées de pans de bois et torchis.
Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.Es de destacar que la mayoría de los prisioneros fueron destinados a la fábrica de aviones Heinkel.
Herekol Dağı yaklaşık yüksekliği 2962 metre olan, geniş bir dağdır.Il Monte Incudine è una montagna della Corsica alta 2134 metri.
Ramiz 1988 yılından halk herekatına katılmıştır.Ha disputato anche gli Europei del 1988.
Hereke’den getirilen puding taşından yapılan anıt, 25 ton ağırlığındadır.Памятник изготовлен из бронзы и имеет вес 15 тонн.
Herek adı köyün kuruluşundan beri kullanılagelmiştir.Herb jest używany od czasów założenia miasta.
Herekleme Sırık bezelye gibi çeşitler desteklenmeye gerek duyar.Jako pnącze potrzebuje jakiejś podpory.
Bu çeşit bezelyeler, 10 cm. boylanmasından başlayarak hereklerle desteklenmelidir.5 cm, jelikož tito štíři rádi hrabou.
Herek adı köyün kuruluşundan beri kullanılagelmiştir.Nimeä Ekometsä on käytetty metsän istuttamisesta asti.
Halıların büyük bir kısmı Hereke fabrikalarındaki tezgâhlarda imal edilmiştir.Μερικά αντικείμενα θα είναι διαθέσιμα στα μαγαζιά Walmart.
Herekol Dağı ilçe sınırları içinde yer alır.インバブーラ火山は県内に位置する。
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Creează energie în această regiune prin gânduri. Şi aşa va transforma gândurile din nou în acţiune.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Er entwickelt in diesem Bereich Energie durch Gedanken. Und so wird er Gedanken zurück in Taten verwandeln.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Generuje energię w tej części dzięki myślom. I w ten sposób przekształca myśl w działanie.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Hij ontwikkelt energie in dit gebied door te denken. Dit is hoe hij denken gaat omzetten in actie.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.그는 의식을 통해 이 영역에서 에너지를 끄집어 냅니다. 이 것이 바로 벡이 의식을
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Năng lượng ở vùng này đang được phát triển bằng ý nghĩ. Đây là cách Beck biến suy nghĩ thành hành động.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Vytvára energiu v tejto oblasti pomocou myšlienky. A toto je spôsob akým ide premeniť myšlienku späť na akciu.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Він накопичує енергію в цій ділянці за допомогою думки. А ось так він перетворить думку у дію.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.Развива енергия в тази област чрез мисъл. И ето как ще превърне мисълта отново в действие.
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.הוא מפתח אנרגיה באיזור דרך המחשבה. וכך הוא הצליח
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.وقد بدأ يولد الطاقة هنا في هذا القسم فقط من جراء فكرة ! وهذا ما يبدو عليه الدماغ بعد أن تُحركه فكرة
Bu alanda düşünce sayesinde enerji oluşturmaya başlıyor. ve burda da düşünceyi herekete çeviriyor.エネルギーを広めています そしてこのように彼は思考を 動作に結びつけるのです
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Chcel som túto "pštrosiu kultúru" preskúmať a preskúmať aj to, čo robí so mnou a s ostatnými okolo mňa.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Chciałem zbadać kulturę strusi pędziwiatrów oraz jej wpływ na mnie i wszystkich innych.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Chtěl jsem probádat celý tento uspěchaný způsob života, a co to přináší mně a ostatním.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Ho voluto capire meglio questa cultura della velocità, e come mi sta e ci sta influenzando. E--
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Ich wollte diesen Schnelligkeits-Kult untersuchen und seine Auswirkungen auf mich und alle anderen. Und...
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Ik wilde deze hele snelheidsduivel-cultuur onderzoeken, en wat het deed met mij en met alle anderen.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Jeg ville undersøge hele denne roadrunner kultur, og hvad det gjorde ved mig og alle andre.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.저는 이 로드러너 문화 전체와 이것이 저와 다른 이들에게 어떤 작용을 하고 있었는지를 알아보고 싶었습니다.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Meg akartam vizsgálni ezt az egész futókakukk kultúrát, és annak hatását rám és mindenki másra.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Quería investigar esta cultura de la carrera, y lo que me estaba haciendo a mí y al resto. Y yo --
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Vroiam sa investighez toata cultura asta a cucilor alergatori si efectele ei asupra mea si asupra celorlalti.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Я хотів розібратися в цьому культі швидкості, і в тому, що він робив зі мною і з усіма іншими.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.Я хочу разобраться во всей этой спринтерской культуре и в том, что она делает со мной и со всеми остальными.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.רציתי לחקור את כל עניין תרבות ה"רוד-ראנר", ומה היא עושה לי ולכולם.
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.كنت أريد التحقق في هذه الثقافة الشديدة السرعة, وما كانت تفعله بي و بالجميع. وكان --
Bütün bu cadde koşucusu kültürünü araştırmak istiyordum, bana ve tüm herekese ne yaptığını.私たちにどんな影響を与えているのか 二つの論点が浮かびました
Gustavo Dudamel: Los Angeles'taki herekese Merhabalar Merhaba Quincy.Chào mọi người đang có mặt ở L.A
Gustavo Dudamel: Los Angeles'taki herekese MerhabalarГуставо Дюдамель: привіт всім в Лос-Анджелесі.
Gustavo Dudamel: Los Angeles'taki herekese Merhabalarגוסטבו דודאמל: שלום לכם בלוס אנג'לס
Gustavo Dudamel: Los Angeles'taki herekese Merhabalarجوستافو داداميل: كيف حال الجميع في لو أنجليس
Hadi kýzlar, babanýz geldi Herekete geçirin, bedeninizi durdurmayýnVenez les filles voici papa
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor :Er is altijd een soort double take, een uitgestelde reactie:
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor :Er muss sozusagen immer zweimal hinsehen und sagen:
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor :È sempre come se facesse un doppio:
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor :Il est toujours en train de s'y reprendre à deux fois : "Qu'est-ce qu'il y a ?"
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor : "Ne?"항상 한 번 다시 돌아보거든요. "뭐야?" 하듯 말이죠.
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor : "Ne?"Siempre está haciendo una toma doble: "¿Qué?"
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor : "Ne?"У него всегда как бы замедленная реакция типа "Что?"
Hep bir hereketi iki kez tekrarlıyor : "Ne?"הוא כל הזמן כאילו עושה קטע כפול: "מה?"