Gömülü hazineyi arıyorduk.We were looking for buried treasure.
O, hazineyi çaldığını itiraf etti.He admitted that he had stolen the treasure.
Altın golemleri hazineyi korumak için kullanılan gardiyanlardır.Gold golems are guardians used to guard treasure.
Tom hazineyi gölün dibinde buldu.Tom found the treasure at the bottom of the lake.
Hazineyi nerede sakladığımı kimseye söylemeyeceğim.I'll never tell anyone where I've hidden the treasure.
Tom hazineyi nereye gömdüğünü hatırlayamıyor.Tom can't remember where he buried the treasure.
Hazineyi nereye gömdüğümüzü Tom'a söylememizin bir hata olduğunu düşündüm.I thought it was a mistake to tell Tom where we buried the treasure.
Hazineyi nereye gömdüğümüzü hiç kimsenin bulmasını istemiyorum.I don't want anyone to find where we buried the treasure.
Gömülü hazineyi nerede bulacağımı tam olarak biliyorum.I know exactly where to find the buried treasure.
Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım.Why should I share the treasure with you?
"Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım?" "Bir anlaşmamız olduğunu düşünmüştüm.""Why should I share the treasure with you?" "I thought we had an agreement."
Kimse o hazineyi bulmayacaktır.Nobody will find that treasure.
Sonunda, Tom bana hazineyi nereye gömdüğünü söyleyecek.Eventually, Tom will tell me where he buried the treasure.
Gömülü hazineyi hâlâ arıyor musun?Are you still hunting for buried treasure?
Biz hazineyi buraya gömmedik.We didn't bury the treasure here.
Burası Tom'un hazineyi gömmüş olduğunu söylediği yer.This is where Tom said he buried the treasure.
Hazineyi arıyoruz.We're looking for the treasure.
Hazineyi aramayı bırakıp eve döndü.He stopped looking for the treasure and went back home.
Ali Baba, kölesiyle oğlunu evlendirir ve hazineyi sır olarak tutar.Ali Baba gives his son to her in marriage and keeps the secret of the treasure.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.Maurice's predecessor and father-in-law, Tiberius II Constantine, emptied the treasury.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Tiberius secured the overall power of Rome and enriched its treasury.
Hazineyi bulamamışlardır.No treasure was found.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.His first priority was to replenish the treasury.
Hazineyi şatoda bulurlar.They met in the Castle.
Savunmaya geçin hemen ! Hazineyi geride tutun ! Peki !Stay alert and cautious Protect the treasure ! ok !
Hazineyi istiyoruz ! Zorla yada güzellikle ! seçim sizin !We want the treasure! kindly or hardly ! the choice is yours!
Çok konuşma ! hazineyi "Şeytan Sopa" çetesine teslim etmezsen, kim şenlenecek görürsün !Shut up ! give the treasure to "Devil Rod" Gang, otherwise you will regret
O hazineyi satmaya çalıştığınızda ortak pazarlar daha çok verim bekleyecek. - -And the public markets, when you try to sell that treasury, will then expect. a higher yield.
Sonra Peygamber o hazineyi başını kesen Mesleme'ye verdi. - Taberi, Cilt.Then the Messenger gave him to Maslamah, who beheaded him. -- Al-Tabari, Vol.
Hazineyi bulamamışlardır.Ein Schatz wurde aber nicht gefunden.
Sonra uzun olaylar olur fakat yine de o hazineyi bulmayı başarırlar.Manchmal haben sie Probleme, einen Schatz auf Anhieb zu finden, aber letzten Endes finden sie alles.
Hazineyi bulamamışlardır.Aucun trésor n'a été trouvé.
Hazineyi yükksek bir tepede ev olarak seçtiği mağarasına sürekli gidip gelerek taşımıştır.Il ne bouge presque jamais de l'arbre qu'il a choisi comme logement.
Fakat Barınkay hazineyi daha önce bulunduğunu açıklayıp heyacanının kursağında kalmasına neden olur.Mais son neveu est toujours vivant et sait où est caché le trésor.
Hazineyi al ve ona iyi bak.Toma el tesoro y cuídalo bien.
Hazineyi bulamamışlardır.Nunca nadie encontró el tesoro.
Tünel kazıp kaçmayı ve hazineyi bulmayı kurarlar.Decide perciò di evadere, scavando un tunnel.
Roma'nın tüm gücünü güvence altına aldı ve hazineyi zenginleştirdi.Egli consolidò il potere di Roma e assicurò la ricchezza e la prosperità dello Stato romano.
Hazineyi bulamamışlardır.Золото найдено не было.
Hazineyi şatoda bulurlar.لجر المنياه للقلعة.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.Sua primeira prioridade foi reabastecer o tesouro.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.O predecessor de Maurício e seu sogro, Tibério II, esvaziou o tesouro imperial.
Hazineyi bulamamışlardır.Er is geen schat gevonden.
Karanlık güçlerden önce değerli hazineyi bulmak için hazırlar.Het telium wordt net voor het afsterven van de waardplant gevormd.
Padişahlar, bu hazineyi istedikleri şekilde kullanıyorlardı.Deze troopleaders kunnen dat goud gebruiken naargelang zij dat willen.
Sonra uzun olaylar olur fakat yine de o hazineyi bulmayı başarırlar.Po drodze pokonują ogromne trudności, lecz w końcu odnajdują złoto.
Hazineyi bulamamışlardır.Ingen skatt hittades dock.
Yeraltındaki mağarada yaşar ve orada bulunan hazineyi korur.Живе всередині пагорба в очікуванні Хазяїна та охороняє скарби.
Padişahlar, bu hazineyi istedikleri şekilde kullanıyorlardı.Інші полонені лікували його там чим могли.
Trak eserleri pek çok lahit ve altın hazineyi içerir.Bilbo vejde do síní plných zlata a pokladů.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.Η πρώτη του προτεραιότητα ήταν να τροφοδοτήσει το ταμείο.
Hazineyi bulamamışlardır.Τελικά ο θησαυρός δε βρέθηκε.
Defineyi bulamayınca arkadaşları onu hazineyi kendi başına arasın diye adada bırakarak gitmişlerdir.Καθώς δεν τα κατάφερε, οι σύντροφοί του, τον τιμώρησαν εγκαταλείποντάς τον στο νησί.
Ali Baba, kölesiyle oğlunu evlendirir ve hazineyi sır olarak tutar.Ali Baba lar slavekvinnen gifte seg med sin sønn og beholder hemmeligheten om rikdommene.
Hazineyi zenginleştirmiş, Bulgar kabilelerinin işgal girişimlerini engellemiştir.Hun fylte på i skattekistene og avskrekket bulgarernes invasjonsforsøk.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.Pendahulu Maurice dan ayah mertua, Tiberius II Konstantinus, mengosongkan perbendaharaan.
Kafilenin amacı; eski krallıkları olan Erebor'daki hazineyi Ejder Smaug'tan geri almaktı.Ia menjadi pemimpin para dwarf yang berusaha merebut kembali Erebor dari Smaug sang naga.
Sonra uzun olaylar olur fakat yine de o hazineyi bulmayı başarırlar.Hàng chuỗi những tai nạn xảy ra sau đó, nhưng ông Bền vẫn cố đốn cây này.
Hazineyi bulamamışlardır.황금향을 발견하지 못하다.
Yeraltındaki mağarada yaşar ve orada bulunan hazineyi korur.היא שמורה היטב, ומגוננת על האוצרות שבתוכה.