hep ile cümle
hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onların hepsinin kovulduğunu düşünüyorum.I think that they were all fired.
Siz hepiniz çok hoş insanlarsınız.You are all very nice people.
Tom hepsini kendi başına yapamaz.Tom can't do it all himself.
Ben onların hepsine gelmesini söyledim.I've told them all to come.
Hepimiz bir adım geri atalım ve düşünelim.Let's all take a step back and think.
Onların hepsinin gitmiş olduğundan kuşkulanıyorum.I suspect they're all gone.
İnsanlar böyle pislik olmasaydı, belki de hepimiz daha iyi olurduk.If people weren't such jerks, maybe we'd all be better off.
Hepimiz bisikletlerimizi sürüyoruz.We're all riding our bikes.
Hepinize çok teşekkür ederim!Thank you all very much!
Tom zaten bunun hepsini biliyor.Tom knows all this already.
Neredeyse hepiniz için endişeliyim.I'm worried about all of you.
Tom sorularımın hepsini cevaplamak için zamanı olmadığını söyledi.Tom said he didn't have time to answer all of my questions.
Hepimizin bir şansı olduğunu düşünüyorum.I think we all have a chance.
Hepiniz benzer şekilde davranıyorsunuz.All of you behave similarly.
Hepiniz aynı şekilde davranıyorsunuz.You all display similar behavior.
Hep yapılacak bir şeyim vardır.I always have something to do.
Biz hep yanlış yerlerde arıyoruz.We've been looking in the wrong places.
Tom hepimiz tarafından özlenecek.Tom will be missed by all of us.
Biz hepimiz onun masum olduğuna ikna olduk.We're all convinced that he's innocent.
Hepsini öldür. Kimsenin canını bağışlama.Kill them all. Spare no one.
Ben geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim.I thank all of you for coming.
Babasının aksine, o hep gülümsüyordu.Unlike his father, he was always smiling.
Biz hepimiz Tom'un suçlu olduğunu biliyoruz.We all know that Tom is guilty.
Hepimiz Tom'un suçlu olduğunu biliyoruz.All we know is that Tom is guilty.
Tom hariç hepimiz Mary'nin suçlu olduğunu düşündük.All of us except for Tom thought Mary was guilty.
Biyoloji hakkında hep çok tutkulu oldum.I have always been very passionate about biology.
Aslanlar, kurtlar, filler ve atların hepsi hayvandırlar.Lions, wolves, elephants, and horses are all animals.
Ben çocukken, hep erken kalktım.When I was a boy, I always got up early.
Hepimiz Macarca konuşuruz.All of us speak Hungarian.
Onu görme hakkında hepiniz isteklisiniz.You’re all fired up about seeing him, I can tell.
Akşam yemeğinden sonra, hep uyumak isterim.I always want to sleep after dinner.
Bana kalsaydı hepiniz sürgüne gönderilirdiniz.If it were up to me, you would all be exiled.
Bana kalsaydı hepinizi sürgüne gönderirdim.If it were up to me, I'd have you all exiled.
Boston hep ilginçtir.It's always interesting in Boston.
Ve şimdi hepinizin beklediği an.And now the moment you've all been waiting for.
Hepinizi Boston'da görmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to see you all in Boston.
Tostlar hep tereyağlı tarafı üzerine düşer.Toasts always fall on the buttered side.
Hepimiz barışı arzuladık.We all desired peace.
Hepimiz barışı arzu ettik.We all desired peace.
Hepimiz önümüzdeki pazartesi günü burada tekrar buluşmayı kabul ettik.We all agreed to meet here again next Monday.
Onun hepsi bizi ilgilendiriyor.All of that concerns us.
O kutudakilerin hepsi okunmuş kitaplardır.Those books that are in the box have all been read.
Tom ve arkadaşlarının hepsinin MacBookları var.Tom and his friends all have Macbooks.
Hepimiz Tom'la anlaştık.We all agreed with Tom.
Hepimizin çevresinde pek çok rol modeli vardı.There were plenty of role models all around us.
Tom'un hepsini anladığını düşünüyorum.I think Tom understands all that.
Onların hepsi iyi iş çıkardı.They all did well.
Onların hepsi bunu sevdi.They all loved it.
O hep bunu yapar.He always does this.
Tom'un arkadaşlarının hepsi bana gülüyorlardı.Tom's friends were all laughing at me.
Kanıtın hepsi ikinci derecede.The evidence is all circumstantial.
Bunun hepsi doğru muydu?Was all of that true?
Tom'un arkadaşlarının hepsi bana güldü.All of Tom's friends laughed at me.
Şimdi hepimiz eve gidelim.Let's all go home now.
Biz hepimiz Tom'un bu gece burada olacağını düşündük.We all thought Tom would be here tonight.
Hepinizin Tom'a ihtiyacı var.You all need Tom.
Hepimiz meşguldük.We were all busy.
Hep benim telefon konuşmalarımı mı dinliyorsun?Do you always listen to my phone calls?
Hepimiz yanıldık.We were all wrong.
Hepimiz emekliyiz.We're all retired.