Ana içeriğe geç
Sözlük

hediyeler ile cümle

hediyeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak hediyelerden fazlasıdır bu.Ma non sono soli i regali.
Ancak hediyelerden fazlasıdır bu.Pero esto va más allá de los regalos.
Ancak hediyelerden fazlasıdır bu.Но дело не только в подарках.
Ancak hediyelerden fazlasıdır bu.אך זה יותר מאשר מתנות.
Ancak hediyelerden fazlasıdır bu.ولكن الأمر يتعدى الهدايا.
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?거기다가, 산타 할아버지가 왜 우리 집까지 다시 오겠어요 다른 사람들 집에 다 들르고 난 후에 말이죠?
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?Sitä paitsi, miten Joulupukki muka säästäisi aikaa palaamalla meidän kotiimme kaikkien muiden jälkeen?
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?Επίσης, γιατί θα εξοικονομούσε χρόνο με το να ξαναγυρίσει στο σπίτι μας αφού είχε πάει σε όλα τα άλλα;
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?וחוץ מזה, איך סנטה חוסך זמן בזה שהוא נאלץ לחזור לבית שלנו, אחרי שכבר ביקר בבתים של כולם?
Ayrıca, herkesin evine hediyelerini teslim eden Noel Baba bizim evimiz için neden tekrar geri gelsin ki?わざわざ うちまで戻ってくるなんて変よね たくさんある証拠から導ける確かな結論は1つしかない
Babalar değişik hediyelerle hatırlanır.Ce jour-là, on offre des cadeaux aux papas.
Babalar değişik hediyelerle hatırlanır.Isiä muistetaan monenlaisilla lahjoilla.
Babalar değişik hediyelerle hatırlanır.Los padres reciben variados regalos.
Babalar değişik hediyelerle hatırlanır.Отцам в этот день преподносят различные подарки.
Babalar değişik hediyelerle hatırlanır.يُتذكر الآباء بالهدايا المتنوعة.
Babalar değişik hediyelerle hatırlanır.十一月的第二个星期日是芬兰的父亲节。人们会向父亲赠送各种礼物。
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Czsami były to klejnoty, a czasami ofiary pieniężne.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Někdy se jednalo o šperky, jindy například o peníze.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Parfois il s'agissait de bijoux. Parfois d'argent ou de dons.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Soms konden dat juwelen zijn. En soms was het geld of donaties.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Иногда - драгоценные камни. Иногда - деньги, пожертвования.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Іноді дорогоцінності, іноді гроші, пожертвування.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Acum, am câteva mini TED Premii, acesta e Philips Bodygroom, unul pentru liderul nostru.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Ahora, tengo algunos mini-premios de TED. Este es el Philips Bodygroom, uno para nuestro líder.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize. (Alkışlar)Ho dei mini TED prizes, questo è il Philips Bodygroom, uno per il nostro leader... (Applausi)
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.A tutaj mam wersję mini nagród TED Prize, to golarki Philips Bodygroom. Jedna dla szefa.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.J'ai quelques récompenses. Voici le Bodygroom de Philips pour notre patron.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Máme tady pár mini TED ocenění, tohle je Philips Bodygroom, jeden pro našeho vedoucího.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Mám tu nejaké mini ceny od TED-u, toto Philips Bodygroom, jeden pre nášho vedúceho.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Nah, sekarang saya punya hadiah TED mini, ini adalah Philips Bodygroom, satu untuk pemimpin kita.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Nu, Ik heb enkele mini TED-prijzen, dit is de Philips Bodygroom, één voor onze leider.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.그리고 작은 경품을 가져왔습니다. 이건 Philips의 Bodygroom입니다. 하나는 우리의 리더(역자주:Chris)를 위해.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Van pár mini TED Díjam, ez a Philips Bodygroom, egy a vezetőnknek.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Zum Schluss noch ein paar kleine TED-Preise. Dies ist der Bodygroom, einen für unseren Veranstaltungsleiter.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Τώρα, έχω κάποια μίνι βραβεία TED, αυτό είναι το Φίλιπς Μπόντιγκρουμ, ένα για τον αρχηγό μας.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.А сега -- имам някои мини TED награди. Това е "Филипс Бодигруум", един за нашия лидер.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.У мене є невеликі подарунки для TED, це електробритви Philips.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.У меня есть небольшие подарки для TED, это электробритвы Philips.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.עכשיו, יש לי כמה פרסי TED קטנים, זהו מטפח הגוף של פיליפס, אחד למנחה שלנו.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.الآن، لدي بعض الهدايا الصغيرة لتيد، هذا هو بودي قروم لفيليب، واحدة لقائدنا.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.一つ目はリーダーに贈ります
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?C'est pour ça que tu nous as amenées ici et que tu nous as couvertes de cadeaux ?
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?Ezért hoztál ide minket és halmoztál el ajándékokkal?
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?Μας κάλεσες εδώ και μας έδωσες δώρα για να μας πεις αυτό;
Bize bunu söylemek için mi buraya çağırıp hediyeler verdin?هل اتصلت بنا لتعطينا الهداية, وهكذا يمكنك اخبارنا بهذا؟
Bizi buraya çağırıp hediyeler vermen bize bunu söylemek için miydi?C'est pour ça que tu nous as amenées ici et que tu nous as couvertes de cadeaux ?
Bizi buraya çağırıp hediyeler vermen bize bunu söylemek için miydi?Ezért hoztál ide minket és halmoztál el ajándékokkal?
Bizi buraya çağırıp hediyeler vermen bize bunu söylemek için miydi?لقد اتصلت بنا لتعطينا الهدايا, وهكذا تخبريننا بهذا؟
Bu coşkulu his hastanede de devam etti. Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.Fui inundada de presentes, de flores e de visitas.
Bu kampanyada yolculara yolculukları sırasında, rasgele verilmiş gibi gözüken hediyeler veriliyor.깜짝 행사를 시작했습니다. 목적지로 가는 도중, 여행객들에게 무작위로 작은 선물을 주는 것이죠
Bu kampanyada yolculara yolculukları sırasında, rasgele verilmiş gibi gözüken hediyeler veriliyor.החלה בקמפיין מפתיע, שנראה שבאופן רנדומלי מחלקת מתנות קטנות לנוסעים בדרך ליעדם.
Bu kampanyada yolculara yolculukları sırasında, rasgele verilmiş gibi gözüken hediyeler veriliyor.اطلقت حملة مفاجئة، على ما يبدو عشوائياً يوزعون هدايا صغيرة للمسافرين في طريقهم إلى وجهتهم.
Bu kampanyada yolculara yolculukları sırasında, rasgele verilmiş gibi gözüken hediyeler veriliyor.旅行中に一見ランダムな 小さな贈り物が 旅行者に 手渡されます イギリスを本拠とする インターフローラは
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Această mică răscruce are nevoie de daruri spirituale, suflet, abilităţi, personalitate şi experienţe.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Cette petite croix se nourrit de cadeaux spirituels, de coeur, d'aptitude, de personnalité et d'expériences.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Dieses kleine Kreuz verlangt geistige Begabungen, Mut, Können, Charakter und Erfahrung.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Dit kleine kruis vereist spirituele gaven, moed, bekwaamheid, persoonlijkheid en ervaringen.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Esta pequeña cruz requiere dones espirituales, corazón, habilidad, personalidad y experiencias.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.이 조그마한 십자가는 영적인 선물(은사), 마음, 재능, 성격, 경험이 필요합니다.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Questa piccola croce porta doni spirituali, cuore, abilità, personalità ed esperienze.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod