Sefer, henüz başlangıçta yaşanan sorunlar yüzünden sıkıntılı başladı.Active seemed to have been plagued with problems from the start.
Neden M31 bu gibi kümelere sahipken Samanyolu’nun bu kümelere sahip olmadığı henüz bilinmiyor.Why M31 has such clusters, while the Milky Way does not, is not yet known.
Bununla beraber bu kitap henüz ele geçmemiştir.By the way, this dream has not yet passed.
Henüz az bir üne sahipken alenen eşcinsel olduğunu belirtmişti.He had by this time recognised unreservedly that he was homosexual.
Tom sözleşmeyi henüz imzalamadı.Tom hasn't yet signed the contract.
Henüz herkesin burada olduğunu sanmıyorum.I don't think everyone is here yet.
Henüz işimizi tamamlamadık.We haven't yet completed our business.
Aslında henüz hiçbir şey kazanmadık.We haven't really earned anything yet.
Fiyatlandırma henüz açıklanmadı.Pricing hasn't yet been announced.
Henüz suyumuz bitmedi.We haven't run out of water yet.
Henüz işi yapmadık.We haven't yet done the work.
Henüz bilgilendirilmedik.We haven't been informed yet.
Henüz hiçbir şey görmediniz.You ain't seen nothin' yet.
Onların henüz birine ihtiyacı yok.They don't need one yet.
Henüz zengin misin?Are you wealthy yet?
Tom henüz kazanmadı.Tom hasn't yet won.
Henüz tezahürat yapmaya başlama.Don't start cheering yet.
Onun hakkında henüz endişelenme.Don't worry about that just yet.
Henüz hiç Fransızca şarkı bilmiyorsan, birkaç tane öğrenmelisin.If you don't yet know any songs in French, you should learn a few.
Henüz gitmeyin, lütfen.Don't go yet, please.
Tom'un henüz bir ehliyeti olmadığını sandım.I thought Tom didn't have a driver's license yet.
Tom'dan henüz haber alamadık.We have yet to hear back from Tom.
Henüz pes etmek istemiyorum.I don't want to give up yet.
Henüz bir iş buldunuz mu?Have you found a job yet?
Henüz bunu yapmayı düşünmedim bile.I haven't even thought about doing that yet.
Henüz yüzemiyorum.I can't swim yet.
Henüz araba kullanamıyorum.I can't drive yet.
Henüz terk edemem.I can't leave yet.
Henüz yazamam.I can't write yet.
Bu soğuk havaya henüz alışmadım.I'm not yet accustomed to this cold weather.
Tom henüz onu yapmaya hazır olduğundan emin değil.Tom isn't sure he's ready to do that yet.
Onu henüz yapamazsın.You can't do that yet.
Bunu yapmak için henüz çok küçüksün.You're too young to do that yet.
Tom'dan henüz haber almış değilim.I have yet to hear back from Tom.
Tom henüz oldukça hazır değil.Tom isn't quite ready yet.
Henüz hiçbir konuda bir karar vermedik.We haven't made a decision on anything yet.
Tom henüz Mary'den haber almadığını söylüyor.Tom says he hasn't heard from Mary yet.
Henüz Tom'dan özür dilemedim.I haven't apologized to Tom yet.
Henüz bundan bıktın mı?Are you tired of this yet?
Henüz kovulmadım.I haven't been fired yet.
Neden henüz evli değilsin?Why aren't you married yet?
Henüz davet edilmedim.I haven't been invited yet.
Tom'a henüz güvenmiyor musun?Don't you trust Tom yet?
Henüz gitmeye hazır mısın?Are you ready to go yet?
Bahsettiğin kitabı henüz okumadım.I have not yet read the book you are talking about.
Henüz gitmeye hazır değil misin?Aren't you ready to go yet?
Bankanın henüz açık olduğunu sanmıyorum.I don't think the bank is open yet.
Tom henüz onu yapmayı bitirdi mi?Has Tom finished doing that yet?
Tom henüz ne yapması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't yet know what he had to do.
Tom henüz onu yapacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to do that yet.
Sanırım Tom onu henüz yapmadı.I think Tom hasn't done that yet.
Henüz bunu yapma.Don't do that yet.
Henüz kimse tutuklanmadı.Nobody has been arrested yet.
Tom henüz serbest bırakılmadı.Tom hasn't been released yet.
Tom henüz otuz olmadığını söyledi.Tom said he isn't thirty yet.
Tom henüz uykusuz olmadığını söyledi.Tom said he isn't sleepy yet.
Tom henüz acıkmadığını söylüyor.Tom says he isn't hungry yet.
Tom henüz uykulu olmadığını söylüyor.Tom says he isn't sleepy yet.
Raporu neden henüz yazmadığını bilmek istiyorum.I want to know why you haven't written the report yet.
"Bunu zaten yaptın mı?" "Hayır, henüz değil.""Have you done that already?" "No, not yet."