Ana içeriğe geç
Sözlük

hem ile cümle

hem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un az önce söylediği hemen hemen her şeye katılıyorum.I agree with almost everything Tom just said.
Neden onu hemen şimdi yapmıyorsun?Why don't you do that right now?
Hem Mary hem de Alice'i seviyorum.I love both Mary and Alice.
Mary yetenekli bir hemşire.Mary is a capable nurse.
Sanırım Tom, Mary ile hemfikir.I think Tom agrees with Mary.
Parti gece yarısından hemen sonra başladı.The party began shortly after midnight.
Leyla hemşirelik sertifikası aldı.Layla obtained a nursing certificate.
Hem Fadıl hem de Leyla, kendi kariyer merdivenlerini tırmanmaya devam ettiler.Both Fadil and Layla continued to climb their respective career ladders.
Hemen burada durmak zorundasın.You have to stop right here.
Bazen en kötü düşmanınız hemen yanınızda yatar ve siz bunun farkında değilsinizdir.Sometimes, your worst enemy is sleeping right next to you and you don't realize it.
Tom'u bul ve hemen buraya gelmesini söyle.Find Tom and tell him to come here right now.
Hemşireler Fadıl'ı yakından takip ettiler.The nurses kept a close eye on Fadil.
Araştırmacılar anomalileri neredeyse hemen fark ettiler.Almost immediately, investigators noticed anomalies.
Müfettişler anomalileri neredeyse hemen fark ettiler.Almost immediately, investigators noticed anomalies.
Ne yapıyorsanız hemen bitirin.Just finish what you're doing.
İnsanlar hemen Fadil'den şüphelendi.People suspected Fadil right away.
İnsanlar hemen Fadıl'dan şüphelendi.People suspected Fadil right away.
İnsanlar hemen Fadıl'dan kuşkulandı.People suspected Fadil right away.
İnsanlar hemen Fadil'den kuşkulandı.People suspected Fadil right away.
Fadıl ve Leyla, Rami'nin otelinin hemen yanında yaşıyorlar.Fadil and Layla are living right next door to Rami's hotel.
Babam hemen şimdi dışarı çıktı.Dad just now went out.
Dancada "gift" kelimesi hem evli hem de zehir anlamına gelmektedir.The Danish word "gift" means both married and poison.
Hem siz hem de ben biraz kilo vermeliyiz.Both you and I should lose a little weight.
Genellikle saat beşten hemen sonra eve giderim.I usually go home soon after five o'clock.
Tom 2.30'dan hemen sonra parkta Mary'yi gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary in the park just after 2:30.
Öğle yemeğinden hemen sonra sık sık uykum gelir.I often feel sleepy right after lunch.
Tom yağmur yağmaya başlamadan hemen önce.eve döndü.Tom made it home just before it started raining.
Sami yağmur başlamadan hemen önce eve geldi.Sami got home just before it started to rain.
Tom fırtına vurmadan hemen önce eve gitti.Tom made it home just before the storm hit.
Onu biledikten hemen sonra kendimi bıçakla kestim.I cut myself with the knife right after I sharpened it.
Tom hem işini hem de evini kaybetti.Tom has lost both his job and his house.
Tom fırtına vurmadan hemen önce eve döndü.Tom got home just before the storm hit.
Hemen vazgeçmezdim.I would've just given up.
Tom, Mary'yi saat 2.30'dan hemen önce aradı.Tom called Mary just before 2:30.
Hem Tom hem de Mary'nin kızları var.Tom and Mary both have daughters.
Tom hemen hastaneye kaldırıldı.Tom was rushed to the hospital.
Hem çocuklar hem de yetişkinler onun kitaplarından hoşlanıyorlar.Both children and adults enjoy his books.
Birinin sağlığı için, hem iş hem de oyun gereklidir.For one's health, both work and play are necessary.
Şimdiden hem matematikte hem de edebiyatta yeteneklidir.He is already skilled in both math and literature.
Hem Tom hem de Mary'yi severim ama sanırım Tom'la takılmak daha eğlenceli.I like both Tom and Mary, but I think Tom is more fun to hang out with.
Onun tekrar olmamasına asla izin vermemeye hemen karar verdim.I decided then and there to never let that happen again.
Tom, Mary'nin söylediklerinin yalan olduğunu hemen anladı.Tom knew immediately that what Mary said was a lie.
Hem Tom hem de Mary'yi beğeniyorum ama sanırım Tom daha kibar.I like both Tom and Mary, but I think Tom is nicer.
Öğle yemeğinden hemen sonra hep özgürüm.I'm almost always free right after lunch.
Hem Tom hem de Mary Avustralyalıdır.Both Tom and Mary are from Australia.
Tom hemen polise bildirdi.Tom immediately notified the police.
Tom hemen bir ambulans çağırdıTom immediately called an ambulance.
Hem Fransızca hem de İngilizce konuşabilirim.I can speak both French and English.
Hem Tom hem de Mary iyi öğrenciler mi?Are both Tom and Mary good students?
Hem Tom hem de Mary Kanadalı mı?Are both Tom and Mary Canadians?
Hem Tom hem de Mary öğretmen midir?Are both Tom and Mary teachers?
Tom saat 2.30'dan hemen önce geldi.Tom arrived just before 2:30.
Hemen hemen hiç kahvaltı etmem.I almost never eat breakfast.
Hem Tom hem de Mary erkenden ayrıldılar.Both Tom and Mary left early.
Hem Tom'a hem de Mary'ye teşekkür ettim.I thanked both Tom and Mary.
Hem Tom hem de Mary onu yaptılar.Both Tom and Mary did that.
Hemen hemen hiç hatalı değilim.I'm almost never wrong.
Ben hemen hemen hiç hastalanmıyorum.I hardly ever get sick.
Onu hemen şuraya koy.Just put it there.
Korkarım ki ben hemen karar veremem.I'm afraid I can't decide immediately.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hem ile cümle - Sayfa 31 - hem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App