Ana içeriğe geç
Sözlük

hem ile cümle

hem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'u hemen tanıdım.I recognized Tom immediately.
Hemen anlayacağını biliyordum.I knew you'd understand immediately.
Hem Tom hem de Mary zaten burada.Both Tom and Mary are already here.
Hem Tom hem de Mary Fransızca konuşabiliyor mu?Can both Tom and Mary speak French?
Tom hem şarkı söyleyebilir hem de dans edebilir.Tom can both sing and dance.
Hem Tom hem de Mary konsere gitti.Both Tom and Mary went to the concert.
Sabah kahvaltısından hemen sonra gitseydim şimdiye kadar neredeyse orada olurdum.I'd be almost there by now if I'd left right after breakfast.
Neden bana hemen yazmadın?Why didn't you write to me right away?
Hemen test için çalışmaya başlamanı öneriyorum.I suggest you start studying for the test right away.
Onlar seni hemen orada istiyor.They want you out there right away.
Hemen benimle gelmek zorundasın.You have to come with me right away.
Hemen benimle gelmen gerekiyor.You need to come with me right away.
Hemen karar vermek zorunda değilsin.You don't have to decide right away.
Tom artık benimle hemen hemen hiç konuşmuyor.Tom barely speaks to me anymore.
Tom'un hemen beni görmeye ihtiyacı var.Tom needs to see me right away.
Tom'un hemen beni görmesi gerekiyor.Tom needs to see me right away.
Tom beni hemen görmeli.Tom needs to see me right away.
Bu hemen durdurulmak zorunda.This has to stop immediately.
Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.The nurses turned the patient regularly in order to prevent bedsores.
Sana hemen döneceğimi söyledim.I told you I'd be right back.
Onlara hemen döneceğimi söyledim.I told them I'd be right back.
Ona hemen döneceğimi söyledim.I told him I'd be right back.
Hemen şimdi onlarla konuşmaya gideceğim.I'll go talk to them right now.
Hemen şimdi onunla konuşmaya gideceğim.I'll go talk to him right now.
Hemen şimdi onunla konuşmaya gidecğim.I'll go talk to her right now.
Onlara hemen dönmesini söyle.Tell them to hurry back.
Ona hemen dönmesini söyle.Tell him to hurry back.
Ben hemen onları görmek istiyorum.I wish to see them immediately.
Ben hemen onu görmek istiyorum.I wish to see him immediately.
Hemşire bize grip aşısı yaptıThe nurse gave us flu shots.
Hemşire onlara grip aşısı yaptı.The nurse gave them flu shots.
Hemşire bana grip aşısı yaptı.The nurse gave me a flu shot.
Hemşire ona grip aşısı yaptı.The nurse gave him a flu shot.
Bizim onu hemen bulmamız gerek.We need to find him right away.
Onu hemen bulmamız gerek.We need to find her right away.
Ben onu hemen bulmak zorundayım.I have to find her now.
Onları hemen şimdi arıyorum.I'm calling them right now.
Onu hemen şimdi arıyorum.I'm calling him right now.
Hemen onu ara.Call her immediately.
Onları hemen şimdi aramalısın.You should call them right now.
Onu hemen şimdi aramalısın.You should call him right now.
Senin onu hemen araman gerekir.You should call her right now.
Ben senin hemen arkandaydım.I was right behind you.
Ben onların hemen arkalarındaydım.I was right behind them.
Ben onun hemen arkasındaydım.I was right behind him.
Tom bir doktor değil ama bir hemşire.Tom isn't a doctor, but a nurse.
Hem Dan hem de Linda benim arkadaşlarım.Both Dan and Linda are my friends.
Hem Matt hem de Rita benim iş arkadaşlarım.Both Matt and Rita are my co-workers.
Dan hemen Linda'dan hoşlanmaya başladı.Dan immediately took a liking to Linda.
Hem Dan hem de Linda Matt'e teşekkür etti.Both Dan and Linda thanked Matt.
Hem Dan hem de Linda ikisinin de büyüdüğü Londra'da yaşıyor.Dan and Linda live in London where they both grew up.
Tom hemen yanıt vermedi.Tom didn't respond immediately.
Tom kendini hem ihanete uğramış ve hem de aşağılanmış hissetti.Tom felt both betrayed and humiliated.
Hem Tom hem de Mary John'dan hoşlanmazlar.Both Tom and Mary don't like John.
Hem Tom hem de Mary John'u çok sevmiyor.Both Tom and Mary don't like John very much.
Hem Tom hem de Mary işlevsel olmayan ailelerden geliyorlar.Tom and Mary both come from dysfunctional families.
O hemen evlenmek istiyor.She wants to get married right away.
Venüs ve dünya hemen hemen aynı boyutta.Venus and Earth are almost the same size.
Hem Tom hem de Mary, John'a teşekkür ettiler.Both Tom and Mary thanked John.
1953'te hem Chandra hem de karısı Lalitha Amerikan vatandaşları oldular.In 1953, both Chandra and his wife Lalitha became American citizens.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod