Ana karakter Spike, ruhunu henüz yeni kazanmış ve evsiz bir şekilde sokaklarda kalmıştır.The main character, Spike, has recently earned his soul and is homeless on the streets.
Ancak, tamamlanma noktasına yakın bir yer yokdur ve birçok oyun henüz oynanamaz.It is, however, nowhere near completion and many games are not playable yet.
2004'te, İran'ın doğal gaz rezervinin büyük bir kısmı henüz kullanıma açılmamış durumdaydı.In 2004, a large share of Iran's natural gas reserves were untapped.
Dördüncü Osmanlı-Venedik Savaşı, tahkimatların henüz tamamlanmadığı bir dönemde başladı.The Fourth Ottoman–Venetian War broke out when the fortifications were still incomplete.
Bazı bakteriler daha da küçük olabilirler ama bu ultramikrobakteriler henüz iyi tanımlanmamıştır.Some bacteria may be even smaller, but these ultramicrobacteria are not well-studied.
Bir Mazdaspeed 6 çeşidi henüz duyurulmadı.A Mazdaspeed 6 variant was not offered.
Damat, onbeşinci doğumgününe henüz dört ya da beş ay daha vardı.The groom was still four or five months short of his 14th birthday.
Ben henüz stüdyoya girmedim.He didn't even want to go into the studio.
Ekonominin turne sektörüne etkilerini henüz görmeye başlıyoruz.We are only starting to see the effect of the economy on the tour industry.
Ailesinin tek çocuğu olan Riyo Mori dans etmeye henüz dört yaşında iken başladı.An only child, Riyo Mori began dancing at the age of 4.
Henüz fosilleri bulunamamıştır.No fossils have yet been found.
Protistlerin sınıflandırılması henüz değişkendir.The taxonomy of protists is still changing.
Berjon'un eserleri 1780 lerde henüz keşfedilmedi.Berjon's paintings from the 1780s are untraced.
Bazı cins belirleme sistemlerinin ayrıntıları henüz tamamen anlaşılmış değildir.The details of some sex-determination systems are not yet fully understood.
Yayınlanmasından henüz dört ay geçmesine rağmen, Purple albümü üç milyon kopya satmıştır.By October, just four months after its release, Purple had sold three million copies.
Henüz piyasada bulunmamasına rağmen müzeler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.It is not yet commercially available, but some museums are starting to use it.
Meilutytė henüz 15 yaşındayken on bir Litvanya rekorunu kırmış durumdaydı.At the age of 15, she had already broken eleven Lithuanian women's swimming records.
Bu liste henüz tamamlanmadı; Kaynak ekleyerek Vikipedi'ye yardımcı olabilirsiniz.This list is not finished; you can help Wikipedia by adding to it.
2014 itibarıyla dava henüz duyulmamıştır.As of 2014 the case has not yet been heard.
Peygamber öfkeli, fakat henüz kendisine hakim görünür.He declared himself to be a prophet, and was by his disciples regarded as a Messiah.
Lothos daha sonra Buffy'nin henüz hazır olmadığını söyleyerek yeri terk eder.Lothos leaves, saying Buffy is not ready.
1960 yılında, henüz 15 yaşındayken, petrol istasyonunda çalışmak için Tokyo'ya gitmiştir.In 1960, when he was 15 years old, he moved to Tokyo and started working at a petrol station.
Bu karşılaştırma bir türün henüz yavru iken ne kadar öğrenebildiğinin bir göstergesidir.This indicates how much learning a species accumulates while young.
Otto motorunu henüz harekete geçirmeden sattı.Otto only sold his engine as a stationary motor.
Bu alt yapılar için henüz deneysel bir kanıt yoktur.There is no experimental evidence yet for such substructure.
Henüz bir ada sahip olmayan uydu geçici olarak S/2011 (5261) 1 şeklinde adlandırıldı.It has yet to be named, and its provisional designation is S/2011 (5261) 1.
Ancak henüz barış antlaşması imzalanmamıştı.A peace treaty has not been signed up to now.
MTV'ye verdiği bir röportajda Ross, Gaga ile iş birliğine henüz hazır olmadığını söyledi.Ross told in an interview with MTV that he was not prepared for collaborating with Gaga.
Orijinal Kolon Hotel'in üstünde bir tüfekle poz veren Ginestà henüz 17 yaşındaydı.It shows the 17-year-old girl posing with a rifle on the top of the original Hotel Colón.
BBC film eleştirmeni Stella Papamichael, Knightley'in henüz en iyi oyunculuğu olduğunu düşündü.At the time, BBC film critic Stella Papamichael considered it Knightley's "best performance yet."
Anıtın yapılmasına 1948 yılında başlanmış ancak henüz bitirilememiştir.The monument has been in progress since 1948 and is far from completion.
İki yıldan fazla süredir aynı albüm ile devam ediyorum ve henüz işim bitmedi." dedi.For a little more than two years I've promoted the same CD and I'm still not done."
Bu film Earle Foxe'nin aynı yıl çektiği üçüncü filmdi ve aktör henüz 17 yaşındaydı.It was the third film of Earle Foxe, aged seventeen.
Baba Gilon, Caramon henüz 16 yaşındayken bir iş kazası sonucu ölür.His father, Gilon, died in an accident when Caramon was only sixteen years old.
Ancak Smith, mektuba henüz bir cevap alamamıştı.Smith gave them no answer.
Aachen'da okuduktan sonra henüz 15 yaşındayken Paris Üniversitesi'ne kabul edildi.He studied at Aachen, then went to the University of Paris when only fifteen.
Çift henüz 5 aydır birlikte kaymaktaydı.The couple had been separated for five years.
Highbury'de kısa zamanda aşama kaydedip, henüz 16 yaşında rezerv takımda yer buldu.He soon progressed through the ranks at Highbury, playing in the reserves at the age of 16.
Mağara henüz ziyarete açılmamıştır.The castle is not open to visitors.
Fakat bu tarihte henüz söylem düzeyindedir.Even now I remember the phase.
Kasım 2015 itibarı ile problemlerden altısı henüz çözülmemiştir.As of November 2015, instability issues are yet to be resolved.
Henüz 15 yaşındayken Toronto'da 18 yaş altı Kanada Salon Turnuvası'nı kazandı.In 2009 and at only 15, she won the Canadian Under-18 Indoor Championship in Toronto.
Sefer, henüz başlangıçta yaşanan sorunlar yüzünden sıkıntılı başladı.Active seemed to have been plagued with problems from the start.
Neden henüz hazır değilsin?Why aren't you ready yet?
Tom sana henüz çıkma teklif etti mi?Has Tom asked you out yet?
Sonuçlar henüz çıkmadı.The results aren't out yet.
Henüz bir liste yaptın mı?Have you made a list yet?
Henüz Tom'u öptün mü?Have you kissed Tom yet?
Henüz sorunu çözdün mü?Have you solved the problem yet?
Neden henüz evde değilsin?Why aren't you home yet?
Sen henüz aç değilsen şimdi yememizi öneriyorum.I suggest that we eat now unless you're not hungry yet.
Henüz uykulu değilim.I'm not sleepy yet.
O henüz hazır olmayabilir.It may not be ready yet.
Henüz sana söylemediğim bir sürü şey var.There are lots of things I haven't told you yet.
Bu ayın kirasını henüz ödemedim.I haven't paid this month's rent yet.
Tom bile bunu henüz bilmiyor.Even Tom doesn't know it yet.
Tom bile henüz onun hakkında bilmiyor.Even Tom doesn't know about it yet.
Henüz onun için bir tedavi bulduklarını sanmıyorum.I don't think they've found a cure for that yet.
Onu henüz onarmadım.I haven't fixed that yet.
Güveç henüz yemek için hazır değil.The stew isn't ready to eat yet.