Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Noi, veramente-- abbiamo il modesto obiettivo di rimpiazzare l'intera industria petrolchimica.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Tudják, nekünk igazán -- szerény céljaink vannak, az egész petrolkémiai ipar helyettesítése.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Vous voyez, nous avons l'ambition très modeste de remplacer toute l'industrie pétrochimique.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Wissen Sie, wir haben wirklich -- moderate Ziele wie dem Ersatz der gesamten Petrochemischen Industrie.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Πραγματικά, ξέρετε -- έχουμε μέτριους στόχους την αντικατάσταση ολόκληρης της πετρελαιο-χημικής βιομηχανίας.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.Наистина, знаете ли -- имаме скроми цели, да заменим цялата нефтохимическа индустрия.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.На самом деле, у нас очень скромные цели -- просто заменить всю нефте-перерабатывающую индустрию.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.יש לנו באמת, אתם יודעים -- מטרות צנועות של להחליף את כל התעשייה הפטרוכימית.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.نحن حقيقة، كما تعلمون-- لدينا أهداف متواضعة لإحلال كل قطاع البتروكيماويات.
Petro-kimyasal sanayinin yerini tamamen alacak bir sistem geliştirmek gibi mütevazi hedeflerimiz var.私たちは全ての石油化学産業を 入れ替えるという非常に控えめな目標を持っています (笑) (拍手)
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiA bűnüldözési gyakorlat szembesítése a konkurens politikai célkitűzésekkel
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiBrottsbekämpningen ställd inför motstridiga politiska mål
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiDejavnost kazenskega pregona se sooča z neusklajenostjo s cilji politike
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiKilpailevien poliittisten tavoitteiden vaikutus lainvalvontakäytäntöihin
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiPraktyki organów ścigania a różne cele strategiczne
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiPrassi di applicazione della legge a confronto con obiettivi politici concorrenti
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiPrática de aplicação da lei confrontada com objectivos políticos divergentes
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiPraxe prosazování práva v konfrontaci s konkurenčními cíli politik
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiPrax v oblasti presadzovania práva v konfrontácii s konkurenčnými politickými cieľmi
Rakip politika hedefleriyle karşı karşıya bulunan kanun uygulama pratiğiRetshåndhævelsespraksis konfronteret af konkurrerende politiske mål
R: Yeni tecrübeler ve şekli hedeflere karşı.Р:Новый опыт и путь к цели.
Şekil 11: UUIM’ler ve ulusal uyuşturucu bilgi ağları için ana hedeflerFigura 11: Principales objetivos para los OND y las redes nacionales de información sobre drogas
Şekil 11: UUIM’ler ve ulusal uyuşturucu bilgi ağları için ana hedeflerРисунок 11. Основные цели ННЦН и национальных сетей информации о наркотиках
Sera gazlarının tahmini emisyonu** ile 2010 Kyoto protokolü hedefleri arasındaki fark (indeks puanı)Afstanden mellem udslip af drivhusgasser** og Kyotoprotokollens målsætninger for 2010 (indekspoint)
Sera gazlarının tahmini emisyonu** ile 2010 Kyoto protokolü hedefleri arasındaki fark (indeks puanı)Klyfta mellan beräknade utsläpp av växthusgaser**och Kyotoprotokollets mål för 2010 (Indexpunkter)
Sera gazlarının tahmini emisyonu** ile 2010 Kyoto protokolü hedefleri arasındaki fark (indeks puanı)Verschil tussen verwachte emissies van broeikasgassen** en Kyoto-streefdoelen voor 2010 (indexpunten)
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Това не са цели или желания, а универсални нужди.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Это не цели или желания, это то, что одинаково для всех.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.עכשיו, אלו לא יעדים או רצונות, אלו דברים כלליים.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.و الان نتحدث لا عن رغبات أو أهداف , بل عن شئ مشترك بين البشر.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Acum, acestea nu sunt ţinte sau dorinţe, ele sunt universale.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Ahora, estas no son metas ni deseos, estas son universales.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Ce ne sont pas des souhaits ou des objectifs, c'est universel.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Đây không phải những mục tiêu hay ước mong, nó rất chung
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Dies sind nicht Ziele oder Wünsche, diese sind universell.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Dit zijn dus geen doelen of wensen, dit zijn universele behoeften.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Ezek nem célok vagy vágyak, hanem egyetemesek.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.이것은 목표나 소망이 아닙니다. 이것은 전반적인들입니다.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Não são objetivos nem desejos, são universais.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Ora, questi non sono obiettivi o desideri, questi sono universali.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Te potrzeby nie są celami czy pragnieniami. Są uniwersalne.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Toto nejsou cíle nebo touhy, tyto jsou univerzální.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Toto nie sú ciele alebo túžby, tieto sú univerzálne.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Αυτά δεν είναι στόχοι ή επιθυμίες, είναι κοινά για όλους.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.Бо це -- не цілі чи прагнення, вони універсальні.
Şimdi, bunlar hedefler veya istekler değil, bunlar evrensel.みんな苦痛を避け
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Ajudava a definir objectivos e a acompanhar o progresso, e ajudava a motivar.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Dia dapat membantu Anda menetapkan tujuan dan melacak kemajuan Anda dan dia akan membantu memotivasi Anda.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Hij kan je helpen doelen te stellen en je voortgang bij te houden, en hij zal je motiveren.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Il pourrait vous aider à vous fixer des objectifs et suivre vos progrès, et il vous aiderait à vous motiver.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.목표를 설정하고, 그 과정을 추적하도록 도울 수 있으며, 여러분에게 동기를 부여할 것입니다.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Nó có thể giúp bạn đặt mục tiêu và theo dõi sự tiến bộ của bạn, và nó sẽ khuyến khích bạn.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Podía ayudar a fijar objetivos y hacer el seguimiento del progreso, y servía de motivación.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Pomaga ustanawiać cele i sprawdzać postęp, pomaga w motywacji.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Potrebbe aiutare per stabilire gli obiettivi e tenere traccia dei progressi e sarebbe utile per motivarci.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Te putea ajuta să-ţi stabileşti obiective şi să-ţi monitorizezi progresul, şi te putea motiva.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.To by vám pomohlo nastavit cíle a sledovat postup, a také pomoci vás motivovat.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Він допомаже вам поставити мету і слідкувати за вашими успіхами, і буде вас спонукати до роботи.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Може да ви помогне да поставите цели и да следите прогреса си, и ще ви помогне да сте мотивирани.
Size hedefler koymanızda ve ilerleyişinizi takip etmenizde yardımcı olabilir, sizi motive edebilirdi.Он может помочь вам ставить цели и следить за их достижением, он может помочь мотивировать вас.