Ana içeriğe geç
Sözlük

henüz ile cümle

henüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Henüz piyasada bulunmamasına rağmen müzeler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.It is not yet commercially available, but some museums are starting to use it.
Meilutytė henüz 15 yaşındayken on bir Litvanya rekorunu kırmış durumdaydı.At the age of 15, she had already broken eleven Lithuanian women's swimming records.
Durante, tam zamanlı bir ragtime piyanisti olmak için henüz yedinci sınıftayken okulu bıraktı.Durante dropped out of school in seventh grade to become a full-time ragtime pianist.
Bu liste henüz tamamlanmadı; Kaynak ekleyerek Vikipedi'ye yardımcı olabilirsiniz.This list is not finished; you can help Wikipedia by adding to it.
Henüz senaryoyu bile okumamıştım.I'd never read a script before.
Estonya henüz Olimpiyatlara katılmaya hak kazanmadı.Estonia has yet to qualify for the Olympics.
2014 itibarıyla dava henüz duyulmamıştır.As of 2014 the case has not yet been heard.
1e uyarlaması henüz hiç uçurulmadı ve takvimde belirlenmiş bir uçuşu bulunmamaktadır.The 1e version has not yet been flown and is not currently scheduled to make a flight.
Sandbank, Kafka'nın yaygınlığına rağmen, esrarengiz tarzının henüz taklit edilmediğini savunmuştur.Sandbank argues that despite Kafka's pervasiveness, his enigmatic style has yet to be emulated.
Peygamber öfkeli, fakat henüz kendisine hakim görünür.He declared himself to be a prophet, and was by his disciples regarded as a Messiah.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.The utility of chest physiotherapy in pneumonia has not yet been determined.
Henüz en doğal ve anlaşılabilir sesidir.According to Apple, it is the most natural and understandable voice yet.
Katić kariyerine henüz 14 yaşındayken Nije lako sa muškarcima filmi ile başladı.Katić debuted in the film Nije lako sa muškarcima when she was 14 years old.
Bu efekt henüz heteroseksüel ve eşcinsel erkeklerde gözlenmemiştir.This effect has not yet been observed between homosexual and heterosexual males.
Lothos daha sonra Buffy'nin henüz hazır olmadığını söyleyerek yeri terk eder.Lothos leaves, saying Buffy is not ready.
Annesi Adell Jordan, Louis henüz küçükken ölmüştür.His mother, Adell, died when Louis was young.
1960 yılında, henüz 15 yaşındayken, petrol istasyonunda çalışmak için Tokyo'ya gitmiştir.In 1960, when he was 15 years old, he moved to Tokyo and started working at a petrol station.
Site, henüz tam olarak araştırılmamış Buda kalıntılarını içermektedir.It contains the remains of Buddha, which have not been properly excavated.
İfadesine göre kocası savaşta, kızı ise henüz 8 günlükken bilinmeyen bir nedenden dolayı öldü.The former allegedly died in battle, the latter died for unknown reasons at eight days old.
Örneğin: Hala (babanın kızkardeşi) ve Hâlâ (şimdi, henüz).His father is likewise obedient and a strict person.
Bu karşılaştırma bir türün henüz yavru iken ne kadar öğrenebildiğinin bir göstergesidir.This indicates how much learning a species accumulates while young.
İrini, Aleksios ile 1078 yılında henüz 11 yaşındayken evlenmiştir.Irene married Alexios in 1078, when she was still eleven years old.
Görece büyük demir çekirdeği ve ince mantosu henüz tam olarak açıklanamamıştır.Its relatively large iron core and thin mantle have not yet been adequately explained.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.Otto only sold his engine as a stationary motor.
Filmi çektiğinde henüz 26 yaşındaydı.She was 26 years old at the time of filming.
Buffy, Chloe'nin bedenini henüz yeni ölmüş olan Annabelle'in hemen yanına gömer.Buffy buries Chloe's body next to that of the recently deceased Annabelle.
Bu alt yapılar için henüz deneysel bir kanıt yoktur.There is no experimental evidence yet for such substructure.
Butan'da henüz incelenmemiştir.It has not been surveyed by Bhutan.
Henüz bir ada sahip olmayan uydu geçici olarak S/2011 (5261) 1 şeklinde adlandırıldı.It has yet to be named, and its provisional designation is S/2011 (5261) 1.
Ancak henüz barış antlaşması imzalanmamıştı.A peace treaty has not been signed up to now.
Henüz kesin bir karar yok."No decision has yet been made."
Seçenekler karmaşıktı, pahalıydı ve pazar tarafından henüz tamamen anlaşılamamıştı.Options were confusing, expensive and still hardly understood by the larger market.
MTV'ye verdiği bir röportajda Ross, Gaga ile iş birliğine henüz hazır olmadığını söyledi.Ross told in an interview with MTV that he was not prepared for collaborating with Gaga.
Bunlar, deneysel gürültü (arka plan) yüzünden henüz gözlemlenememiştir.Those who know nothing about repressions will ask questions when they see the signs.
Orijinal Kolon Hotel'in üstünde bir tüfekle poz veren Ginestà henüz 17 yaşındaydı.It shows the 17-year-old girl posing with a rifle on the top of the original Hotel Colón.
Ocak 2006'da henüz bir milyon satışa ulaşamamıştı.By January 2006 its sales had broken a million.
10 Bunların beşi düştü, biri duruyor, ötekiyse henüz gelmedi.Of the seven kings, five have fallen, one is, the other has not yet come.
BBC film eleştirmeni Stella Papamichael, Knightley'in henüz en iyi oyunculuğu olduğunu düşündü.At the time, BBC film critic Stella Papamichael considered it Knightley's "best performance yet."
(Bu söz tam böyle değildir) O günlerde henüz hayattaydı.As of that day the cause had not yet been determined.
Ancak uçağın kapısı henüz kapatılmıştır.The airport is now closed.
Dağlar yalnız orada değil, dünyanın başka taraflarında da henüz fazla yükselmemişti.Revelstone is located at the western limit of the Land; beyond is only mountainous wastes.
Anıtın yapılmasına 1948 yılında başlanmış ancak henüz bitirilememiştir.The monument has been in progress since 1948 and is far from completion.
Sebep ve maksadı henüz anlayamadım.His motives and purpose remain unknown.
İki yıldan fazla süredir aynı albüm ile devam ediyorum ve henüz işim bitmedi." dedi.For a little more than two years I've promoted the same CD and I'm still not done."
Bu film Earle Foxe'nin aynı yıl çektiği üçüncü filmdi ve aktör henüz 17 yaşındaydı.It was the third film of Earle Foxe, aged seventeen.
Üçüncü oğlu olan Ferdinand henüz on aylıkken hayatını kaybetmiştir.His third son, Ferdinand, born in 1834, lived only ten months.
Henüz yurtdışına pazarlanmamıştır.It has not been released overseas.
Baba Gilon, Caramon henüz 16 yaşındayken bir iş kazası sonucu ölür.His father, Gilon, died in an accident when Caramon was only sixteen years old.
Buradan tarihi eserler çıkmaktadır daha henüz keşfedilmemiştir.If he comes from the same planet, it has not yet been revealed.
Ancak şehirde henüz hiçbir çarpışma gerçekleşmemişti.No wars have been fought here yet.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.The tomb itself has not yet been excavated.
Caenina henüz tam belirlenememiştir.The site of Caenina has not yet been identified with certainty.
Ancak Smith, mektuba henüz bir cevap alamamıştı.Smith gave them no answer.
Aachen'da okuduktan sonra henüz 15 yaşındayken Paris Üniversitesi'ne kabul edildi.He studied at Aachen, then went to the University of Paris when only fifteen.
Henüz 14 yaşındayken ateist olmaya karar verdi.He became an atheist at age 14.
Çift henüz 5 aydır birlikte kaymaktaydı.The couple had been separated for five years.
EBU henüz bu konuda açıklama yapmamıştır.It is clear that the AIBA will not do anything about this.
Ama yayımlandıktan henüz 1 ay sonra, Mart'ta Engels ve Marx Belçika’dan kovuldular.In March, Belgium expelled both Engels and Marx.
Henüz 12 yaşında olmasına rağmen tüm dünyanın sorumluluğu onun omuzlarındadır.When you are thirteen years old, it's you against the whole world.
Highbury'de kısa zamanda aşama kaydedip, henüz 16 yaşında rezerv takımda yer buldu.He soon progressed through the ranks at Highbury, playing in the reserves at the age of 16.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod