Ana içeriğe geç
Sözlük

hedonizm ile cümle

hedonizm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
33
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Rarely hear about cyber hedonism, for example, how people are becoming passive.
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.Deng pose in risalto l'idea che socialismo non significa povertà condivisa.
Bu görüşleriyle Hedonizm’e (Hazcılık) karşı çıkmışlardır.E essa posição contra hegemônica é, em si mesma, um desafio.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.As letras dessas bandas de glam rock normalmente enfatizavam o hedonismo e o comportamento selvagem.
Ancak Bentham'ın formulasyonu ferdi olmayan bir hedonizmdi.Hedonizm w ujęciu Benthama nie był hedonizmem egoistycznym.
Bu görüşleriyle Hedonizm’e (Hazcılık) karşı çıkmışlardır.Přes ně je tedy udržován souhlas s hegemonií.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Glam metal se vyznačuje hédonistickými texty a živelným chováním.
Bu görüşleriyle Hedonizm’e (Hazcılık) karşı çıkmışlardır.Ilyesfajta a mondanivalója a hedonizmusnak is.
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Näiden glam metal -yhtyeiden sanoitukset painottuivat nautinnonhakuisuuteen ja villiin käytökseen.
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.但是道曼诺维奇明白这并没有触动根本的社会制度。
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Glam metal sa vyznačuje hedonistickými textami a živelným správaním.
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.Šis prestižinis meno apdovanojimas reiškė, kad jo daugiau neberibos skurdžios gyvenimo sąlygos.
Hazcılık veya Hedonizm, Kirene Okulu'nun, yani Sokrates'in öğrencisi Aristippos'un (M.Ö. 435-355) öğretisidir.Kürenaikude koolkonna lõi Sokratese õpilane ja Platoni eakaaslane Aristippos (umbes 435 eKr – umbes 356 eKr).
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Ale rzadko słychać na przykład o cyber-hedonizmie, czyli o tym, że ludzie stają się bierni.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.A "szájberhedonizmusról" például már ritkábban hallunk, arról, hogyan váltak az emberek passzívakká.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Hiếm khi nghe về chủ nghĩa hưởng thụ không gian mạng, ví dụ, tại sao người ta trở nên thụ động.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Jen výjimečně slyšíme o kybernetickém hedonismu, tedy, jak se lidé stávají pasivnějšími.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Kita jarang mendengar tentang hedonisme cyber, misalnya, bagaimana orang menjadi pasif.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.사이버 향락주의, 즉 사람들이 더 수동적이 된다는 이야기는 듣기가 힘들어요.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.On entend rarement parler de cyber-hédonisme par exemple, comment les gens deviennent passifs.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Raramente se ouve falar de hedonismo cibernético, como elas estão a ficar passivas.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Rara vez oímos sobre el ciberhedonismo, por ejemplo, cómo la gente se está volviendo pasiva.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Rareori auzim despre cyber-hedonism, de exemplu, despre cum oamenii devin pasivi.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Sällan hör vi talas om cyberhedonism, till exempel, hur folk blir mer passiva.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Si sente raramente parlare del cyber edonismo, per esempio, di come la gente sta diventando passiva.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Wir hören nur selten beispielsweise vom Cyber-Hedonismus, wie die Menschen passiv werden.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Zelden over cyberhedonisme gehoord, bijvoorbeeld, hoe mensen passiever worden.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Σπάνια ακούμε για τον ηδονισμό του κυβερνοχώρου, για παράδειγμα, πως οι άνθρωποι γίνονται παθητικοί.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Но редко слышно, например, о кибер-гедонизме, когда люди становятся пассивными.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Рядко се чува за киберхедонизъм, например, как хората стават пасивни.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.אנו כמעט ולא שומעים על נהנתנות אינטרנטית, למשל, שאנשים נעשים פסיביים.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.نادراً ما نسمع بمذهب متعة الإنترنت، على سبيل المثال، كيف أن الناس يصبحون سلبيين.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.人が政治に消極的に なっているということです なぜでしょう? それはインターネットによって-
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod