En son örnek, iki gün önce Lagos'tan dönerken, aslında herşeyin çok iyi olduğu,הדוגמה העדכנית ביותר לקוחה מטיסה נהדרת מהעיר לאגוס (בניגריה) לפני יומיים, שבה
En son örnek, iki gün önce Lagos'tan dönerken, aslında herşeyin çok iyi olduğu,وأحدث مثال على ذلك هي الرحلة الرائعة من لاغوس قبل يومين، التي فيها
En son örnek, iki gün önce Lagos'tan dönerken, aslında herşeyin çok iyi olduğu,快適でしたが チャリティーに 関する機内放送があり
En son sorum hep aynıydı:A minha pergunta final era sempre a mesma.
En son sorum hep aynıydı:Az utolsó kérdésem mindig ugyanaz volt.
En son sorum hep aynıydı:Comunque, la mia domanda finale era sempre la stessa:
En son sorum hep aynıydı:En mijn laatste vraag was altijd dezelfde.
En son sorum hep aynıydı:In moje zadnje vprašanje je bilo vedno enako.
En son sorum hep aynıydı:그리고 제 마지막 질문은 항상 같죠.
En son sorum hep aynıydı:Má poslední otázka byla pokaždé stejná.
En son sorum hep aynıydı:Ma question finale est toujours la même.
En son sorum hep aynıydı:Moja posledná otázka bola vždy rovnaká.
En son sorum hep aynıydı:Och min avslutande fråga var alltid densamma.
En son sorum hep aynıydı:Ostatnie pytanie było zawsze takie samo.
En son sorum hep aynıydı:Şi ultima mea întrebare era întotdeauna aceeaşi:
En son sorum hep aynıydı:Und meine letzte Frage war immer dieselbe.
En son sorum hep aynıydı:Và câu hỏi cuối cùng của tôi lúc nào cũng như nhau.
En son sorum hep aynıydı:Y mi pregunta final, que siempre es la misma, es:
En son sorum hep aynıydı:Και η τελική μου ερώτηση ήταν πάντα η ίδια.
En son sorum hep aynıydı:І моє останнє питання було одне і те ж:.
En son sorum hep aynıydı:Последний вопрос всегда был один и тот же:
En son sorum hep aynıydı:Та, последният ми въпрос винаги беше същият.
En son sorum hep aynıydı:השאלה האחרונה שלי היתה תמיד זהה.
En son sorum hep aynıydı:وسؤالي الأخير كان دائماً واحد ،
En son sorum hep aynıydı:「相手のために死ねますか?」
En son sorum hep aynıydı:而我最後嗰個問題每次都係一樣
En sonunda 11. günde havalanabildik ve arka arkaya giden 2 helikopter beni buzulun köşesine bıraktı.드디어 11일째 아침에 모든 문제가 해결되어 - 헬리콥터 2대에 모든 장비를 실고 종렬비행으로 날아갔지요 -- 그리고는 유빙구역의 가장자리에 저를 내려놓고
En sonunda 11. günde havalanabildik ve arka arkaya giden 2 helikopter beni buzulun köşesine bıraktı.לבסוף, בבוקר היום ה11, קיבלנו אור ירוק, העמסנו את המסוקים- שני מסוקים טסים במבנה-- שהורידו אותי בקצה גוש הקרח.
En sonunda 11. günde havalanabildik ve arka arkaya giden 2 helikopter beni buzulun köşesine bıraktı.ヘリコプターに荷物を詰め込み-2機のヘリコプターを飛ばしました- 群集した氷の際に僕を降ろしました ヘリコプターがいる間に大急ぎで45分ほど
En sonunda bu iki matrisi çarpmış olduk. Şimdi bir ikinci örnek yapalım ilkinin hemen altına.Não, será --70, mais 60 que é 130 então -56 menos 10, então -66
En sonunda yapının genelinin ağırlığı aslında bina içerisindeki havadan daha hafif olduğunu hesapladık.그리고 우리가 수행했던 프로젝트의 말미에 건물 상부구조의 무게가 실제로 건물 내부의 공기 무게 보다도 가볍다는 것을 알아냈습니다.
En sonunda yapının genelinin ağırlığı aslında bina içerisindeki havadan daha hafif olduğunu hesapladık.Под конец этого проекта выяснилось, что вес надстроек меньше, чем вес воздуха внутри здания.
En sonunda yapının genelinin ağırlığı aslında bina içerisindeki havadan daha hafif olduğunu hesapladık.ובסוף המיזם חישבנו שהמשקל הכולל של מבנה-העל היה למעשה נמוך יותר ממשקל האוויר שהיה בתוכו.
En sonunda yapının genelinin ağırlığı aslında bina içerisindeki havadan daha hafif olduğunu hesapladık.وفي نهاية المشروع ..وجدنا .. ان وزن المنشأة الكلي كان في الحقيقة اقل من وزن الهواء الذي في داخلها
Enerji, yiyecek, barınak ve diğer teknolojilerinizi sağlamak için ihtiyacınız olan her şey.Zabezpečí vám všetko od energie, jedla, bývania a ďalších technológií.
Enformasyon biliminde bir deyiş vardır: Eninde sonunda herkes herşeyi bilecek.Ada satu pepatah dalam dunia ilmu informasi: pada akhirnya semua orang akan tahu segalanya.
En sonunda yapının genelinin ağırlığı aslında bina içerisindeki havadan daha hafif olduğunu hesapladık.上部構造自体の重さは その内部の空気よりも軽くなりました エデン・プロジェクトは生物学からのアイデアが
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Amit az Intézetben csináltak, annak minden lépését nyilvánosságra hozták.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.E ciò che fecero all'Institute fu pubblicato passo passo.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Ils publièrent chaque étape de leur avancée.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.그리고 그들은 그 연구소에서 모든 과정을 글로 남겼습니다.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Ponadto instytut publikował opis każdego etapu projektu.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Rapporten werden uitgegeven, zodat deze machine werd gekloond op 15 andere plaatsen in de wereld.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Şi ce mai făceau la Institut - publicau fiecare pas făcut.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Và tại Viện, họ đã xuất bản từng bước trong quá trình.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Y lo que hicieron en el Instituto fue publicar cada paso del camino.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Και αυτό που έκαναν στο Ινστιτούτο είναι να δημοσιεύουν κάθε βήμα της διαδικασίας.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.И что ещё они делали в Институте, так это публиковали каждый шаг.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.І що ще вони робили в Інституті, так це публікували кожен крок.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.Направили рапорт в Института за всяка стъпка по пътя.
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar..ובמכון הם פרסמו כל שלב ושלב
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.وكانوا في المعهد ينشرون كل خطواتهم
Enstitü'de attıkları her adımı yayınladılar.報告書が発行されて
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)A hangszer végül mindig hasonlít a modelljére.] (Zene)
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)Ein Instrument ähnelt am Ende immer dem Vorbild.]
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)El instrumento siempre termina por asemejarse a su modelo]. (Música)
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)Het instrument lijkt uiteindelijk <br />altijd op zijn proefmodel." (Muziek)
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)Inštrument je na koncu vedno podoben svojemu modelu. (Glasba)
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)Instrument zawsze przypomina swój wzorzec. (Muzyka)
Enstrüman sonunda her zaman modeline benziyor.] (Müzik)악기는 늘 그 모델을 닮아 가기 마련이지.] (음악)