hep ile cümle
hep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O hepimizden daha iyi.He's better than us all.
Onun hepsinin ne kadar olduğunu düşünüyorsun?How much do you think it's all worth?
Hepinize teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.Thank you, everybody. Thank you so much.
Onu ilk gördüğüm zamanı hep hatırlayacağım.I'll always remember the first time I saw him.
Onu gördüğüm ilk zamanı hep hatırlayacağım.I'll always remember the first time I saw her.
Tom'u ilk gördüğüm zamanı hep hatırlayacağım.I'll always remember the first time I saw Tom.
Seni ilk gördüğüm zamanı hep hatırlayacağım.I'll always remember the first time I saw you.
Hepimizin kusurları var.We all have our flaws.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzeceğini bilir.All of my kids know how to swim.
Çocuklarımın hepsi Fransızca öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn French.
Çocuklarımın hepsi nasıl Fransızca konuşulacağını öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to speak French.
Çocuklarımın hepsi nasıl yüzüleceğini öğrenmek istiyor.All of my kids want to learn how to swim.
Çocuklarımın hepsi ebeveynlerimi ziyaret etmek için Boston'a gitti.All of my kids went to Boston to visit my parents.
Tom'un şikâyetlerinin hepsinden bıktım.I'm fed up with all of Tom's complaints.
Hepimiz buradayız gibi görünüyor.It looks like we're all here.
Hepsi tamamen yanlış anlamaydı.It was all just a misunderstanding.
Hep birlikte gidelim.Let's all go together.
Onun hepsi sadece bir yalandı.That was all just a lie.
Hepimizin sorumlulukları var.We all have responsibilities.
Bir ara hepimiz gitmek zorundayız.We all have to go sometime.
Gönüllü olduğumuzda risklerin ne olduğunu hepimiz biliyorduk.We all knew what the risks were when we volunteered.
Onun ne kadar tehlikeli olabileceğini hepimiz biliyoruz.We all know how dangerous that can be.
Tom'un ne demek istediğini hepimiz biliyoruz.We all know what Tom meant.
Hepimiz takdir edilmeyi isteriz.We all like to be appreciated.
Hepimiz olanlara pişmanız.We all regret what happened.
Hepimiz çok şanslı olmalıyız.We all should be so lucky.
Hepimiz artık biraz daha kolay nefes alabiliriz.We can all breathe a little easier now.
Hep birlikte gidebiliriz.We could all go together.
Hepimiz korkmalıyız.We should all be afraid.
Hep birlikte bir diyete gitmeliyiz.We should all go on a diet together.
Hepimiz yatmalıyız.We should all go to bed.
Hepimiz akşam yemeği yemeliyiz.We should all have dinner.
Hepimiz Tom'a oldukça düşkündük.We were all quite fond of Tom.
Hepimiz Tom'u destekliyorduk.We were all rooting for Tom.
Hepimiz seninle çok gurur duyuyorduk.We were all so proud of you.
Hepimiz birlikte gideceğiz.We'll all go together.
Muhtemelen yakında hepimiz ölmüş olacağız.We'll probably all be dead soon.
Hepimiz biraz korkuyoruz.We're all a bit a scared.
Doğrusu hepimiz biraz korktuk.We're all a little scared, to be honest.
Burada hepimiz yetişkinleriz.We're all adults here.
Bu konuda hepimiz uzlaşma içindeyiz.We're all in agreement about that.
Tom'un iyileşmesi için hepimiz dua ediyoruz.We're all praying for Tom's recovery.
Burada hepimiz mahkûmuz.We're all prisoners here.
Hepimiz sizinle gurur duyuyoruz.We're all proud of you.
Hepimiz Tom'a oldukça düşkünüz.We're all quite fond of Tom.
Hepimiz seninle çok gurur duyuyoruz.We're all so proud of you.
Hepimiz Tom'la çok gurur duyuyoruz.We're all very proud of Tom.
Hepimize güvenebilirsin.You can trust all of us.
Hepimize güvenebilirsiniz.You can trust all of us.
Hepiniz kendinizden utanmalısınız.You should all be ashamed of yourselves.
Hepiniz bir kaybedenler grubusunuz.You're all a bunch of losers.
Hepiniz beni rahatsız ediyorsunuz.You're all bothering me.
Hepimiz için bir ilham kaynağısın.You're an inspiration to us all.
Hepimize ihanet ettin.You've betrayed us all.
Tom ve ben hep arkadaş olacağız.Tom and I'll always be friends.
Tom on dakikadan daha az sürede sorularımızın hepsine cevap verdi.Tom answered all of our questions in less than ten minutes.
Tom bunun hepsini tek başına yapmış olamaz.Tom can't have done all this by himself.
Tom hepimizi aldattı.Tom fooled all of us.
Tom bunun hepsi için suçlanacak.Tom is to blame for all of this.
Tom bunun hepsinin ne hakkında olduğunu tam olarak biliyor.Tom knows exactly what this is all about.